Erişilebilirlik

22 Ağustos Amerikan Basınından Özetler


Boston Globe, Lübnan’da ilan ateşkesin ardından bölgeye uluslararası barış gücünün konuşlandırılabilmesi için İran ve Suriye’nin Hizbullah’a silah sevkiyatına son vermesi gerektiğini yazıyor. Gazete, Bush yönetiminin de saldırılarını sona erdirmesi için İsrail’e baskı yapması gerektiğini belirtiyor:

"İsrail askeri operasyonlarını durdurunca bölge ülkelerinin İran’dan duyduğu endişe ve Lübnan’daki siyasi çekişmeler gibi bölge gerçekleri açığa çıkacaktır. Bu noktada İsrail’in, Filistin’in ve bir çok Arap ülkesinin yeni bir savaş çıkmasını önleme konusunda ve İran’la İslami radikalizme karşı mücadelede ortak çıkarları olduğu görülecektir."

USA Today ise Lübnan’da ateşkes sonrasında Hizbullah’ın savaştan zarar gören insanlara yönelik kapsamlı bir yardım programı uygulamaya başladığını hatırlatıyor. Terörle mücadelenin sadece askeri yöntemlerle kazanılamayacağını vurgulayan gazete, Bush yönetiminin de Hizbullah’tan öğrenmesi gereken şeyle olduğunu savunuyor:

" Elbette terör sorunu ve Amerikan karşıtlığı kibarlıkla veya halkla ilişkiler kampanyalarıyla çözülemez. Ama yakın tarihimiz bu konuda sağlanan başarıları da gösteriyor. Soğuk Savaş döneminde Amerika, komünist diktatörlükler altında yaşayan insanlara ulaşmayı başarmıştı. Turneye çıkan bir cazcıyı dinleyen, Amerikan kütüphanelerine giden, öğrenci değişim programlarıyla Amerika’da okuyan bir çok Doğu Avrupalı Amerika’ya sempati duymuştu. Somut ilişkiler zamanla ve kişisel düzeyde gelişir. Hizbullah bunu çok iyi biliyor, Amerika’nın da yeniden öğrenmesi gerekiyor."

Başkan Bush’un Irak’la ilgili açıklamalarını eleştiren Los Angeles Times, Bush’tan Amerika’nın Irak’taki görevini tanımlamasını istiyor. Savaşın gerekçesi ve Amerika’nın Irak’taki hedefleriyle ilgili sürekli değişen ve çelişen açıklamalar yapıldığını kaydeden gazete, Amerikan askerlerinin belirsiz bir süre boyunca Irak’ta kalmasını gerektiren nedenlerin açıkça belirtilmesini talep ediyor:

"Bush -görevimizi tamamlamadan Irak’tan çekilmeyeceğiz- dedi. Ama görev tanımı ne? Irak’taki mezhep çatışmasını sona erdirmek mi? Teröristlerin Amerika’ya saldırmasını önlemek mi? Irak’a demokrasi getirerek Ortadoğu’daki reformculara destek vermek mi? Daha önce öne sürülen Saddam Hüseyin’in kitle imha silahlarını yok etme ve 11 Eylül’ün intikamını alma gerekçeleri artık Bush’a bile inandırıcı gelmiyor."

Devrik Irak lideri Saddam Hüseyin’in Kürtlere yönelik soykırım suçlamasıyla yargılanmaya başladığını hatırlatan New York Times, bu davanın etnik bir intikam duygusuna değil adaletin yerleşmesine hizmet etmesi gerektiğini yazıyor. Gazete, 1988 yılındaki katliam sırasında Amerika da dahil olmak üzere uluslararası camianın Saddam Hüseyin’i engellemek için fazla bir şey yapmadığını da hatırlatıyor:

"Irak bir iç savaşın eşiğine gelmişken bu dava etnik bölünmeye ve nefrete hizmet etmemelidir. Iraklı bazı Kürtlerin bu davayı gecikmiş bir adaletin tecellisi olarak değil intikam aracı olarak görmesinden korkuyoruz. Kürt liderler bu davayı yeni bir ayrılıkçı malzeme olarak kullanmamalıdır. Amerikan gazetelerinden derledigimiz basin ozetlerini dinlediniz."

XS
SM
MD
LG