Erişilebilirlik

AB Ülkelerine Vize Tartışması


Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın geçtiğimiz hafta iki Türk vatandaşıyla ilgili olarak aldığı karar, bazı çevrelerde, hizmet sunumu ya da edinimi için Avrupa Birliği ülkelerine giden Türklerin vizeden muaf tutulacakları şeklinde yorumlandı. Ancak uzmanlar bu kararın kendi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, bazı meslek gruplarına mensup Türklerin şu aşamada Avrupa Birliği ülkelerine vizesiz girebilmelerine olanak sağlayan bir etkisi olmadığını dile getiriyorlar.

Avrupa Birliği Adalet Divanı yetkilileri, kararın vizesiz seyahata olanak verdiği şeklinde yorumlanmaması gerektiği konusunda ısrarlı. Yetkililer Mahkeme tarafından verilen kararın Türkiye’yle Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Anlaşması’yla ilgili olduğunu ve vizeyle bir ilgisi bulunmadığı görüşündeler. Bu anlaşma gereği, Avrupa Birliği ülkeleri göç yasalarını değiştirseler de Türklere, anlaşmanın imzalandığı tarihte geçerli olan şartlara ek şartlar getiremiyorlar. Karar da bunu yansıtan bir niteliğe sahip. İngiltere’nin davada haksız bulunmasının ardında davayı açan iki Türk vatandaşına 1994’te değiştirdiği göç yasasının maddelerini uygulamış olması yatıyor.

Kararın bir başka önemli özelliği ise bireysel nitelikli olması. Türklerin Avrupa Birliği sınırları içinde serbest dolaşımı, Ankara-Brüksel hattındaki ilişkilerin kağıda dökülmeye başlamasından bu yana en tartışmalı konulardan birini oluşturuyor. Bu konuya temel oluşturan iki önemli belge ise 1963 tarihli Ankara Antlaşması ve 1973 tarihli Katma Protokol. Bu belgeler Avrupa Birliği’nin 1987’den itibaren Türklere serbest dolaşım hakkı tanımasını gerektiriyordu. Ancak bu ilkenin uygulamaya geçirilmesinde çıkan anlaşmazlık bu maddenin tamamen bloke olmasına neden oldu. Bu blokaj şu ana kadar aşılamadı. Bu sorunun aşılamamasında en önemli etken ise siyaset. Avrupa Birliği o günün şartlarıyla bugünün şartlarının aynı olmadığını ve bu maddeyi uygulamanın Türk akınına neden olacağını düşündüğünden bu konuda adım atmak istemiyor. Türkiye’nin de bu konuda manevra alanı oldukça kısıtlı.

Dava sonucuyla ilgili görüşünü yazılı bir açıklamayla duyuran İktisadi Kalkınma Vakfı, Gümrük Birliği ilişkisi içinde olan bir ülkenin vatandaşlarına ve özellikle de iş adamlarına vize uygulanması haksız rekabet yarattığını dile getirerek, bu konudaki girişimlerin sürdürülmesi gereğine vurgu yaptı. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda karar aşamasına gelen diğer davalarda da önemli gelişmeler beklendiğine dikkat çeken İktisadi Kalkınma Vakfı, Avrupa Birliği Komisyonu’nun ve bazı üye ülkelerin Türkiye’nin görüşlerini destekler tutumlarının sürmesi için, ilgili karara ve muhtemel etkilerine ilişkin açıklamalarda sağduyulu davranılmasının çok büyük öneme sahip olduğunun altını çizdi.


XS
SM
MD
LG