Erişilebilirlik

Babacan Washington'da


Dışişleri Bakanı Ali Babacan Washington’daki temaslarına başladı. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’la yarın görüşmesi beklenen Babacan, dün, Washington’un düşünce kuruluşlarından Atlantik Konseyi’nde bir konuşma yaptı. Türkiye’nin uluslararası alanda başlattığı girişimlere dikkati çeken Babacan, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini “yüzyılın” projesi olarak niteledi, ancak üyelik için daha atılması gereken adımların olduğunu söyledi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Amerika’nın ve Türkiye’nin dış politika önceliklerinin büyük ölçüde uyuştuğunu; bazı konularda yaklaşım farkı olabileceğini; ancak uluslararası alanda ortak hedefleri paylaştıklarını söyledi.

Atlantik Konseyi’nde konuşan Babacan, Türkiye’nin uluslararası arenada daha faal bir ülke haline geldiğini söyledi ve Türkiye’nin Ortadoğu barışına yaptığı katkıyı buna örnek gösterdi. Suriye ve İsrail arasındaki barış görüşmelerinin Türkiye’nin arabuluculuğuyla, dolaylı olarak yapıldığını; ilerleme sağlandığı takdirde de doğrudan görüşmelere başlanacağını söyleyen Babacan, “beklentileri çok yükseltmek istemiyorum; ancak umut var” dedi. Babacan, hem israil hem de Arap ülkeleriyle iyi ilişkilere sahip olan Türkiye’nin İsrail – Filistin barış sürecine de destek verdiğini kaydetti.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın Başkan Yardımcısı Dick Cheney’le yapacağı görüşmede İran konusunun gündeme gelmesi bekleniyor.

Babacan, Türkiye’nin bölgede nükleer silahların yayılmasına karşı olduğunu vurguladı. Türkiye’nin enerji güvenliği açısından kilit konumda bir ülke olduğunu söyleyen Babacan, doğu – batı enerji koridoru dahilinde Türkiye’nin desteklediği enerji projeleri hakkında bilgi verdi.

Yüzyılın Projesi

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Atlantik Konseyi’nde yaptığı konuşmada Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini “yüzyılın projesi” olarak niteledi. Avrupa Birliği üyelik müzakerelerinin ucu açık olduğunu kaydeden Babacan, üyelikten ziyade sürecin önemine işaret etti.

Bir gazetecinin sorusu üzerine Babacan’ın Brüksel’de “Türkiye’deki Müslüman çoğunluk da dini özgürlükler açısından sorunlar yaşıyor” şeklindeki ifadesi gündeme geldi. Babacan, Türkiye’nin temel özgürlükler alanında yaptığı siyasi reformlara dikkati çekti, ancak daha yapılması gereken çok şey olduğunu söyledi. “Biz mükemmel değiliz” diyen Babacan, “sorunları konuşmamız gerekir, konuşmazsak çözüm üretemeyiz” dedi.

Babacan, hiç kimse Türkiye’nin Kopenhag Kriterlerini tam olarak tatmin ettiğini söyleyemez” dedi.

Babacan, Türkiye’nin laik demokratik bir hukuk devleti olduğunu; ve demokratik devletler topluluğunun önemli bir üyesi olduğunu söyledi.

‘Anayasa Mahkemesinin Kararı Son Karardır’

Atlantik Konseyi’ndeki toplantıda, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılması istemiyle açılan dava da bir soru üzerine gündeme geldi. Babacan, Anayasa Mahkemesi’nin kararının ‘son karar’ olacağını ve buna uyulması gerektiğini kaydetti.

Son karara uyulması gerekir diyen Babacan, iktidar partisi olarak hukuki, uluslararası destek ve halk tarafından verilen meşruiyetle hareket edeceklerini söyledi.

Türkiye’nin büyük bir değişimden geçtiğini söyleyen Babacan, bu tür değişim dönemlerine muhakkak direnlerin olacağını söyledi.

Babacan, laikliği, dinle devlet işlerinin ayrılması; devletin bütün dinlere ve dini gruplara eşit mesafede olması; devlet üzerinde herhangi bir dini idare olmaması ve devletin de vatandaşların günlük ibadetlerine müdahale etmemesi olarak tanımladı. Babacan, Türkiye’nin laik ve demokratik değerlerini benimsediklerini söyledi.

XS
SM
MD
LG