Erişilebilirlik

Clinton Vakfı Tartışması


Barack Obama’nın New York Senatörü Hillary Clinton’u dışişleri bakanlığı görevine atayacağını açıklamasından sonra Clinton’un eşi, eski başkan Bill Clinton, kurduğu vakfa bağış yapanların listesini açıkladı.

Listenin açıklanmasıyla, bazı Ortadoğu ülkelerinin hükümetleriyle yabancı siyasetçilerin Clinton’un vakfına milyonlarca dolar bağış yaptığı ortaya çıktı. Eşinin vakfına yapılan bağışlar nedeniyle Dışişleri Bakanı olarak Hillary Clinton’ın bazı politikalarına kuşkuyla bakılacağını öne sürülüyor.

Kongre’nin onaylaması durumunda dışişleri bakanlığı koltuğuna oturacak olan Hillary Clinton, bu göreve, sadece Senato’da elde ettiği deneyimlerle değil, iki dönem başkanlık yapan Bill Clinton’un eşi olarak gelecek.

William J. Clinton Vakfı’nı kuran Başkan Clinton, son yıllarda başkanlık kütüphanesi ve insani yardım projeleri için birçok yabancı kişi ve hükümetten milyonlarca dolar tutarında bağış topladı. Ancak bu durum, sadece Bill Clinton’a özgü değil. George Washington Üniversitesi uluslararası ilişkiler profesörü Henry Nau, eski başkan baba George Bush’un da benzer işler yaptığını söylüyor: "Bush da başkanlık kütüphanesi kurdu. Başkanlık koltuğunu bıraktıktan sonraki faaliyetleri için birçok kişiden bağış topladı. Sonra da oğlu başkan oldu. O zamanlar baba Bush’un vakfına kimin ne kadar bağış yaptığı konusunda kaygılananlar olduğunu hatırlamıyorum. Kimse, babaya yapılan bağışların oğlunun vereceği kararlara gölge düşüreceğini söylemedi."

Ancak Cato Enstitüsü uzmanı John Sample, baba Bush ve Başkan Clinton’u birbirinden ayıran noktanın, algılanış biçimleri olduğunu söylüyor: "Bill Clinton, hem Amerika’da, hem de ülke dışında ahlaki açıdan tartışmalar yaratmış bir başkandı."

Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın Clinton Vakfı’na yaklaşık 25 milyon dolar bağışta bulunduğu sanılıyor. Kuveyt, Katar, Umman, Norveç, Avustralya ve Burunei hükümetlerinin de büyük bağışlar yaptığı biliniyor. Henry Nau’ya göre bağışlar, “nüfuz satın alma” amaçlı görünmüyor: "Bence iyi niyetle bağış yapıyorlar. Bu ülkeler, küresel sistemin, küresel toplumun birer parçaları. Amerika’yla da özel bağları olduğu bir gerçek."

Ancak Obama’nın ekibi, Bill Clinton’un eşinin dışişleri bakanlığı üzerinde etkisiyle ilgili kuşkuları ortadan kaldırmak amacıyla 12 Aralık’ta Clinton Vakfı’yla bir anlaşma yaptı. Anlaşma uyarınca, Clinton Vakfı, geçmişte para bağışında bulunanların isimlerini açıklayacak, her yıl da yeni bağışta bulunanların listesini sunacak. Vakıf, Dışişleri Bakanlığı’nın etikten sorumlu yetkililerin, tüm bağışları incelemesine izin verecek. Vakfa bağlı olan ve başka ülkelerde insani yardım faaliyetlerinde bulunan Clinton Küresel Girişim Programı, yabancı hükümetlerden bağış kabul edemeyecek ve vakıftan ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olacak. John Samples’a göre, bu anlaşma, hem Obama, hem Hillary Clinton hem de Clinton Vakfı için son derece önemli: "Bağış yapanların açıklanması ve bu konuda Dışişleri Bakanlığı’nın bilgisi olması, bakanlık koltuğunda oturan Hillary Clinton ve Beyaz Saray’ın, Bill Clinton’un nasıl işlerle meşgul olduğunu bilmesini sağlayacak."

Bazı gözlemciler, Obama’yla Clinton Vakfı arasındaki anlaşmanın, bağış yapanların Dışişleri Bakanı’nı etkileyebilecekleri kaygısını azaltacağını söylüyor. Henry Nau, Kuveyt örneğini veriyor: "Bağış yapanların açıklanması, bu kişi ya da ülkelerin bakanlık üzerinde daha az etkili olacağı anlamına gelebilir. Hillary Clinton bakan olarak bu ülkelerle ilgilenirken herkes bu ülkelerin bağış yapıp yapmadığını bilecek. Medya da işini iyi yapmalı ve kamuoyuna bu bağışları hatırlatmalı. Örneğin Bakan Clinton, Kuveyt hükümetini etkileyecek bir adım atarsa, Kuveyt’in vakıfla ilişkisinin bilinmesi yararlı olacaktır."

Nau ayrıca her zaman tartışma çıkarmak için tetikte bekleyen medyanın Hillary Clinton’un bakan olarak atacağı adımları çok dikkatli izleyeceğini, gerekli soruları gündeme getireceğini söylüyor.

XS
SM
MD
LG