Erişilebilirlik

ABD'nin Irak Stratejisi Tartışılıyor


Irak’ta iç savaş tehlikesinin arttığı bir dönemde Amerika’nın politikasında değişiklik isteyenlerin sayısı da hızla artıyor. Başkan Bush, Irak’tan asker çekmeyeceğini söylüyor; Amerika’nın Irak’tan çekilmesinin daha da tehlikeli bir ortam yaratacağını savunuyor. Bazı uzmanlar bu görüşe katılıyor, ancak Irak’la ilgili yeni stratejilerin geliştirilmesini istiyorlar.

Bir zamanlar Irak’taki esas sorun Sünni Arapların direnişiyken, şimdi Sünni ve Şii Araplar arasında mezhep çatışmaları yaşanıyor. Amerikalı askerler de iki ateş arasında kalmış durumda...

Heritage Vakfından Ortadoğu uzmanı James Phillips da bu görüşte: “Bence buna hafif ölçekli iç savaş denebilir. Bu, tam bir iç savaş değil. Çünkü, öyle olsa şiddet olayları çok daha yoğun olurdu. Ancak, bu eğilimin başladığını söylemek mümkün."

Şubat ayında Şii el Askeriye Camiinin bombalanmasından bu yana binlerce kişi hayatını kaybetti.

Amerika’nın stratejisi şöyleydi: Irak ordusunu eğitmek, ve Amerikan askerlerinin yerine geçmesini sağlamak... Ancak, artık bu yeterli olacak gibi görünmüyor.

Dış İlişkiler Konseyi Savunma uzmanı Stephen Biddle da görüşlerini şöyle özetliyor:
“Biz, Irak ordusunu eğittiğimize inanıyoruz. Sünnilerse, düşmanları olan Şiileri silahlandırdığımızı düşünüyor. Sünniler, Irak Ordusunu güçlendirilmiş Şii milisler olarak görüyor. Bu nedenle Irak ordusu güçlendikçe, Şünniler daha fazla direnme gereği duyuyor ve bu mücadeleyi ölüm kalım meselesi olarak görüyorlar."

Sünniler, son zamanlarda saldırılarını yoğunlaştırdı. Araçlara bombalar yerleştiriliyor, Şii sivillere saldırılar yapılıyor. Şii milisler de buna karşılık vermek için bazı Sünnilere suikastler düzenliyor. Giderek şiddetlenen mezhep çatışmaları, Amerika’nın stratejisini biran önce değiştirmesi çağrısı yapanların sayısını arttırdı.

Önde gelen Demokrat Partili Senatör Joseph Biden, Irak’ta merkeziyetçilikten vazgeçilmesi ve Amerikan askerlerinin çekilmesi için bir takvim açıklanmasını istiyor.

Başkan Bush ise, çekilme çağrılarını reddediyor: “Görevimizi tamamlamadan çekileceğimizin işaretlerini vermek bile teröristleri cesaretlendirecektir.”

Washington’daki bazı uzmanlar, Amerika’nın askeri varlığını koz olarak kullanmasını öneriyor. Dış İlişkiler Konseyi uzmanı Stephen Biddle şöyle diyor: “Eğer askeri stratejimiz taraflar arasında uzlaşmaya varılmasını teşvik edecekse, o zaman alacağımız kararları tarafların davranışlarına endekslememiz gerekir. Yani, şöyle bir öneride bulunacağız: ‘eğer uzlaşma yönünde ilerlerseniz, o zaman burada kalıp güvenliği sağlarız; yok, uzlaşmazsanız, o zaman biz de yokuz.'”

Başbakan Nuri el Maliki hükümeti, taraflar arasında siyasi uzlaşma sağlanması ve şiddete son verilmesi için seferber oldu. Ancak, el Maliki’nin fazla bir ilerleme kaydettiğini söylemek mümkün değil. Heritage Vakfından James Phillips, hükümetin daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu düşünüyor: “1990’lı yılların başında Cezayir iç savaşı sırasında, çoğu batılı devlet, radikal İslamcılarla savaşan hükümetten umudunu kesmişti. Ancak, hükümet hala görevde. Bunun nedeni şu: iktidar, muhalif gruplarla müzakere yoluna gitti ve ulusal uzlaşma amacıyla ılımlı kesimleri göreve getirdi. Bence bu yöntem Irak’ta da uygulanabilir.”

Ancak Irak’ta iç savaşı önlemek için hemen önlem alınması gerekiyor. Mezhep çatışmaları giderek şiddetleniyor. Yakında, Irak, intikam duygusunun uzlaşma isteğini yendiği bir dönüm noktasına gelebilir.


XS
SM
MD
LG