Erişilebilirlik

Venezüella Krizi Petrol Alımını Etkilemiyor


Amerika ve Venezüella’nın enerji konusundaki bağı, siyasi ilişkilerin kötüleşmesine rağmen devam ediyor.

Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez ülkesinin Amerika’ya olan petrol ihracatını azaltacağını ve ihracatı Çin’e yönelteceğini dair söylüyor. Chavez, geçen ay Birlemiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Başkan Bush’u çok sert bir dille eleştirdi. Ancak Chavez’in, ülkesine büyük ölçüde yararı dokunan Amerika’yla olan ticari ilişkileri değiştirmesi, umduğu kadar kolay olmayabilir. Hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi siyasetçiler, Chavez’in Birleşmiş Milletler’de yaptığı konuşmasını kınasalar da Bush Hükümeti, bu konuda yorum yapmaktan kaçınıyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın Venezüella Özel Koordinatörü Deborah McCarthy, “Kendimizi, Chavez’in sözlerine yanıt vermek zorunda hissetmiyoruz. Bu sözler, bizim söylemimizin bir parçası olmaya değmez,” diyor.

Sosyalist Hugo Chavez, Amerikan karşıtı sözler sarfetmekle kalmıyor. İran’ın nükleer programını destekleyen Chavez Ortadoğu sorununda İsrail’e karşı tavır takınıyor ve Rusya’dan milyarlarda dolar tutarında silah satın alıyor. Venezüella’yı, Küba’nın en yakın müttefiki haline getiren Chavez Latin Amerika’daki solcu liderleri açıkça destekliyor ve Amerika’nın ön-ayak olduğu, güney yarıküreyi kapsayan serbest ticaret bölgesi önerisine karşı çıkıyor.

Uzmanlara göre, Chavez, ülkesinin dünyanın beşinci petrol ihracatçısı olmasından ve son yıllarda hızla yükselen petrol gelirinden güç alıyor.

Venezüella devlet petrol şirketinin eski başkanı olan Jose Toro Hardy, Hugo Chavez’in devlet başkanı olduğu son yedi yılda Venezuela’nın petrol gelirinin, diğer tüm hükümetler işbaşındayken elde edilen gelirin toplamından daha yüksek olduğunu söylüyor.

Venezüella şimdiye kadar en çok petrol satın alan ülke, Amerika. Amerika, Venezüella’dan günde bir milyon üç yüz bin varil petrol ithal ediyor. Hugo Chavez’in Birleşmiş Milletler konuşmasından birkaç gün sonra tanınmış bir Amerikan marketler zinciri, Venezüella benzin şirketi Citgo’yla olan sözleşmesini yenilemeyeceğini duyurdu.

Bush Yönetimi ise Caracas Hükümeti’yle olan ilişkilerin kötüye gitmesi durumunda Venezüella petrolünün boykot edilme olasılığını hafife alıyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın Venezüella Özel Koordinatörü Deborah McCarthy, Amerika’daki petrol piyasasının, özel sektör tarafından işletildiğini, hangi ülkeden petrol satın alınacağına özel sektörün karar verdiğini hatırlatıyor. onlar karar veriyor. Yetkili, özel sektörün maliyeti olduğu gibi riskleri de dikkate aldığını vurguluyor.

Johns Hopkins Üniversitesi Latin Amerika Araştırmaları Bölümü’den profesör Riordan Roett’e göre böyle bir hareket, Venezüella için ekonomik intihar olur:

Durum böyle olsa bile Chavez, ülkesinin petrol ihracatı konusunda Amerika’ya olan bağımlılığını azaltacağını ve ihracatı Çin’e kaydıracağını söylüyor. Bir çok uzman, Chavez’in bunu yapabileceğinden kuşku duyuyor. Venezüella ’daki petrol yataklarında bulunan petrolün yüzde 75’den fazlası, kükürt ve metal oranı yüksek ham petrol. Dünyada bu tür ham petrolü işleyecek rafineri sayısı, son derece az. Çin’deyse böyle rafineriler yok.

Bush Yönetimi, Venezüella petrolü alamayacağı bir gelecek için şimdiden hazırlık yapıyor. Amerikalı uzmanlar, Haziran’da yayınladıkları raporda Chavez’in petrol ihracatını durdurması durumunda Amerika’da benzin fiyatlarının başka ihracatçılar açığı kapayıncaya kadar hızla yükseleceği sonucuna vardı. Rapor, bunun Amerikan ekonomisi üzerindeki uzun vadeli etkinin çok sınırlı olacağını bildiriyor.

Enerji uzmanları, Amerika’nın petrol tüketimini azaltması gerektiği konusunda görüş birliği içinde. Washington’daki Küresel Güvenlik Enstitüsü’nden Anne Karin, Arapların petrole ambargo koyduğu 1970’li yıllarda Amerika’nın, tükettiği petrolün yüzde 30’unu ithal ettiğini hatırlatıyor. Bugünse Amerika tükettiği petrolün yüzde 60’dan fazlasını ithal ediyor. Bu nedenle de bazı ülkelerle olan ilişkilerinde taviz vermek zorunda kalıyor.
XS
SM
MD
LG