Erişilebilirlik

22 Temmuz Amerikan Basınından Özetler


Washington Times gazetesinde, Amerika’yı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan ambargoyu kaldırmaya çağıran bir makale dikkat çekiyor. Bruce Fein imzalı makalede, Kıbrıslı Rumların uluslararası alandaki üstünlükleri nedeniyle, adadaki Türklerle eşit statüyü bir türlü kabullenmediği vurgulanıyor.

Dünya liderlerinin aksi yöndeki beklentisine rağmen Kıbrıslı Rumlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan ambargo nedeniyle zamanın kendi lehlerine çalıştığını düşündüler ve Annan planını reddettiler. Amerika, dışişleri bakanlığının Kıbrıslı Türklerin adil ve eşit koşullarda bir birleşme için iyi niyetle çaba harcadıkları yönünde görüş belirtmesi koşuluyla ulaşım, telekomünikasyon, ticaret ve spor alanlarında KKTC ile ilişki kurarak, Rumların bu düşüncesini tersine çevirebilir. Bu şekilde, Rum lider Hristofyas’ın eşit ortaklık temelinde kurulacak tek bir Kıbrıs devleti düşüncesini kendi vatandaşlarına kabul ettirmesinin yolu açılacaktır.

USA Today Demokrat aday Barack Obama ile Cumhuriyetçi aday John McCain’in Irak’la ilgili görüşlerini seçmenlere anlatırken aralarındaki görüş ayrılıklarını öne çıkarttıklarını yazıyor. Ancak gazete, Irak’taki gelişmelerin iki adayın Irak politikasını birbirine yaklaştırdığını kaydediyor.

Şiddet eylemleri, Obama’nın karşı çıktığı Irak’taki asker sayısının artırılması politikası sayesinde, ciddi ölçüde azaldı. Bu sayede, sağlanan ilerlemeye bağlı olarak bir çekilme takvimi belirlenmesi düşüncesi, artık herkes tarafından kabul görür hale geldi. Başkan Bush, Amerikan askerlerinin çekilme zamanının artık ufukta göründüğünü söyledi. McCain, iki yıl içinde Irak’taki Amerikan askerlerinin büyük bir kısmının çekileceğini, çünkü artık savaşın kazanılmakta olduğunu belirtti. Bu da, Obama’nın savunduğu düşüncelere çok yakın. Dolayısıyla adaylar, birbirlerinin Irak politikasını suçlarken, yaşanan gerçekler, iki adayın görüşlerini birbirine daha da yakınlaştırıyor.

New York Times Çin’in Pekin Olimpiyatları öncesinde insan haklarını ve şeffaflığı artırma vaadini yerine getirmediğini ve uluslararası toplumun buna seyirci kaldığını yazıyor. Yapılan yorumda, Çin hükümetinin muhaliflere yönelik baskısını artırmasında bu sessizliğin önemli bir rol oynadığı görüşüne yer veriliyor.

Olimpiyat oyunlarına sponsor olan firmalar, yaşananları görmezden gelmeyi tercih etti. Aralarında Başkan Bush’un da bulunduğu birçok dünya lideri, gelişmelere sessiz kaldı. Olimpiyat ruhunun koruyucusu olması gereken Olimpiyat Komitesi ise, her seferinde Çin’in isteklerine boyun eğerek eleştirilmeyi en fazla hak eden kurum oldu. Çin hükümetinin bütün tehditlerine rağmen, insan hakları savunucuları, Pekin’in baskı politikasını protesto etmeye çalışacak. Çin hükümeti, bu olaylar karşısında takınacağı tavrın bütün dünya tarafından izleneceğini aklından çıkarmamalıdır.

Washington Post Mısır’da Hüsnü Mübarek karşısında devlet başkanlığına aday olan Ayman Nur’un sahtekarlık suçlamasıyla cezaevinde yattığını hatırlatıyor. Gazete, Nur’un hala cezaevinde olmasını, Bush’un “demokrasi ve özgürlük” söylemine bir meydan okuma olarak yorumluyor.

Başkan Bush, son iki yılda özgürlük söyleminden geri adım attı ve Dışişleri Bakanlığı, yeniden Hüsnü Mübarek gibi diktatörlere taviz verme politikasına geri döndü. . Hüsnü Mübarek’in bu tavrına karşılık Amerika’nın elinde, Mısır’a yaptığı yardım gibi çok önemli bir koz var. Eğer Ayman Nur, bu hafta ilan edilecek af kapsamında serbest bırakılmazsa, Bush bu kozu kullanma konusunda ahlaki bir yükümlülük hissetmelidir.

XS
SM
MD
LG