Erişilebilirlik

'Türkiye'ye İmtiyazlı Ortaklık'


Almanya’da koalisyonun büyük ortağı Birlik Partileri’nin önde gelen isimlerinden Wolfgang Schäuble Federal İçişleri Bakanlığı görevini sürdürüyor. 1990 yılında uğradığı bir suikast sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan Schäuble, Başbakan Merkel’in en yakın iş ve fikir arkadaşı olarak biliniyor. Schäuble, Birlik Partilerinin Türkiye politikalarını da yönlendiren isimlerden başlıcası. Almanya muhabirimiz Cem Dalaman Federal İçişleri Bakanı ile partisinin Türkiye’ye ve Türklere olan yaklaşımını konuştu.

Wolfgang Schäuble, Alman kamuoyunda son günlerde özellikle göçmenlerin eleştirilerine maruz kalıyor. Buna neden, ülkede sayıları 180 bini bulan mülteciler. Mültecilerle ile ilgili yasal durumu düzenleyen ve Schäuble’nin imzasını taşıyan yeni bir uygulamaya göre, Almanya’da yaşamak isteyen mültecilerin çalışması zorunlu kılınıyor. Bunun yanında, Almanca bilmesi, suçu bulunmaması ve terör şüphesi olmaması da şart koşuluyor. Göçmen örgütleri yeni yasa ile yabancıların haklarının daha da kötüleştiğine, mülteci olarak Almanya’da yaşayanların, hayati gereksinimlerinin kısıtlanamayacağına dikkati çekiyor. Schäuble’nin Türkiye konusunda söyledikleri de tepki çekecek nitelikte. Kendini, Başbakan Merkel’in çeşitli ortamlarda dile getirdiği ‘imtizaylı ortaklık’ fikrinin babası olarak tanımlayan İçişleri Bakanı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olmasına karşı olduğunu tekrarlıyor ve ülkenin öncelikli olarak siyasi ve demokratik olgunluğu nedeniyle AB’ye uymadığını öne sürüyor.

“Ben ‘imtizaylı ortaklık’ fikrini ortaya atanlardan biriyim ve bunun doğru olduğuna halen inanıyorum. Bakanlık görevime rağmen, kendi fikrimi ifade etme özgürlüğüne sahibim. İmtiyazlı ortaklığın Türkiye ve Avrupa Birliği için daha iyi olduğuna inanıyorum, her iki tarafı da sonuçta mutlu edecek ve karşılıklı iniş çıkışları engelleyecek bir yol olduğunu düşünüyorum.”

Schäuble Türkiye’nin tam üyeliğine karşı sert tavrına neden olarak iki örnek gösteriyor. Bunlardan biri Kıbrıs sorunu. İçişleri Bakanı Türkiye’yi bu açıdan çözüme engel ülke olarak tanımlıyor.

“Türkiye’de son zamanlarda bazı konuların zorlaştığını tespit ediyorum. Bunlardan en başlıcası da Kıbrıs meselesi. Birşey bilinmeli, Avrupa ve Avrupa Birliği Kıbrıs’tan hiç bir zaman vazgeçmez, bu yüzden Türkiye, imzasını koyduğu anlaşmalara bağlı kalmalı.”

Bakan Schäuble için bir başka büyük sorun ise Ermeni meselesi. Schäuble Türklerin Ermeni meselesini kendi aralarında tartışmaktan kaçınmamaları gerektiğini belirtiyor.

“Türkiye bu sorunu tartışmalı ve çözmeli. Bunun nasıl yapılacağı kendi meselesi ama önemli olan bundan kaçışın olmadığı. Ayrıca bugün Türkiye’de yaşayanların hemen hiçbiri Ermeni meselesi olarak tanımlanan olaylarla ilgili doğrudan sorumluluk taşımıyor. Buna rağmen bu konuyu konuşmaları şart. Bu benim Türkiye’ye tavsiyem.”

İçişleri Bakanı Schäuble kendi özel görüşleri ile federal hükümetin tavrı arasında fark olduğuna vurgu yapıyor. Hükümetin çizgisinin Türkiye ile yürütülen müzakereleri sürdürmek olduğunu belirten bakan, Başbakan Merkel’e refakat ettiği son Ankara gezisinde de Başbakan Erdoğan’a bu tutumu açıkladıklarını söylüyor.

“Hep söylüyoruz, Başbakan Merkel, görevini üstlenmeden de bunu belirtti, Başbakan Erdoğan’a da söyledi. Her federal hükümet yapılan anlaşmalara, Avrupa Birliği’nde alınan kararlara sadık kalmakla yükümlüdür. Bu yüzden biz de Avrupa Birliği dönem başkanı olarak Türkiye ile müzakereleri kaldığı yerden sürdürüyoruz.“

Bakan Schäuble’nin görüşlerine bakılacak olursa, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunda, Alman hükümetinin Birlik Partili kanadındaki tavır sertleşerek sürüyor, ancak Büyük Koalisyon’da Türkiye’nin üyeliğinden yana Sosyal Demokrat Parti’nin de yer alması bu tavrın uluslararası ilişkilere yansımasını şimdilik engelliyor.

XS
SM
MD
LG