Erişilebilirlik

11 Eylül Amerikan Basınından Özetler


11 Eylül saldırılarının yıldönümünde durum değerlendirmesi yapan Christian Science Monitor, önümüzdeki döneme, Müslümanlar arasında yaşanacak fikir mücadelesinin damga vuracağını savunuyor. Amerika’nın El Kaide’ye karşı yürüttüğü mücadelede ve Irak savaşında başarı kazanmasının fazla önem taşımadığını belirten gazete, asıl mücadelenin İslamiyet’i teröre alet edenlerle buna karşı çıkan Müslümanlar arasında yaşanacağını öne sürüyor:

“Müslüman ülkeler müreffeh, adil ve demokratik toplumlar olsalar bile, İsrail’le Filistin barış yapsa bile, hatta Amerika Ortadoğu’dan ayrılsa bile bütün bunlar İslamiyet’in cihat anlayışına dayalı bir yorumunun Müslümanların büyük bir kısmı için çekici olmayacağının garantisi değildir. Aradan beş yıl geçtikten sonra, savaşın en önemli çatışmaları camilerde ve mollalar arasında yaşanıyor ve bu savaşta dini metinler silah olarak kullanılıyor. Soğuk Savaş’ta olduğu gibi yine kazananlar doğru düşüncelere sahip olanlar olacak.”

New York Times ise yazar Elif Şafak’ın 11 Eylül’de New York’ta yaşananlarla 20 Kasım 2003 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen bombalı saldırıları ele alan bir makalesine yer veriyor. Şafak, saldırılarla ilgili haberlerin çok hızlı yayıldığına dikkat çekiyor ancak asıl önemli olanın saldırılardan haberdar olmak değil, yaşanan acıları kendi içinde hissedebilmek olduğunu vurguluyor:

"New York ve İstanbul benzer bir ruha sahip. Her ikisi de, biraz çılgın, kozmopolit, kaotik ve yaşam dolu mega kentler. Yani “biz” ve “onlar” diye bir ayırım yok. 11 Eylül sonrası dünyada hepimiz, senin acın, benim acımdır diyebilmeliyiz.”

Boston Globe ise 11 Eylül saldırılarının beşinci yıldönümünde daha güvenli bir dünyada yaşayıp yaşamadığımızı sorguluyor. El Kaide’ye bazı Müslümanlar tarafından sempatiyle bakılmasını Amerika’nın yanlış politikalarına bağlayan gazete, Irak savaşının da Amerikan karşıtlığını artırdığına dikkat çekiyor:

“El Kaide, Afganistan’da hala sorun olmayı sürdürüyor. Irak iç savaşın eşiğinde. Müslüman kamuoyu Amerika’nın aleyhine dönmüş durumda. İran, Amerika’yla işbirliğine yanaşacak gibi görünmüyor. Ve dünya, Amerikalılar açısından 10 Eylül 2001’e kıyasla daha az güvenli bir yer olarak görünüyor.”

İran’ın, nükleer faaliyetine son vermesi için Amerika ve Avrupa ülkeleri tarafından yapılan önerileri kabul etmediğini hatırlatan Washington Post, Çin, Rusya ve Fransa’nın Tahran’a yaptırım uygulanması konusunda da ayak dirediğini kaydediyor. Bush yönetiminin İran konusundaki diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü yazan gazete, bu arada İran’ın da nükleer programını sürdürdüğüne dikkat çekiyor:

“Rus ve Çinli yetkililer, İran’a uygulanacak yaptırımların daha güçlü önlemlere, örneğin Amerika’nın askeri müdahalesine yol açacağından endişe ediyor. Oysa tam tersine, yaptırımlar konusunda gösterdikleri direnç, Bush’un İran’ın nükleer silah üretmesini önlemek için tek çarenin güç kullanımı olduğu düşüncesine kapılma ihtimalini artırıyor.”

XS
SM
MD
LG