Erişilebilirlik

24 Haziran Amerikan Basınından Özetler


Washington Post Zimbabve’de muhalefet lideri Morgan Tsvangiari’nin seçimden çekilmesi ve Hollanda büyükelçiliğine sığınmasıyla Robert Mugabe’nin iktidarını sürdürmesine olanak tanıdığı görüşünde. Gazete, Mugabe’yi sadece uluslararası toplumun ve Zimbabve’nin komşularının önleyebileceği yorumunda bulunuyor:

“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Zimbabve’de muhalefete yönelik şiddet eylemlerinin 27 Haziran’da adil ve tarafsız bir seçim yapılmasını imkansız hale getirdiğini belirten bir kararı kabul etti. Güney Afrika Cumhurbaşkanı Thabo Mbeki, Kenya’da bu yıl yapılan seçimden sonra hayata geçirilen türden bir koalisyon hükümeti kurulması formülü üzerinde duruyor. Ancak Zimbabve’de Mugabe görevden ayrılmadıkça, siyasi barış ve ekonomik düzelmeden bahsetmek mümkün değil. Bu gerçek Amerika’nın izleyeceği politikanın temelini de oluşturmalıdır.”

New York Times da Robert Mugabe’nin muhalefete karşı aylardır izlediği baskı ve sindirme politikasının sonucunu aldığını ve Cuma günü yapılacak seçimleri şimdiden kazandığını yazıyor. Gazete, uluslararası topluma seçimlerin ertelenmesi için devreye girme çağrısında bulunuyor:

“Korkarız ki Zimbabve’yi kurtarmak sadece sözle, bir takım kararların alınmasıyla mümkün olmayacak. Uluslararası topluluk Mugabe’nin generallerine ve suç ortaklarına karşı ciddi cezaları gündemine almalıdır. Mugabe, bu kişilerin sadakatini toprak dağıtarak ve kamu kaynaklarından pay vererek satın aldı. Bu kişilerin kendi çıkarlarını yeniden düşünmesinin tek yolu yabancı bankalardaki hesaplarının dondurulması ve vize verilmemesi gibi kişisel cezalardır. Amerika, Avrupa Birliği ve Afrika ülkeleri, ikinci tur seçimlerin ertelenmemesi durumunda, Mugabe’yi ve hükümetini tanımayacaklarını, ellerindeki her türlü imkanı kullanarak tecrit ve cezalandırmaya gideceklerini açıkça ortaya koymalıdırlar.”

USA Today hem Demokrat Parti adayı Barack Obama’nın hem de Cumhuriyetçi Parti adayı John McCain’in seçim kampanyası sırasında lobilerin etkinliğini azaltacak bir dizi önlem aldığını hatırlatıyor. Ancak gazete, bütün lobi gruplarını aynı kefeye koymanın yanlış olduğunu vurguluyor ve alınan önlemlerin daha çok göstermelik olduğunu savunuyor:

“Bütün lobiciler veya Washington’daki nüfuzlu kişiler şeytan değildir. Elbette bazıları tamamen kendi çıkarlarıyla hareket ediyorlar ancak bazıları da ülkeyi ilgilendiren meselelerde çözüm üretmeye çalışıyorlar. Adaylara düşen şey bunlar arasında ayrım yapmaktır, hepsini aynı kefeye koymak değil. Washington’da özel çıkarların etkisi tartışılmaz ve bunu ortadan kaldırmanın yolu, seçim kampanyalarında kamu yardımının kullanılmasıdır. Ancak bu sağlanıncaya kadar, bütün lobicilerden bağış alınmasına karşı çıkmak, temiz siyaset yapmaktan çok görüntüyü kurtarmakla ilgilidir.”

Boston Globe, Exxon, Mobil, Shell, BP ve Chevron gibi büyük petrol firmalarının Irak’la anlaşmaya vardığını belirterek, Irak savaşının bu şirketlere yaradığı yorumunda bulunuyor. Derrick Jackson imzalı makalede savaşın maliyetinin Amerikan vatandaşlarına yüklendiği ancak bu süreçte bir çok firmanın köşeyi döndüğü kaydediliyor:

“Amerikan askerleri barışı korumak için canlarını tehlikeye atarken ve Iraklılar işgalin yıkımından kurtulmaya çalışırken, bu inanılmaz yağmaya kim dur diyecek? Bunun cevabı net değil. Demokrat aday Barack Obama petrol şirketlerine karşı sesini daha fazla yükseltiyor ve Cumhuriyetçi aday John McCain büyük petrol şirketlerinden daha fazla bağış toplamış durumda. Ancak Obama’nın bu şirketlerden aldığı bağışın miktarı da izleyeceği politikalar konusunda soru işaretleri doğuracak kadar çok. Büyük petrol şirketlerinin derdinin para kazanmak olduğunu biliyoruz. Irak’la ilgilenmelerinin nedeni halkın çıkarlarını korumak değil.”

XS
SM
MD
LG