Erişilebilirlik

Brüksel'de Kıbrıs Trafiği Yoğunlaşıyor


Avrupa Birliği sürecinde Türkiye’nin önündeki en önemli sorunlardan biri olarak görülen Kıbrıs konusunda Dönem Başkanı Finlandiya çözüm arayışlarını sürdürürken bu konuda Brüksel’de de trafik yoğunlaşıyor.

Şu ana kadar Brüksel-Helsinki-Ankara hattında yoğunlaşan temaslara KKTC de dahil oluyor. Bu çerçevede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, Avrupa Birliği kurumlarının en üst düzey temsilcileriyle bir araya gelmesi öngörülüyor.

Temaslarına bugün başlayacak olan Talat, öncelikle Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso’yla bir araya gelecek. Yarın da Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell ve Avrupa Birliği Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’le bir araya gelmesi beklenen Talat, temaslarını Çarşamba günü Avrupa Birliği Yüksek Temsilcisi Javier Solana’yla gerçekleştireceği görüşmeyle tamamlayacak.

Ziyaret zamanlaması açısından da dikkat çekiyor. Ek Protokol konusunda çözüm arayışlarının yoğunlaştığı bir döneme denk gelmesi ve Talat’ın, Kıbrıslı Türklerin, “Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik sürecinin bir mezesi yapılmaya çalışıldığı” yönündeki açıklamasının hemen ardından gerçekleşiyor olması, ziyaretin önemini bir kat daha artıran bir niteliğe sahip.

Talat’ın, Avrupa Birliği Dönem Başkanı Finlandiya tarafından Kıbrıs konusunda ortaya konan görüşlerden hoşnut olmadığı biliniyor. Talat, bu görüşlerin Kıbrıslı Türklere değil Türkiye’ye yönelik olduğunu savunuyor ve bunu bir tehlike olarak tanımlıyor. Talat’ın temasları sırasında da Kıbrıslı Türklerin geri plana itilmemesi vurgusunu yapması bekleniyor.

Finlandiya’nın Kıbrıs konusu yüzünden Türkiye’yle sorun yaşanmasını engelleme amacıyla gündeme getirdiği plan, Lüksemburg Dönem Başkanlığı sırasında “pişirilen” fikirlerden çok farklı bir nitelik içermiyor. Plan, henüz metne dökülmemiş olmasıyla, sürekli yeni fikirlerle beslenip tarafların yaklaşımına göre şekillendirilmeye çalışılmasıyla dikkat çekiyor. Planın ana hatlarından ilki Türk tarafının denetiminde bulunan ve kapalı bölge olan Maraş’ın Birleşmiş Milletler denetimine iadesini öngörüyor. Gazi Magosa Limanı’nın yine Birleşmiş Milletler denetiminde uluslararası ticarete açılması da planın ikinci ayağını oluşturuyor. Bunların karşılığında ise Türkiye’nin liman ve havalimanlarını Rumlara açılması talep ediliyor. Gelişmeler ışığında sürekli yeni fikirlerin ortaya atıldığı planın bazı unsurlarına hem Türkiye hem de Rumlar itiraz ediyorlar.
XS
SM
MD
LG