Erişilebilirlik

Petrol Kaynaklarının Güvenliği


Enerji uzmanlarına göre petrole talebin artması ve enerji tesislerine düzenlenen saldırılar ham petrolün fiyatının varil başına 100 Dolar’a kadar çıkmasında rol oynadı. Petrol sanayii, tesislerini siyasi çalkantılara ve terör tehdidine karşı korumada büyük güçlüklerle karşı karşıya.

Uzmanlar petrol tesislerinde güvenliğinin hiçbir dönemde kolay olmadığını ve sektörün tehditleri bildiğini söylüyor. Aralarında Kamboçya, Angola ve Orta Doğu’nun da bulunduğu birçok yerde petrol üreticileri yıllardır gerillalar, iç savaşlar, sabotaj ve hırsızlıklarla mücadele ediyor.

Enerji uzmanlarına göre son yıllarda bu tehditler daha da arttı. Örneğin 2004 yılında el Kaide terör örgütünün lideri Üsame bin Ladin, taraftarına, petrol tesislerine saldırmaları çağrısında bulunmuştu. Washington’daki Küresel Güvenlik Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun başkanı Gal Luft anlatıyor: “On yıl önce bu riskler söz konusu değildi. Teröristler kendilerini petrol tesislerinde havaya uçurmuyordu. Petrol boru hatlarına saldırılar vardı ancak bunlar bir salgına dönüşmemişti. 11 Eylül saldırılarından sonra saldırılar sıklaştı. Saldırıların çoğunun Afrika, Hazar Denizi Bölgesi ve Orta Doğu’da düzenlenmesinin nedeni, teröristlerin buralarda faaliyet gösteriyor olması ve eylemlerinin daha çok ses getirmesi...”

Luft, Orta Doğu’daki bütün ülkelerin şiddet olaylarından kaygı duyduğunu ancak uzmanların Irak ve Suudi Arabistan’ı özel bir dikkatle izlediklerini söylüyor.

Suudi Arabistan, petrol tesislerinin güvenliğini elektronik sistemler, 40 bin güvenlik görevlisi, uçaksavarların yanı sıra hava ve deniz kuvvetleriyle koruyor.

Enerji uzmanlarına göre, Suudi Arabistan’dan sonra dünyanın en büyük ikinci petrol rezervine sahip olan Irak’taysa güvenlik durumu son derece kötü. Houston’daki Rice Üniversitesi’nden Amy Jaffe, Irak’ta saldırıların hedefinin petrol tesislerinin güvenliğinden sorumlu yetkililer, boru hatları ve yağmalanan üretim tesislerini olduğunu söylüyor: “Petrol üretiminde kullanılan ekipman son derece değerli. Kuyulara elektrik sağlayan kabloların içindeki bakır ve bilgisayar sistemleri dahil her şey çalınıp satılabilir. Irak’ta bu kablo, jeneratör ve bilgisayar sistemlerinin güvenliğini sağlamak oldukça zor.”

Nijerya, Rusya ve Orta Asya’daki diğer enerji zengini ülkelerdeyse saldırıların hedefi petrol boru hatları. “Boru hatları basit bıçak darbeleriyle bile delinebiliyor. Petrolü bu yolla bir tankere yüklemek mümkün. Tıpkı arabanızın bagajınızda para taşımak gibi bir şey...”

Petrol tesislerine sabotajların çoğu siyasi amaçlı. Enerji uzmanı Amy Jaffe, bu tür olayların Nijerya gibi ülkelerde daha çok görüldüğünü söylüyor. “Örneğin Nijer Deltasında yerel aşiret reisi bölgesinde çıkan petrolden hükümetin kendisine ödediği payı az buluyor. Sonra bu kişi bir yerleri havaya uçurup gazetelere telefon ediyor ve sorumluluğu üstleniyor. Petrolün fiyatı bu saldırıdan sonra bir Dolar yükselirse, yerel aşiret reisinin durumu da güçleniyor.”

Bazı uzmanlar, küresel petrol piyasasındaki durumu amortisörleri olmayan bir otomobile benzetiyor. Otomobil yolda ne zaman bir tümseğe çarpsa, yolcular hemen sarsıntıyı hissediyor. Uzmanların çoğu, petrol tesislerine saldırılar ve ülkelerin enerji için petrole bağımlılığı sürdükçe, ekonomilerin sık sık sarsılacağına inanıyor.

XS
SM
MD
LG