Erişilebilirlik

Hillary Clinton


Senatör Hillary Clinton, Demokrat Parti’nin 2008 başkanlık seçimlerindeki aday adayları arasında yarışı önde götürüyor. Deneyimlerini ve geçmişini sık sık gündeme getiren Clinton, Amerika’nın ilk kadın başkanı olabilmek için çok kararlı görünüyor.

Hillary Clinton’u tanıtmaya gerek yok… Eski First Lady, New York eyaletinden iki kez üst üste senatör seçildi. Şimdi de başkanlık yarışını en önde göğüslemeyi hedefliyor.

Hillary Clinton, eşi Bill Clinton’un başkanlık yaptığı iki dönemde de siyasette ön plandaydı. Virginia Üniversitesi Siyaset Merkezi Başkanı Larry Sabato’ya göre, bu nedenle Clinton yenilmesi zor bir aday. Sabato şöyle diyor: "Hillary Clinton, eşiyle birlikte Amerika’nın eş başkanıydı. Bunu herkes biliyor. Bir bakıma üçüncü dönem başkanlık için yarıştığını bile söylememiz mümkün. Demokrat Parti içinden gelen Hillary Clinton’un partisinin adaylığını kazanma olasılığı çok yüksek."

Ancak bazı Demokratlar dahil birçok kişi, Hilary Clinton’un seçimi kazanacağından kuşku duyuyor. Çünkü, Senatör adaylar tarih boyunca başkanlık yarışında başarı gösteremedi.

Senatör Clinton ayrıca kutuplaşma yaratmasıyla biliniyor. Kamuoyu araştırmaları, Hillary Clinton’un hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partinin aday adayları arasında en fazla olumsuz tepki alan aday olduğunu gösteriyor. Bu durum biraz da Clinton’un Beyaz Saray günlerinden kaynaklanıyor. Hillary Clinton, sağlık sisteminde reform yapmakla görevli çalışma grubunun başkanıydı.

Ancak Clinton’un çok karmaşık ve fazlaca bürokratik olduğu gerekçesiyle eleştirilen planı, Kongre’nin desteğini alamamıştı.

Clinton ayrıca Whitewater olayındaki rolü yüzünden de eleştirilere hedef oldu. Hillary Clinton bir skandal yüzünden açılan davada ifade vermek için mahkemeye çağırılan ilk First Lady oldu.

Hillary Clinton, hem eşinin kendisini Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky’yle aldatması, hem de Bill Clinton’un bu konuda Kongre’ye yalan söylemesinin ortaya çıkması üzerine hakkında açılan davanın yarattığı sarsıntıları atlatmayı başardı.

Clinton, olup bitenler sırasında eşine destek verdiği için hem eleştirildi, hem de sempati topladı.

Larry Sabato, bütün bu tartışmaların, Hillary Clinton’un başkanlık kampanyası üzerinde etkili olacağını söylüyor: "Ortada bir skandal var. Birçok kişi o günlere geri dönmeye karşı. O skandalları tekrar yaşamak ya da yeni skandallarla uğraşmak istemiyor."

Ancak Hillary Clinton’un Beyaz Saray’daki sarsıntılı First Lady’lik yıllarının aksine Senato’da tutarlı ve merkeziyetçi bir tutum izlediği dikkat çekiyor.

Irak Savaşı’na onay veren Clinton, Demokrat Parti’nin liberal tabanını öfkelendirse de bu kararının arkasında olduğunu söylüyor. Clinton Irak Savaşı konusunda şöyle diyor: "Oyuma sahip çıkıyorum. Ancak hayatta bazı şeyleri sil baştan yapamayız. Keşke yapabilseydik."

Uzmanlar, Clinton’un Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nda edindiği deneyim ve ulusal güvenlik konusunda siyasi sınırları aşma isteğinin, imajını güçlendirebileceğini düşünüyor.

Amerikan Enterprise Enstitüsü’nden John Fortier de bu görüşte: "Hillary Clinton, deneyimlerini ön plana çıkararak dizginleri sağlam tutabilecek, pratik, şartlara göre davranan, makul ve mantıklı bir kişi olduğunu gösterdi. Irak Savaşı, Clinton’un istediğinden çok daha kutuplaştırıcı bir unsur haline geldi ve Clinton’u, daha fazla sola çekti."

Fortier ve diğer uzmanlar, Clinton’un iyi planlanmış bir kampanya yürüttüğü görüşünde. Uzmanlara göre Clinton, partisinin adaylığını, sadece liberal tabana hitap etmekle kazanmıyor. Çok sola kayarsa Cumhuriyetçi Parti’den gelecek saldırıları bertaraf etmeye yönelik kampanyasıyla da ön plana çıkıyor.

Bu strateji, Chicago’da yapılan Demokrat Parti başkanlık tartışmasında kendisine yöneltilen bir soruya verdiği cevapta da görülebiliyor: "Demokratların kazanmasını istiyorum. Cumhuriyetçilere karşı koyacak birlik içinde bir Demokrat Parti istiyorum. 15 yıldır sağcılara karşı mücadele veriyorum. Her mücadeleden daha da güçlenmiş olarak çıktım. Cumhuriyetçilerle mücadele edecek bir başkan istiyorsanız aradığınız kişi benim."

Bu sözler, Senato’ya seçilen ilk eski First Lady’nin bu kez de Beyaz Saray’a seçilen ilk kadın başkan olarak tarihe geçme azmini ve kendine güvenini açıkça gösteriyor.


XS
SM
MD
LG