Erişilebilirlik

12 Kasım Amerikan Basınından Özetler


New York Times Türkiye’nin, İran ile Amerika arasında arabuluculuğa soyunduğunu yazıyor. Sabrina Tavernise imzalı haberde, Başbakan Erdoğan’ın, “Obama’nın seçilmesi yeni bir fırsat yarattı” değerlendirmesine yer veriliyor:

“Türkiye, İran konusunda Batılı müttefiklerinin tutumunu destekliyor ancak yaptırımların İran’daki reformcuları zayıflattığını savunuyor. Enerji konusunda Rusya’ya en büyük alternatif oluşturan İran’ın ekonomik ve siyasi olarak tecrit edilmesinden endişe ediyor. Ayrıca, sınırlarında yeni bir çatışma daha istemiyor. NATO üyesi olan ve geçen ay Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne seçilen Türkiye, İsrail ile Suriye arasında da görüşmelerin başlamasını sağlamıştı. Başbakan Erdoğan, Obama’nın başkan seçilmesiyle Amerika’nın yeniden dünyanın güvenini sağlayabileceğini ve kaybettiği itibarını kazanabileceğini söylüyor. Erdoğan, Obama’ya bir de tavsiyede bulunuyor: dik dur ama kavgacı olma!”

Washington Times Obama’ya dış politikada, özellikle de Rusya ile ilişkilerde, nazik ancak kararlı bir tavır izlemesi tavsiyesinde bulunuyor. Gazete, bu yaklaşımı, “kadife kaplı demir yumruk” siyaseti olarak tanımlıyor:

“Medvedev, Amerika’nın Çek Cumhuriyeti ve Polonya’ya füze savunma sistemi yerleştirmesine karşılık, Kaliningrad’a füze yerleştireceklerini söyleyerek cevap verdi. Moskova, alışılmış bir taktiği kullanarak, kendi saldırganlığını, savunma amaçlıymış gibi göstermeye çalışıyor. Rusya, bir yandan da komşuları üzerindeki nüfuzunu artırıyor. Obama, bir an önce dış politikadaki kadrosunu açıklamalı ve bölgeye ilişkin politikasını netleştirmelidir. Daha önce Amerika’nın Rusya’ya karşı sekiz yıldır tepkisel davrandığını söyleyen Obama, artık inisiyatifi ele alma zamanının geldiğini vurgulamıştı. Obama’nın bu sözlerini hayata geçirmesi gerekiyor.”

Los Angeles Times Latin kökenlilerin seçimde Obama’ya büyük destek verdiğini kaydediyor. Gazete, bu desteğe karşılık, Obama’nın da göçmenlerin sorunlarını çözmek için bazı adımlar atması gerektiğini belirtiyor.

“Obama iktidarının ilk yılında göçmenlik reformunu geçirme sözü vermiş olsa da, bu konu siyasi öncelikleri arasında yer almıyor. Ancak yine de, Latin kökenlileri önemsediğini gösteren bazı jestler yapabilir. Örneğin, içişleri bakanlığının kaçak göçmenlere karşı düzenlediği fabrika baskınlarını durdurabilir. Kaçak lise öğrencilerine üniversiteye gitmeleri veya orduya yazılmaları durumunda, sürekli oturma izni sağlayacak yasal düzenlemenin kabul edilmesi için çaba harcayabilir. Obama, değişim için kendisine oy veren göçmenlerin, değişim umutlarını canlı tutacak adımlar atmalıdır.”

Boston Globe Çin’in iç talebi canlandırmak için 856 milyar dolarlık teşvik planı hazırlamasını önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor. Gazete, bu planın küresel krizin aşılmasında önemli bir rol oynayacağını vurguluyor.

“Pekin’in kamu harcamalarını artırma ve faiz oranlarını düşürme planı, Çin için olduğu gibi diğer ülkeler için de bir teşvik olacaktır. Ancak Çinli liderlerin enflasyon kaygısını bir kenara bırakarak büyümeye önem vermesinin tek nedeni ekonomik değil. Olayın siyasi boyutu da var. Çin, her yıl şehirlere göç eden 20 milyon köylüye istihdam sağlayabilmek için çift haneli büyüme oranlarını sürdürmek zorunda. Komünist yetkililer, sadece dünyanın diğer ülkeleriyle dayanışma içinde olmak için değil, aynı zamanda kendi koltuklarını da korumak için ekonomiyi canlandırmanın bir yolunu bulmak durumunda. İşte bu noktada, Çin’in çıkarları ile dünyanın çıkarları çakışıyor."

XS
SM
MD
LG