Erişilebilirlik

Dönerci Türk YouTube'la Şöhret Oldu


Paris’te küçük bir kebapçıda döner keserken, dünyanın dinlediği bir stara dönüşen 27 yaşındaki Siirtli Yılmaz Karaman, başarı öyküsüyle herkesi şaşırttı. Döner keserken sıkılarak, Türkçesi “Kebap ye”, Fransızcası “Mange du Kebab” adıyla bir rap şarkısı besteleyen Yılmaz Karaman, bu şarkıyı klibe çekip İnternet sitesi You Tube’a koyunca bir hafta içinde tüm dünyada adından söz ettirdi. Genç döner ustası Yılmaz’ın başarısı, İnternet’in her alanda olduğu gibi müzik dünyasını da sarsan etkisini gözler önüne serdi. Yılmaz Karaman ile Paris muhabirimiz Arzu Çakır, çalıştığı döner lokantasında söyleşi yaptı:

Son bir haftadır her yerde onun adını ya da daha çok şarkısı “Kebap ye” ya da Fransızca versiyonuyla “Mange du Kebab” şarkısını duyuyoruz. Genç bir dönerci olan Siirtli Yılmaz Karaman, Paris’ten başlayarak bir haftada bütün dünyanın dikkatini çekmeyi başardı. İnternet bu kadar günlük yaşamın içine girmese, belki de bu genç döner işçisi de dev müzik sektörünün içine giremeyecekti. Paris’in ünlü Sacre Coeur Kilisesi’nin bulunduğu Monmartre’daki küçük döner lokantasında çalışan Yılmaz, kendisine klip çekip internete koyma fikri veren arkadaşı sayesinde müzik dünyasına son derece hızlı ve tepeden adım attı. Siirt Kurtalan’da doğup, 4 yaşında Aydın’a göç eden 27 yaşındaki genç dönercinin ünü bir anda dünyaya yayıldı. Simit satarak okul harçlıklarını çıkaran Yılmaz, Aydın’da 14 yıl boyunca lokantalarda garsonluk yaptı. Hayatını değiştirmek, rüyalarının peşinden koşmak için üç yıl önce Paris’e geldi. İlk yılları, tıpkı tüm göçmenler gibi çok zor geçti. Ancak dil öğrenip insanarı tanımaya başladıkça, eski keyifli halini yeniden yakaladı. Üç yıl önce geldiği Paris’te şarkı söylemek hele hele ünlü olmak gibi bir beklentisi yoktu.

Karaman, "İlk geldiğim zamanlar dil yoktu kimseyi tanımıyordum. Aile özlemi vardı. Dil, arkadaş özlemi vardı. Yeniden doğan bir bebeğe benzemek demekti. Hiçbir zaman iki kültürü kıyaslamayalım. Olduğu gibi kabul edelim. Benim neşeli olmamın yolu buradan geliyor. Ben küçüklükten beri insana doğru gitmeyi seven bir insanım," diyor.

İnternet ortamında bir ayda 500 bine yakın dinleyici tarafından tıklanınca, Fransa’nın ünlü yapımcı şirketi EMI’nin dikkatini çeken Yılmaz, ilk albümünü EMI’den çıkarttı. Kendisini Fransa gündemine oturtan şarkısı “Kebap Ye” şarkısının sözlerini önündeki kebap tezgahından aldığı ilhamla yazmaya başlıyor. Klip çekimi ise başlı başlına bir amatörlük hikayesi:

"Nasıl sözler bulup da bunu insanlara tanıtabilirim diye düşündüm... Herşey önümdeydi. Domates salata.... Farklı bir imaj da vermek istedim. Klip saat 3’te başladı, 10.30’da bitti. Klibin o kısmında bayan arkadaşlara ihtiyaç vardı. Yoldan geçen kızları durdurdum, klipte oynamalarını kabul ettirdim."

Arkadaş kamerası, yoldan geçerken çevrilerek ikna edilen oyuncular ve küçücük döner dükkanından çıkan neşeli bir ses bugün dünyanın her köşesine ulaşacak kadar büyüdü. Olup bitenlere Yılmaz’ın kendisi de çok şaşkın ama bir o kadar da mutlu. Kendisi gibi göçmen hayatı yaşayan ve başarmaktan başka şansı olmayan gençlere son derece güçlü bir mesaj veriyor:

“Depresyona kadar gelecek zor anlar yaşadım. Fransızca kursuna yazıldım. Zaten dili öğrendikten sonra, biraz arkadaş çevre ortamı olduktan sonra rahatlıyorsun, bütün göçmenlere diyorum ki, kendilerini dile versinler.”

Yılmaz’ın bundan sonraki hedefi iki kültürü birleştirmek. Türkiye ile dünya arasında köprü kurmak... Ama bir de kişisel hayali var: Şarkısında “Gidersem birgün Amerika’ya, Kebap yapacağım Amerikalılara” diyor. Yani gözü, Amerika’da kuracağı ‘kebap mağazaları zincirinde’. Yılmaz gerçekten birbirinden renkli rüyalarını gerçekleştirecek mi, yoksa, Paris’te garsonluğa devam mı edecek, bunu ancak zaman gösterecek.

Haberin tamamı ve Arzu Çakır'ın söyleşisini yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dinleyebilirsiniz.

XS
SM
MD
LG