Erişilebilirlik

29 Mayıs Amerikan Basınından Özetler


New York Times gazetesi eski Beyaz Saray sözcüsü Scott McClellan’ın anılarını içeren ve Pazartesi günü piyasaya çıkacak olan kitabın, geç kalmış bir itiraflar dizisi olduğu görüşünde. Gazete, kitabın Bush yönetiminin başta Irak Savaşı olmak üzere bir çok konuda halkı nasıl yanlış yönlendirdiğinin anlaşılması açısından önemli bilgiler içerdiğini yazıyor:

Yazarının kişisel amaçları bir yana, kitap iyi bir amaca da hizmet ediyor. Bush, Cheney ve diğerlerinin Irak savaşını Amerikan halkına kabul ettirebilmek için halkı ne ölçüde yanılttığını hala bilmediğimizi bir kez daha hatırlatıyor. Senato İstihbarat Komisyonu’nun yıllar önce yetkililerin ellerindeki bilgilerle Irak hakkındaki açıklamalarını kıyaslayarak bu konuyu açığa çıkarmış olması gerekiyordu. Komisyon’un eski başkanı Cumhuriyetçi Pat Roberts, bu raporun tamamlanmaması için elinden geleni yaptı. Demokrat Partili yeni başkan John Rockefeller’ın raporu bu hafta açıklaması bekleniyor. Raporla Scott McClellan’ın anlattıklarının ne kadar uyumlu olduğunu görmeyi merakla bekliyoruz.

Boston Globe Cumhuriyetçi başkan adayı John McCain’in nükleer silahlanmanın önlenmesi konusundaki son açıklamasının Başkan Bush’un politikalarıyla taban tabana zıt olduğunu belirtiyor. Gazete, bunu olumlu bir gelişme olarak yorumluyor:

McCain büyük bir hata yaptı ve uzun menzilli nükleer füzelere karşı ne Amerika’yı ne de müttefiklerini koruyabilecek olan füze savunma sistemine destek verdi. Ama McCain diğer konularda akıllıca davranarak, kamuoyu desteği yüzde 30’a kadar düşmüş olan Cumhuriyetçi başkan Bsuh’tan farklı bir tavır sergileme ihtiyacı duydu. Eğer bu seçim kampanyası, Bush’un Amerika’ya verdiği zararları en iyi kimin giderebileceği konusundaki bir yarışa dönüşürse, bundan bütün ülke kazançlı çıkacaktır.

Washington Times Tayvan ve Çin’in ilk kez devlet başkanları düzeyinde temas kurduğuna dikkat çekiyor ve bu yakınlaşmayı bölgedeki gerginliği azaltacak bir gelime olarak yorumluyor. Ancak gazete, Washington’un bazı kaygıları olduğunu da şu sözlerle ifade ediyor:

Amerika, gerginliğin azalmasından memnun olsa da Tayvan’ın Çin’in yörüngesine girmesinden korkuyor. Washington statükoyu korumak istiyor. Yani hem Tayvan’daki demokrasinin güvence altına alınmasını, hem Çin’in Tayvan üzerindeki emellerinin tanınmamasını hem de Çin’le ilişkilerinin sürmesini istiyor. Bütün bunların başarılabilmesi için, Amerika’nın Tayvan’a yönelik ekonomik, siyasi ve stratejik desteğini sürdürmesi gerekiyor.

Christian Science Monitor Fransa’da Nicholas Sarkozy’nin iktidara gelmesinin ardından Washington ile Paris arasında sıcak rüzgarlar esmeye başladığını yazıyor. Gazete, bu yakınlaşmanın NATO’yu daha da güçlendireceğini ve ittifakın Afganistan’daki misyonuna güç katacağını yazıyor:

Amerika, teröre karşı savaşta güçlü bir Avrupalı müttefike daha ihtiyaç duyuyor. Fransa ise hem Avrupa Birliği’nin savunma yapısını güçlendirmek, hem de NATO’nun ortak komuta yapısı içine dönmek istiyor. Fransa’nın Temmuz ayında Avrupa Birliği dönem başkanlığını üstlenecek olması, Amerikalı yetkililerde Avrupa Birliği ile NATO arasında bir çelişki yaşanmayacağı umudunu artırıyor. Bir çok uzman, Fransa ile Amerika arasındaki ilişkilerin gelişmesinin Amerika ile Avrupa arasındaki stratejik ilişkinin gelişmesine de olumlu katkıda bulunacağını düşünüyor:



XS
SM
MD
LG