Erişilebilirlik

24 Temmuz Amerikan Basınından Özetler


22 Temmuz seçimlerinin yankısı sürüyor. New York Times, çıkan sonucu, demokrasinin onaylanması olarak yorumluyor. Gazete, seçmenin İslamiyet’te demokrasinin yeri olmadığı görüşünü reddettiği değerlendirmesinde bulunuyor:

“AKP bu büyük zaferini, reformların yeninde canlandırılmasına yönlendirmelidir. Sadece kendini destekleyen dindar seçmenleri gözetmemelidir. Ancak, kendini laik milliyetçiliğin koruyucusu olarak gören generalleri kışkırtmama konusunda da dikkatli davranmalıdır. Generaller de seçmenlerin taleplerine kulak vermelidir. Washington ise Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusundaki çabalarını sürdürmelidir. Müslüman bir ülkede başarılı bir demokrasi örneği, İslami teröre karşı yürütülen fikir savaşında önemli bir silah olabilir.”

Christian Science Monitor, ise seçimin ardından, son dönemde büyük zarar gören Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir sayfa açılması gerektiğini vurguluyor. Uluslararası ilişkiler uzmanı Graham Allison’un kaleme aldığı makalede, özellikle Irak savaşı sonrasında Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının arttığına dikkat çekiliyor:

“Washington, AKP’nin seçim zaferinin ardından, Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltmek için kapsamlı bir diplomatik çaba içine girmelidir. Öncelikli olarak ılımlı ve laik bir Müslüman ülkede verilen demokrasi örneğini takdir etmekle işe başlanabilir. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine verilen destek de tazelenmelidir. Ancak en önemlisi, Amerika, Kuzey Irak’tan Türkiye’ye yönelik terörist saldırıları önlemek için Türkiye ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi ile birlikte somut adımlar atmaya başlamalıdır.”

Washington Times da AKP’nin seçimi kazanmasının ardından artık hiç kimsenin bu partinin halkı temsil etme gücü konusunda bir eleştiri getiremeyeceğini yazıyor. Seçim sonuçlarını ordu açısından bir darbe olarak yorumlayan gazete, Batılı gözüyle de sonuçlara kaygıyla yaklaşıyor:

“Yeni meclisin, ayrılıkçı şiddet olaylarına nasıl yaklaşacağı henüz belirsiz. AKP daha önce Kuzey Irak’a bir operasyon düzenlenmesine karşı çıkmıştı. Kesin olan tek şey ise, seçimden Erdoğan’ın çok daha güçlü olarak çıktığı. Ancak Erdoğan geçmişte dini ve siyaseti sık sık birbirine karıştıran bir isim. Bu nedenle seçim sonuçlarını, Amerika ve Batı açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirmek çok zor.”

USA Today, Irak’ta işlerin kötüye gitmesinden sadece Bush yönetiminin değil, Amerikalı generallerin de sorumlu olduğunu savunuyor. Ordu içinde subayların birbirini ve sivil yöneticileri açıkça eleştirmeme kültürü bulunduğunu kaydeden gazete, bunun da başarısızlığa giden yolu açtığını vurguluyor:

“Generallerin en büyük hatası, savaşın ne olduğu ve bir savaşta nelerin gerektiği konusunda yetkilileri yeterince açık biçimde uyarmamaları oldu. Generaller, kariyerlerine bile mal olsa, bu konuda ısrarcı olmalıydılar. Gelinen noktada Irak’ta yeterince becerikli bir komuta kademesi oluşturuldu. Ancak, artık çok geç kalınmış olabilir. Kongre, askerlerin geri çekilmesi yönünde bir karar verebilir ve böyle bir durumda tarih, başarısızlığın sorumluluğunu bu generallere yükleyecektir"

XS
SM
MD
LG