Erişilebilirlik

3 Ekim Amerikan Basınından Özetler


Los Angeles Times, Amerikan Kongresi’nde görüşülmeyi bekleyen Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tasarının muhtemelen kabul edileceğini duyuruyor. Richard Simon imzalı haberde, bu iddia Temsilciler Meclisi çoğunluk lideri Steny Hoyer’ın bir açıklamasına dayandırılıyor:

“Tasarıyı destekleyenlerin umudu Kongre’de çoğunluğun Demokratlara geçmesinden ve tasarıya imza atan Nancy Pelosi’nin Temsilciler Meclisi başkanı olmasından sonra daha da arttı. Tasarı, Amerika başkanının, soykırım ifadesini kullanmasını öngörüyor. Ancak tıpkı Demokrat Başkan Clinton gibi Cumhuriyetçi Bush da tasarıya karşı çıkıyor. Temsilciler Meclisi 1975 ve 1984’te de benzer tasarıları kabul etmiş, ancak söz konusu tasarılar Senato’dan geçmemişti.”

Washington Post, görev süresi dolmakta dolan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in parlamento seçimlerine katılarak başbakan olmaya hazırlanmasını, bu ülkede demokrasinin gelişimine ket vuracak bir adım olarak görüyor. Gazete, Putin önderliğinde seçimlere girecek olan Birleşik Rusya Partisi’nin açık farkla galip gelmesinin kesin olduğunu da vurguluyor:

“Rusya’da seçimle işbaşına gelmiş bir liderin bir Çar veya Komünist Parti Genel sekreterine dönüşerek ömür boyu iktidarda kalması, Kremlin’de istikrarı her şeyin üstünde tutan Ruslar ve batılı ülkeler için olumlu bir gelişme olabilir. Putin yandaşları, onun Amerika ve Avrupa Birliği ile sorumlu bir ortaklık içinde davrandığına dikkat çekiyorlar. Putin’in Rusya’yı yeniden bir dünya gücü haline getirme ve komşuları üzerinde egemenlik kurma çabası, kararlı adımlarla yürütülse de saldırganlığa dönüşmedi. Ancak Putin’in kişisel hırsı, Avrupa’da demokrasinin hızla geliştiği bir dönemde Rusya’nın Orta Asya’daki komşuları gibi siyasi açıdan geri kalmış bir otokrasi olarak kalacağı anlamına geliyor.”

Boston Globe ise Rusya’nın komşusu Ukrayna’daki seçim sonuçlarını değerlendiriyor. Rusya yanlısı partilerle Batı yanlısı partiler arasındaki mücadeleden kimsenin galip çıkmadığını belirten gazete, her şeye rağmen seçimin demokratik bir atmosferde yapılmasını Ukrayna açısından en büyük kazanç olarak yorumluyor:

“Ukrayna’da da siyasi çıkarları parayla satın alan oligarklar olabilir. Ukraynalı politikacılar yolsuzluklara bulaşmış olabilir. Ülke sanayisi Batıyla rekabet edecek güçte olmayabilir. Ancak Rusya’nın aksine Ukrayna’da özgür bir basın var ve Ukraynalılar kendi liderlerini seçim sandığında değiştirebiliyor. Ukrayna, Avrupa’ya yaklaşıyor.”

Christian Science Monitor, eski adı Burma olan Myanmar’da askeri yönetimin protestocuların örgütlenmesini önlemek için önce telefon hatlarını kestiğini daha sonra da Internet bağlantısını engelleyerek ülkeyi dünyadan soyutladığını hatırlatıyor. Gazete, Kuzey Kore, Küba ve Çin gibi ülkelerde de internet erişiminin hükümet tarafından katı bir denetime tabi olduğunu kaydediyor:

“Tıpkı 18. yüzyılda Avrupa’daki kafelerin düşüncelerin yayılmasına ve İncil’in matbaada basılmasının Reforma yol açtığı gibi, Internet de doğası gereği düşüncelerin yayılmasına ve açık topluma hizmet ediyor. Internet, özgürlüğün yayılmasında her hangi bir savaştan çok daha işlevli olabilir. Sanal dünyadaki muhalifleri bir toplumsal değişim fırtınasına dönüştürebilir. Geçen hafta, Burma’da yaşananlar bunun kanıtıdır.”

XS
SM
MD
LG