Erişilebilirlik

Almanya'da Nüfus Yaşlanıyor


Almanya’daki nüfus eğilimleri ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesini belirleyici bir boyut kazanıyor. Uzun vadeli nüfus tahminlerinde nüfusun azalacağı ve buna paralel olarak büyük bir hızla yaşlanacağı ortaya çıkıyor. Bu durum da Almanya’nın ihtiyaç duyacağı dışarıdan göçmen nüfus desteğinin artacağı gerçeğini gösteriyor.

Almanya’nın her geçen yıl nüfusunun giderek yaşlandığı ve bunun orta vadede ülkedeki sosyal sisteme yönelik olası olumsuz etkileri son günlerde en çok konuşulan konuların başında geliyor.

Geçen günlerde 2005 yılının doğum rakamlarının açıklanmasıyla ortaya çıkan tablo sosyal sistemin ve Almanların geleceğinin tartışılmasına neden oluyor. Buna göre Almanya’da geçen sene doğum sayısının 700 bin'in altına düşmesiyle, 1945 yılından bu yana yeni doğanların oranında eksi rekor kırıldı. 2050 yılında bu sayının 560.000 olacağı tahmin edilmekte.

Buna paralel yaşlı nüfusu genç nüfusa göre artıyor. Şu anki duruma bakıldığında 2050'li yıllara gelindiğinde Almanya’daki en geniş yaş grubunun 65-69 yaşları arasında olacağı görülüyor. 75 milyon olacağı tahmin edilen nüfusun yarısı ise 50 yaşın üzerinde olacak. Çalışabilecek durumda olanlar ile yaşlılık aylığı alanların ilintisi geçen yıl 44 olarak hesaplanmış. Bu sayı çalışabilir yaşta bulunan 20 ile 59 yaş arası her 100 kişiye 60 yaşını doldurmuş 44 kişinin düşmesi ile ortaya çıkıyor.

2050 yılında ise bu sayı 78’e yükselecek. İşte Alman toplumu bir yandan kendi neslinin tükeneceği endişesini yaşarken diğer yandan sosyal sistemin gelecekte işlemez duruma düşeceği konusunda kaygı duyuyor.

Nüfus profilindeki bu görülebilir yaşlanma ile buna bağlı olarak doğacak ekonomik sıkıntılar öncelikli olarak şu andaki yaşlılık sigortası sisteminin çöküşü anlamına geliyor. Almanya’da emekliler şu an itibarıyla diğer Avrupa Birliği ülkelerine oranla çok daha iyi maaş alıyor, daha iyi bakım ve sağlık hizmetlerinden yararlanıyor, ancak sorun gelecekte yatıyor.

Yeşiller Partisi Federal parlamento milletvekili ve meclis grubunun çocuk ve aile politikası sözcüsü Ekin Deligöz Almanya´nın uzun yıllardır aile politikasında yanlışlar yaptığını ve şimdi karşılaşılan durumun bunun bir sonucu olduğunu belirtiyor.

Nüfusun yaşlanması tabii beraberinde beyin gücü ihtiyacı, yabancı iş ve beyin gücü transferini yeniden Almanya'nın gündemine getiriyor. Daha açık bir deyişle bugün calışanların ileride emeklilik maaşlarını alabilmeleri icin aktif genç nesillere ihtiyaç var.

Almanya Türk Cemaati Başkanı Kenan Kolat bu açıdan değerlendirildiği zaman ülkede göçmenlere karşı yürütülen kampanyaların sadece popülist yaklaşımlar olduğunu ve Almanya’nın bundan sonra da göçmen kabul etmekten başka bir seçeneği bulunmadığını, siyasatini buna göre yapılandırması gerektiğini belirtiyor.

Almanya neredeyse varlığını sürdürebilmek için nüfusunu gençleştirmek zorunda. Bu bakış açısından yola çıkıldığında ülke, burada yaşıyan göçmenlere ilişkin tutumunu yeniden gözden geçirirken, aynı zamanda AB'ye, AB'nin genişlemesine ve sonunda genç nüfusu ile Türkiye'nin AB'ye girmesine de yeşil ışık yakmak zorunda.

Aksi takdirde, Almanya kelimenin tam anlamıyla tarihe gömülecek.

XS
SM
MD
LG