Erişilebilirlik

21 Temmuz Amerikan Basınından Özetler


Christian Science Monitor Afganistan’daki Taliban tehdidini ortadan kaldırmakta, Pakistan’ın kilit bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Gazete, bu nedenle Amerika’nın Pakistan’a yapacağı kalkınma yardımının üç katına çıkartılması önerisini, destekliyor.

"Beyaz Saray’ın da desteklediği bu yardım paketi, terör tehdidini azaltmanın yollarından sadece biri olarak görülmelidir. Pakistan’daki hükümet sorununun çözülmesi, Afganistan, Pakistan ve Hindistan arasında güvenin sağlanması, Pakistan güvenlik güçlerinin teröre karşı daha etkin hale getirilmesi de çözüm bekleyen diğer sorunlar olarak sıralanabilir. Amerika, Pakistan konusunda ciddi bir çaba harcıyor. Pakistan’ın yeni başbakanı Yusuf Rıza Gilani, gelecek hafta başkan Bush’la yapacağı görüşmede, bu çabanın farkına varmalı ve kendisinin de terör tehdidini ciddiye aldığını göstermelidir."

Boston Globe, Bush yönetiminin yaklaşık 30 yıl aradan sonra İran’da bir diplomatik misyon açma düşüncesini, Tahran’la ilişkilerin düzeltilmesi çabasında önemli bir adım olarak yorumluyor. Gazete, açılacak bu misyonun, Amerika ile İran halkı arasında doğrudan temas kurmaya yarayacağını da belirtiyor.

"Tahran’da Amerikalı diplomat bulunmaması, Washington’un bu ülkeye karşı izlediği politikaya da zarar veriyor. Dışişleri bakanlığı, İran konusunda bilgi sahibi ve Farsça konuşabilen yeterli sayıda diplomata sahip değil. Washington, İran’ın karmaşık siyasi gelişmeleri konusunda bilgi almak konusunda İngiltere’ye ve diğer müttefiklerine bağımlı durumda. Dışişleri Bakanlığı, İranlı siyasetçilerle, öğrencilerle, gazetecilerle ve muhaliflerle kendi mensupları aracılığıyla ilişki kurmalıdır. Tahran’da bir Amerikan misyonu açılması, İran’la sorunların çözülmesine yetmez, ama daha iyi bir geleceğin kapısını aralar."

New York Times Rusya, Çin ve Güney Afrika’yı, Zimbabve’deki Mugabe yönetimini korumakla suçluyor. Gazete, Mugabe yönetimi ile muhalifler arasında yapılacak görüşmelerden bir uzlaşma çıkması için uluslararası toplumun baskıyı sürdürmesi gerektiğini savunuyor.

"Bundan otuz yıl önce, Zimbabve’de çoğunluğa dayalı bir yönetim kurulması ve siyasi terörün sona ermesi konusunda bütün dünya harekete geçmişti. Rusya, Çin ve o dönem yasa dışı olan Afrika Ulusal Kongresi bu mücadelede önemli bir rol oynamıştı. Şimdi Mugabe, kendisini iktidara taşıyan çoğunluğa dayalı yönetim anlayışını yıkarken ve ömür boyu diktatörlük kurmak için siyasi teröre başvururken, bu aktörler nerede? Eğer şu andaki tavırlarıyla Zimbabve halkına ihanet ettiklerinin farkında değillerse Bush yönetimi ve uluslararası topluluk, onlara bunu hatırlatmalıdır."

Washington Post dini kuruluşların devlet yardımıyla verdikleri hizmetler kapsamında, çalıştırdıkları personel arasında dini ayrımcılık yapıp-yapamayacaklarını tartışıyor. Gazete, Demokrat aday Barack Obama’nın bu konudaki tavrını destekliyor.

"Aslında bu konu, pratikte büyük bir sorun oluşturmuyor. İlgili dini grubun düşüncelerini paylaşmayan birçok kişi zaten onlarla çalışmak istemiyor. Yıllardır devlet desteği alan dini gruplar ise, çalıştırdıkları insanlar konusunda bir ayrım yapmıyor. Devlet desteği almayan dini gruplar ise, istedikleri insanları çalıştırmakta zaten serbestler. Obama, bazı toplumsal hizmetlerin verilmesinde dini grupları kullanmak istemekte haklı. Aynı şekilde, devlet kaynaklarının ayrımcılıkta kullanılmasını önlemek istemekte de haklı. Obama, hassas bir konuda, dengeli bir tavır izliyor."

XS
SM
MD
LG