Erişilebilirlik

İngiliz İşçi Partisi Erken Seçimi Tartışıyor


İngiltere’de iktidar ve ana muhalefet partileri birbiri ardına yıllık kongrelerini yaparken, ülke yoğun bir erken seçim tartışmasına girdi. Parti kongreleri İngiliz iç politikasının yanı sıra iktidara kısa süre önce gelen Brown hükümetinin dış politikaları konusunda da yeni ipuçları verdi.

Gordon Brown’un başbakan olarak görevi devralmasının ardından sadece üç ay ve son genel seçimlerden bu yana da sadece iki yıl geçmiş olmasına rağmen, İngiltere yoğun biçimde yeni bir erken genel seçimi tartışıyor. Bunun en çönemli sebebi ise, Tony Blair’den sonra başbakanlık görevini üstlenen Gordon Brown’un kamuoyunda beklendiğinden daha yüksek bir kabul görmüş olması. Brown işbaşına geldiği günden bu yana liderlik vasıfları ve sorumlu, ciddi ve işine odaklı bir başbakan görünümüyle kamuoyu yoklamalarında yüksek oranlara ulaştı. Brown, son parti kongresinde kendinden emin bir görüntü de çizdi.

Ayrıca selefi Blair’in en çok eleştirildiği konu olan medya yönlendirmesi ile ilgilenmemesi, kendisine puan kazandıran bir etken oldu. Bunun yanı sıra partisini, ana muhalefet Muhafazakar Parti’nin en az 10 puan ilerisine koymayı başardı, ki bu oran Tony Blair’in son aylarında ya eşit düzeyde ya da Muhafazakarlar lehine idi. İşte, erken seçim tartışmasını gündeme getiren konu da, Brown liderliğindeki İşçi Partisi’nin bu avantajı oya dönüştürmek istemesi ve seçmenden yeni ve daha uzun bir dönem için yetki almak peşinde olması. Ancak, görünürdeki bu avantaja rağmen bir erken seçime gidilmesinin, İşçi Partisi için riskleri de bulunuyor. Birincisi, parti isterse olağan koşullarda 2009 yılına kadar hiçbir seçime gerek kalmaksızın iktidarda kalabilir. Çünkü en son genel seçimler 2005’de yapıldı. İkincisi, Türkiye’deki gibi yüksek katılım oranlarının tersine İngiltere’de katılım oranı genelde hayli düşük oluyor. Bu da İşçi Partisi’nin kendi taraftarlarını sandık başına nasıl götürebileceği sorununu gündeme getiriyor. En erken seçim tarihi olarak düşünülen Ekim ayı sonlarında günlerin kısalığı sebebiyle, seçmenin, akşam karanlığında sandık başına gitmek istemeyebileceği, ayrıca zaten seçim yorgunu olduğu belirtiliyor. Türkiye’dekinin aksine İngiltere’de seçimler hafta arası iş günlerinde yapılıyor. Dolayısıyla büyük kısım seçmen, iş sonrası akşam saatlerinde oy kullanıyor. İkinci bir seçim tarihi olasılığı ise Mayıs ayında yerel seçimlerle aynı tarihte erken genel seçimin gerçekleştirilmesi. Ancak bunun riski, şu anda biraz hazırlıksız gözüken Muhafazakar Parti’nin o ana kadar toparlanması ve mevcut iktidarın da daha yıpranması olasılığı. Tüm bunlar ise başbakan Gordon Brown’u düşündüren konular. Bununla birlikte son parti kongresi sırasında İşçi Partisi’nin genel bir seçime hazırlık yapmak üzere yeni eleman işe aldığı ortaya çıktı. Bu ise, erken genel seçimler konusundaki spekülasyonu oldukça hızlandırdı. Muhafazakar Parti’nin genç ve dinamik lideri David Cameron ise ‘hodri meydan’ diyerek bir erken genel seçime hazır olduklarını iddia ediyor.

Cameron seçimi kazanabileceklerini bile iddia ediyor. Cameron’un, ayrıca, Brown’u, Blair politikalarının ortağı olmakla suçlaması bekleniyor ve AB anayasası yerine geçecek anlaşma için referendum sözü verebileceği bile konuşuluyor. Bu ise, o konuda şimdiden kampanyaya başlamış olan Rupert Murdoch sahipliğindeki medyayı arkasına almasına yol açabilecek. Başbakan Gordon Brown ise kesin bir karar vermeden önce bugün başlayan ve dört gün sürecek Muhafazakar parti Kongresi’ni yakından takip ederek, Cameron’un açıklayacağı politikalar ve kamuoyundaki yansımalarını dikkatle izleyecek.

XS
SM
MD
LG