Erişilebilirlik

Erdoğan'dan Geri Dönüş Yok


Başbakan Tayyip Erdoğan, üniversitelerdeki türban yasağının kaldırılmasını istemeyen Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) ile Barolar Birliği’ne sert çıktı. ÜAK ile Barolar Birliği’nin tüm akademisyenleri ve yargı mensuplarını temsil etmediğini söyleyen Erdoğan, millet adına konuşma yetkisinin de sadece parlementoda olduğunu dile getirdi.

AKP ile MHP’nin üniversitelerdeki türban yasağını kaldırmak için hazırladığı anayasa değişikliği teklifi TBMM Genel Kurulu’ndaki ilk tur oylamada CHP’nin sert muhalefetine karşı kabul edilirken, türbanın üniversitelerde serbest olup olmaması gerektiğine ilişkin toplumdaki tartışmalar sürüyor. Bu tartışmaların en canlı yaşandığı mekanlardan biri olan üniversitelerde akademisyen arasındaki bölünmüşlük derinleşiyor. Rektörlerin temsil edildiği ÜAK, anayasa değişikliği ile Türkiye’de din devletine dönüşümün kaçınılmaz olacağında ısrar ederken, değişiklik teklifine internet üzerinden destek veren önemli bir bölümünü muhafazakar, liberal ve bazı sol kökenli isimlerin oluşturduğu akademisyen sayısı 3 bin 500’ü aştı. Yargı cephesinden ise hükümet ile MHP’ye türban düzenlemesinin laiklik ilkesine zarar vereceğine ilişkin eleştiriler artıyor.

İşte Başbakan Tayyip Erdoğan da, Almanya’ya hareketinden önce türban düzenlemesine karşı çıkanları sert eleştirdi. ÜAK ile Barolar Birliği’nin tüm öğretim üyelerini ya da yargı mensuplarını temsil etmediğini söyleyen Erdoğan, millet adına konuşma yetkisinin sadece parlamentoda olduğunu dile getirdi ve “Kimsenin iradesine, kimse ipotek koyamaz” çıkışında bulundu. Anayasa değişikliği teklifi üzerinde toplumsal mutabakatın büyük ölçüde sağlandığını belirten Erdoğan, parlamentodaki partiler arasında arzu ettikleri mutabakatı sağlayamadıklarını, mutabakatın yüzde 70 civarında gerçekleştiğini söyledi. Erdoğan, türbanla ilgili anayasa değişikliği teklifinin ‘milletin beklentisi’ olduğuna vurgu yaptı.

Yeni başkandan uyarı

Erdoğan’ın bu açıklamasının hemen ardından Yargıtay’ın yeni başkanı Hasan Gerçeker’in de ‘laiklik’ uyarısında bulunması dikkat çekti. Gerçeker, TBMM’nin en temel yetkisinin anayasal ve yasal değişiklik yapması olduğunu belirtirken, bu yetkinin laikliğin zayıflatılmasına neden olacak şekilde kullanılmamasını istedi.

Konunun ‘basit bir türban sorunu’ olmadığın dile getiren Yargıtay Başkanı, "Bilimin, teknolojinin bu kadar ileri bir seviyeye ulaştığı bu çağda Tanrı'nın verdiği aklı ve zekayı kullanarak doğruları bulmak yerine hurafelerle dolu bir sisteme geri dönüş çabalarına geçit vermememiz gerekir" diye konuştu.

XS
SM
MD
LG