Erişilebilirlik

4 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


New York Times Irak'ta Kürtler'in Kerkük'ü bölgesel yönetime katma konusundaki ısrarının şiddet olaylarını daha da artıracağı uyarısında bulunuyor. Gazete, Kerkük'teki bütün etnik unsurların bir arada yaşayabileceği bir çözüm bulunması gerektiğini savunuyor:

Yarı özerk Kürdistan bölgesini yöneten Kürtler'in, kendi tarihi başkentleri olarak gördükleri ama Araplar'la Türkmenler'in de yaşadığı Kerkük'ü tek yanlı olarak ilhak etmesine izin verilmemelidir. Irak anayasasında Kerkük'ün geleceğiyle ilgili bir referandum yapılması öngörülmüştü, ancak bütün grupların katılımı sağlanmadan kalıcı bir çözüm bulunması mümkün değildir. Kendilerine çok güvenen Kürtler ve onları destekleyen Amerikalılar şimdiye kadar uzlaşma için ciddi bir çaba harcamadı. Eğer Iraklı liderler sorunu çözemezse, Kerkük ve civarının tıpkı Balkan savaşlarında Brçko'da olduğu gibi Birleşmiş Milletler denetimine verilmesi bir çözüm olabilir. Kerkük'ün geleceği kanla çizilmemelidir.

Washington Post Çin hükümetinin Pekin Olimpiyatları nedeniyle polis devleti anlayışını hayata geçirdiğini öne sürüyor. Gazete, Batılı ülkelerin de bu gelişmeye sessiz kaldığını vurguluyor:

Başkan Bush, bir sporsever olarak olimpiyatlara katılacağı konusunda aylar süren ısrarının ardından geçen hafta Çinli insan hakları savunucularını Beyaz Saray'a davet etti. Ancak Bush bu davetin hemen ardından devlet denetimindeki Çin medyasına bir röportaj vererek Çin devlet başkanına övgüler yağdırdı ve "Çin'in gelişmesini destekliyorum" dedi. Başkan Bush'un gerçekten de devlet sansürü uygulayan, barışçıl muhalifleri hapseden, dini ve etnik azınlıkları temel haklardan mahrum bırakan yeni bir küresel güce hiçbir itirazı yok mu? Eğer bir itirazı varsa, Pekin'e gittiğinde bunu hem Çin halkına hem de bütün dünyaya açıkça ilan etmelidir.

Christian Science Monitor 7 yıl süren Doha müzakerelerinin başarısız olmasının ardından, Amerika'nın küresel liderliğinin de tehlikeye girdiği düşüncesinde. Gazete, önümüzdeki dönemde küresel ticaret düzenlemesi yerine, bölgesel ve ikili anlaşmaların öne çıkacağını belirtiyor:

Dünya, nükleer silahlanma, küresel ısınma ve insan hakları gibi birçok konuda milliyetçi kamplara bölünüyor. Eski küresel anlaşmalar hala geçerliliğini koruyor ancak Doha görüşmelerinin çökmesi, Amerika'nın 20. yüzyılın ikinci yarısında bütün dünya ortak hedeflere, değerlere ve sorumluluklara yönlendirmeye çalıştığı dönemin de sona ermesi anlamına gelebilir. Şimdi, Amerika'nın özgürlüklere saygı duymayan ülkeleri dışlayarak serbest ticaret ve demokrasiye bağlı ülkelerle yeni bir saflaşma yaratma zamanıdır. Rusya ve Çin gibi ülkeleri bu gruplaşmanın dışında bırakmanın riskleri de var. Ancak Doha görüşmelerini yeniden başlatmak mümkün olmazsa, Amerika'nın, evrensel, ancak daha az küresel nitelik taşıyan yeni bir tür liderliğe soyunması gerekebilir.

Boston Globe İsrail'in başbakan Ehud Olmert'in istifa kararının ardından bir geçiş dönemine girdiği görüşüne yer veriyor. Gazetenin yazarlarından James Caroll'ın imzasını taşıyan makalede, bu sürecin İsrail-Filistin barışı için önemli bir fırsat yaratabileceği de vurgulanıyor:

Geçiş sürecinde yükselen umutlar siyasi gelişmeleri belirleyebilir. Siyasi liderler zayıf bile olsalar, halkın iradesi onlara güç verir. İsrail, terörü bitirmek, güvenliğini artırmak ve komşularıyla ilişkilerini geliştirmek istiyor. Filistinliler işgali sona erdirmek, ekonomik durumlarını düzeltmek ve kökü tarihe dayalı onurlarını yeniden kazanmak istiyor. Bu arada Amerika da, sebep olduğu hataları düzeltmeyi amaçlamalıdır. Kudüs, Ramallah ve Washington'daki liderler, bütün bu amaçlara barışla ulaşılabileceğini artık görmelidir.

XS
SM
MD
LG