Erişilebilirlik

5 Eylül Amerikan Basınından Özetler


Christian Science Monitor, Avrupa anayasasının geçen yıl Fransız ve Hollandalı seçmenler tarafından reddedilmesinin birleşik bir Avrupa yaratılmasına büyük bir darbe vurduğunu hatırlatıyor. Ancak gazete, terör tehdidi, Lübnan barış gücü, ekonomik bütünleşme ve göç gibi pratik nedenlerin, birlik üyesi ülkeleri ortak tavırlar geliştirmeye zorladığının altını çiziyor:

“Çeşitli faktörler Avrupa’yı bölmeye devam ediyor. Örneğin göç ve işgücü hareketliliği hem bütünleştirici hem de bölücü bir işlev görüyor. Ancak tam da Avrupalı liderlerin anayasayı yeniden gündeme getirmeye hazırlandığı bir dönemde, aslında birliğin sağlanması konusunda işin önemli bir kısmı tamamlanmış bulunuyor.”

USA Today Amerika’da ara seçimin yaklaşmasıyla birlikte adayların kendi programlarını anlatmaktan çok rakiplerini karalamaya yönelik kampanyalar yürüttüğüne dikkat çekiyor. Bu taktiğin seçimi kazanmada faydalı olabileceğini kabul eden gazete, böyle bir zaferin ülkeye fayda getirmeyeceğini savunuyor:

“Bu yöntem seçim kazandırabilir ama ülkeyi yönetmeyi zorlaştırır. Kızgın seçmenler tarafından seçilen kızgın adaylar, birlik ve uzlaşma yoluyla çözülecek sorunların üstesinden gelemez. Sadece sağlık hizmetleri veya emeklilik gibi sorunların çözümünde değil, teröre karşı savaşta da başarının yolu birlik ve uzlaşmadan geçiyor.“

Uluslararası Politika Merkezi’nin Asya programı müdürü Selig Harrison Los Angeles Times’ta yayımlanan makalesinde, Amerika’nın, Pakistan devlet başkanı Pervez Müşerref’in ülkesindeki İslamcı partilerle ilişkisinden rahatsızlık duymaya başladığını belirtiyor. Harrison’a göre, Amerika, gelecek yıl yapılacak seçimler öncesinde sürgünde bulunan iki eski başbakanın, Benazir Butto ile Navaz Şerif’in ülkeye dönmesini istiyor:

“Müşerref, Afganistan devlet başkanı Hamit Karzai’nin devrilmesi ve ülkenin kargaşaya sürüklenmesi durumunda Taliban’ın Afganistan’da Hindistan’a karşı Pakistan yanlısı bir denge unsuru işlevi göreceğini düşünüyor. Müşerref, Taliban ve El Kaide güçlerini Pakistan’dan çıkarmak istese bile, beş partiden oluşan İslamcı ittifakla yaptığı işbirliği, hareket alanını kısıtlıyor. Eğer laik siyasi güçler, ordunun etkisi olmadan serbestçe seçimlere girebilirse, İslamcıların güçlenmesini önleyebilir.”

WashingtonTimes ise Bush yönetiminin Hindistan’la yaptığı sivil amaçlı nükleer anlaşmaya karşı çıkanları eleştiriyor ve bu anlaşmanın Amerika’ya hem ekonomik hem de siyasi fayda sağlayacağını savunuyor. Gazete, anlaşmayla Hindistan’ın nükleer faaliyetlerinin de bir ölçüde denetim altına alınacağı görüşüne yer veriyor:

“Amerika’nın nükleer programları nedeniyle İran ve Kuzey Kore’yi cezalandırmaya çalıştığı bir dönemde Nükleer Silahsızlanma ve Nükleer Deneme Yasağı Anlaşmasını imzalamayan Hindistan’ı ödüllendirmesi bu anlaşmaya yöneltilen eleştirilen temel noktasını oluşturuyor. Ancak Kuzey Kore ve İran’ın aksine Hindistan’ın silahsızlanma konusunda örnek bir geçmişi bulunuyor. Anlaşmanın Senatoda da onaylanması gerekiyor. Ancak Pakistan buna yanaşmadığı sürece Hindistan’ın Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nı onaylamasını şart koşmak doğru olmaz.”

XS
SM
MD
LG