Erişilebilirlik

6 Kasım Amerikan Basınından Özetler


Washington Post Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’e verilen idam vecazını adil bir karar olarak değerlendiriyor. Ancak gazete, kararın Şiiler tarafından uygulanan şiddet eylemlerinin arttığı bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor ve Sünnilerin bu kararı adaletin değil intikam duygusunun bir yansıması olarak görebileceğini vurguluyor:

“Saddam Hüseyin hakkındaki karar ve cezının hemen infaz edilmesi kısa vadede Irak’taki iç çatışmaları artırabilir. Ancak yine de bu karar, Saddam Hüseyin rejiminin bıraktığı enkazdan daha uygar bir Irak yaratmaya giden yavaş ve acılı süreçte önemli bir dönüm noktasıdır. Tıpkı bu çabanın kendisi gibi Saddam Hüseyin’in yargılanma süreci de karmaşık, kusurlu ve acı vericiydi. Bu süreçte yeni bir Irak yaratmaya kararlı bazı Iraklılar da hayatlarını kaybetti. Sonuç mükemmel olmadı ama doğru bir karar alındı.”

USA Today de bir çok diktatörün hiç yargılanmadığını bazılarının ise başka uluslar tarafından yargılandığını hatırlatarak, ilk kez bir diktatörün kendi halkı tarafından yargılanıp idam cezasına çarptırıldığına dikkat çekiyor. Gazete, Saddam Hüseyin hakkındaki kararın hemen infaz edilmesinin beklenmediğini vurguluyor:

“Son üç yıl içinde yaşanan diğer önemli gelişmeler gibi, bu kararın da Irak genelindeki yansıması sınırlı olacaktır. Bir diktatörün etkisi psikolojiktir. Bir kez sıradan bir insan olarak algılanmaya başladığında bu etki kaybolur. Her ne kadar mahkemenin kararı ülkedeki tansiyonun artmasına neden olsa da, yaşanan mezhep çatışmasının şimdiki durumdan daha da kötüye gitmesi beklenmemelidir. Ancak Saddam’ın yargılanma sürecinin ülkede ulusal uzlaşma sağlayacağı umudu da ortadan kalkmıştır.”

New York Times Bülent Ecevit’in ölümünü Stephen Kinzer’in haberiyle okuyucularına duyuruyor. Kinzer, solcu ve milliyetçi olarak tanımladığı Ecevit’in Türkiye’yi dünyanın en laik Müslüman ülkesi yapan isimlerden biri olduğunu belirtiyor:

“Ecevit, iktidarının son yıllarında bütün hayatını şekillendiren solcu anlayıştan farklı bir tavır benimsedi. Özel sektöre yönelik düşmanlığı bıraktı, 70’li yıllarda Türkiye’yi Avrupa Birliği dışında tutmasına rağmen Batıyla entegrasyonun doğru olduğunu düşünmeye başladı. 1999’da, sağcı bir partiyle birlikte koalisyona gitti. İş dünyasına yakın politikalar izledi. Türkiye’nin NATO’yla bağlarını artırdı. Amerika’nın demokrasi ve insan haklarıyla ilgili samimiyeti konusunda duyduğu kuşkulara rağmen Türkiye ile Amerika arasındaki ittifakı güçlendirdi. Hiçbir zaman ülkenin siyasi ve ekonomik yaşamına damgasını vuran yolsuzluk iddialarıyla karşı karşıya kalmadı.”

Los Angeles Times Afganistan’da Taliban güçlerinin yenilgiye uğratılması için Amerika’nın Pakistan devlet başkanı Pervez Müşerref’e daha fazla baskı yapması gerektiği görüşünde. Gazete, Müşerref’in Güney Veziristan’daki aşiretlerle yaptığı anlaşmayı Amerika’nın ve Afgan hükümetinin Taliban’a satılması olarak yorumluyor:

“Müşerref’in geçen hafta Taleban denetimindeki bir din okuluna hava saldırısı emri vermesi, hem kan akmasına hem de Amerikan karşıtı gösterilere yol açtı. Ancak Amerikan ve NATO askerlerini öldüren, Afgan hükümetini istikrarsızlığa sürükleyen Taleban militanları Pakistan topraklarını kullanmaya devam ettiği sürece, bu ülkeye her yıl verilen üç milyar dolarlık yardımın sürmesi konusunda Amerikan kamuoyunu ve Kongreyi ikna etmek daha da zorlaşacaktır.”

XS
SM
MD
LG