Erişilebilirlik

18 Nisan Amerikan Basınından Özetler


Washington Post yazarı David Ignatius, Iraklı Kürtlerle Türkiye arasında giderek artan gerginliğe dikkat çekiyor. Yazar, PKK’nın Irak’taki varlığı ve Kerkük’ün statüsü yüzünden yaşanan anlaşmazlık nedeniyle, Türkiye’nin sınır ötesi bir operasyon başlatabileceğini belirtiyor. Yorum devamla şöyle:

"Özel temsilci Joseph Raltson’ın Aralık ayında üst düzey yetkilileri uyararak, eğer Amerika PKK’yı engellemezse Türkiye’nin Nisan sonunda Kuzey Irak’a girebileceğini söylediği belirtiliyor. Konuyu yakından izleyen diğer yetkililer de benzer kaygılar taşıyor. Hatta bir uzman, Türkiye’nin Irak sınırındaki sekiz millik bir bölgeyi işgal edebileceği öngörüsünde bulunuyor. Raltson, her iki tarafla da görüşerek ve bir Kürt mülteci kampını PKK üyesi olduğu sanılan kişilerden temizleyerek sorunu çözmek için elinden geleni yapıyor. Ancak saatli bomba çalışmaya devam ediyor."

USA Today ise Amerika’nın Ortadoğu’ya demokrasi götürmeye çalışırken, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkına gereken önemi vermemesini eleştiriyor. Ralph Peters imzalı makalede, Amerika’nın bir anlam taşımayan ulusal sınırları korumaya çalışmak yerine, önce etnik ve dini kimlik sorununu çözmesi gerektiği savunuluyor. Yorum şöyle devam ediyor:

"Bush yönetimi ve ortakları, Irak’ı parçalayarak Şiiler, Sünniler, Kürtler için daha cazip sınırlar çizme vizyonuna ve cesaretine sahip olmadığı için, Irak halkının terör tehdidine rağmen sandık başına gittiği seçimler ulusal birliği güçlendirmeye yaramadı; tam tersine etnik yaklaşımları güçlendirdi. Washington’daki mevcut yönetim tarafından hayal olarak görülse de, başkan Woodrow Wilson bundan 90 yıl önce çözümü bulmuştu: Ayrı bir kimliği bulunan, ya da bulunduğunu iddia eden ve belirli bir nüfusa sahip olan her gruba devlet kurma şansı tanınmalıdır. Devletsiz milletlere, kendi kimliklerini ifade etme imkanı tanınmadıkça, seçimler demokrasiye değil kan bağının ve dini kimliğin güçlenmesine hizmet edecektir."

New York Times radikal Şii lider Mukteda el Sadr’ın kendisine bağlı altı bakanı istifa ettirerek Irak hükümetini zor duruma soktuğunu belirtiyor. Gazete, Maliki hükümetinin siyasi gücünü kaybetmesiyle, Amerika’nın da siyasi çözüm arayışlarının zora girdiği yorumunda bulunuyor. Yazı, devamla şöyle:

"Amerika’nın Bağdat’a yaptığı askeri takviye henüz kayda değer bir sonuç sağlamadı. Ayrıca güvenlik konusunda elde edilecek kazanımların kalıcılığı da Irak hükümetinin kararlı adımlar atmasına bağlı. Bunun için de elde edilen gelirin ve iktidarın Sünnilerle paylaşılması, milis güçlerin dağıtılması ve Irak halkını korumayı amaçlayan bir güvenlik gücü oluşturulması gerekiyor. Bu da sadece yönetim becerisi değil, siyasi irade ve otorite gerektiriyor. Maliki, Sadr’ın hükümetten ayrılmasından önce bile bu özelliklere sahip değildi. Bundan sonra işi çok daha zor."

Boston Globe İran’ın nükleer programı konusunda Tahran’dan çelişkili açıklamalar geldiğini yazıyor ve bu durumu diplomatik çözümün hala mümkün olduğu biçiminde yorumluyor. Gazete, bu hedefe ulaşılabilmesi için İran’a karşı oluşturulan uluslararası ittifakın sürmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yazı, şöyle devam ediyor:

"Eğer Tahran’da bir anlaşmaya varmak için gerekli siyasi irade varsa, İran’ın elektrik santralleri için nükleer yakıt üretmesine olanak sağlayacak muhtelif teknik çözümler bulunabilir. Bush yönetimi içinde İran’a karşı bir uzlaşma yolu arayan ve sabırlı bir diplomasiyi savunan grubun sesi artık daha gür çıkıyor. Bu da İran’ı tecrit edilme veya işbirliği yapma konusunda zor bir seçimle karşı karşıya bırakıyor. Olayları sadece izlemekle yetinip şer ekseni söylemini sürdürmek isteyen sertlik yanlıları, bu politikanın bir çözüm getirmediğini herkese kanıtladı."

XS
SM
MD
LG