Erişilebilirlik

13 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Washington Times Amerika’nın terörle mücadele için başka ülkeleri işgal ederken, Türkiye’nin sınır ötesi operasyon düzenlemesine karşı çıkmasını “çifte standart” olarak tanımlıyor. Araştırmacı Bruce Finn’in kaleme aldığı makalede, PKK’nın öldürdüğü insanların sayısının 11 Eylül kurbanlarından çok daha fazla olduğu vurgulanıyor:

"Amerika, PKK’yı bir terör örgütü olarak tanımlıyor ve başkan Bush terörle mücadelede tarafsız olunamayacağını belirterek, “ya bizimle berabersiniz ya da bize karşısınız” diyor. Dışişleri Bakanlığının 2007 terör raporu da, PKK’nın Kuzey Irak’ta, bölgesel yönetimin burnunun dibinde faaliyet gösterdiğini yazıyor. Amerika, George Orwell’ın Hayvan Çiftliği kitabında olduğu gibi, “terörle mücadelede bütün ülkeler eşittir, ama Amerika daha eşittir” diyerek fazla dost kazanamaz. Türkiye’nin Kuzey Irak’a girme ve PKK’lı teröristleri etkisiz hale getirme hakkı tartışılamaz, tek sorun bu hakkın kullanılmasının mantıklı olup olmadığıdır."

USA Today Pakistan Devlet Başkanı Pervez Müşerref’in, olağanüstü hal ilanıyla, tam bir diktatörlüğe yöneldiğini savunuyor. Gazete, Müşerref’in en büyük destekçisi kabul edilen Amerika’nın da artık alternatif arayışına girdiği görüşüne yer veriyor:

"Amerika’nın önceliği, Pakistan’da demokratik kurumların güçlendirilmesi olmalıdır. Müşerref’in görevden aldığı Anayasa Mahkemesi üyelerinin görevlerine dönmesi için çaba harcanmalıdır. Pakistan’ın ve bu ülkedeki nükleer silahların İslamcıların eline geçmesinin oluşturacağı tehdidi önlemenin en iyi yolu, diktatörü desteklemek değildir. Müşerref, olağanüstü hal ilan ederken 'bu ülkenin intihar etmesine izin vermeyeceğim' demişti. Bunun için öncelikle Müşerref’in iktidarı bırakmaya ikna edilmesi gerekiyor."

Christian Science Monitor de Washington’un resmi politikasının, General Müşerref’i desteklemek olduğunu yazıyor. Ancak gazete, bazı Amerikalı yetkililerin ve uzmanların, Müşerref sonrası döneme hazırlandığına dikkat çekiyor:

"Uzmanlar, Pakistan ordusunun başına Müşerref’ten sonra General Kayani’nin geçeceğini düşünüyor. Kayani’nin Genelkurmay başkanı olduğu ve halk tarafından seçilmiş sivil bir hükümetle yönetilen bir Pakistan, aşırı güçlerin yükselişini önlemek ve nükleer silahları korumak konusunda en az Müşerref kadar başarılı olabilir. Müşerrefsiz bir Pakistan’ın, Amerika’nın müttefiki olmaya devam etmesi hiç de zor değil. Ancak uzmanlar, esas olarak kısa vadede, geçiş döneminde sorunlar yaşanabileceğini söylüyor."

Washington Post ise demokrasinin tehlikeye girdiği bir başka ülkeyi, Gürcistan’ı mercek altına alıyor. Gazete, Washington’u, Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin demokratik düzeni tehlikeye atan uygulamaları karşısında harekete geçmeye çağırıyor:

"Saakaşvili’nin devlet başkanlığı seçimlerini erken bir tarihe alması yeterli değil. Muhalefet partilerinin daha etkin olmasına izin verecek bir parlamento seçimi, çok daha büyük bir önem taşıyor. Amerika, sorumluluk sahibi muhalif örgütlere yardım ve eğitim vermeli, bağımsız medyayı desteklemelidir. Sürgündeki muhalif liderler, haklarında bir dava açılma riski olmadan geri dönebilmelidir. Saakaşvili, zor bir tercihle karşı karşıya olduğunu açıkça anlamalıdır; ya Amerika’nın müttefiki olarak ülkesinde demokrasiyi inşa etmeye devam edecek, ya da ülkesini Batıdan soyutlayacak."

XS
SM
MD
LG