Erişilebilirlik

"Bir Geyşanın Anıları" Filmi Beyazperdede


Arthur Golden’ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan “Bir Geyşanın Anıları” Japonya’da bir balıkçı köyünde doğup büyüyen bir kız çocuğunun 1920’li yıllarda geyşa olmak için Japonya’nın eğlence merkezi olarak bilinen Kyoto kentine getirilişiyle başlıyor.

Japonca “okiya” yani bir geyşa evine satılan Sayuri, kentin en ünlü geyşası Mameha’nın himayesi altına girer. Geyşalığın sırlarını çok kısa sürede öğrenen Sayuri, hocası Mameha’nın en yakın arkadaşı ve yoldaşı olur.

1997 yılında piyasaya çıkan ve kısa sürede Amerika’da en çok satılanlar listesinde üst sıralara yerleşen “Memoirs of a Geisha” “Bir Geyşanın Anıları”nın yazarı Arthur Golden kitabın başarısı hakkında şunları söylüyor:

" Bir Geyşanın Anıları romanını yazarken romanın film haline getirilmesi herhalde aklıma gelecek son şey olurdu. Kitabımı yalnızca annemin okuması bile beni mutlu etmeye yetecekti. Kitabın ulaştığı başarı, beni şaşırtıyor."

Geyşaların yaşamlarını tüm ayrıntılarıyla ortaya koyan roman dünya çapında büyük yankı uyandırınca Hollywood yapımcıları da Arthur Golden’ın kapısını aşındırmaya başladı. Yazar Golden, ilk başta, filmin, kitapta tüm zenginliğiyle ele alınan Japon kültürünü ve tarihini yeteri derecede yansıtamayacağı hakkında bazı kaygıları olduğunu itiraf ediyor. Ancak Golden, sonuçtan son derece memnun ve kitabı büyük bir zevkle okuyanların film karşısında hayal kırıklığına uğramayacaklarını söylüyor:

" Film ve kitap hiçbir zaman aynı şeyler olamaz. Birçok kişi bu gerçeği unutuyor. Sinemaya, kitabın aynısını göreceklerini sanarak gidiyorlar. Ancak kitabın tamamını beyaz perdeye aktarmaya kalksanız bu 50 saatlik bir film olur. 2 saatlik bir film yapmak içinse kitabı kısaltmanız gerekiyor. Bence “Bir Geyşanın Anıları” filminde kitap başarıyla kısaltıldı. Filmden çok etkilendim."

Filmde anıları anlatılan geyşa Sayuri rolünde Çinli aktris Zyang Ziyi’yi izliyoruz. Bu film, Ziyi’nin ilk İngilizce filmi...

" Kitabın çok popüler olduğunu biliyordum. Kitabı okuyanların filmden beklentileri de çok daha fazla olacaktı. Bu nedenle beklentilere cevap verebilecek bir oyunculuk sergilemem gerekiyordu. Özellikle İngilizcemi geliştirmek ve inandırıcı bir geyşa olmak için geyşalığın sırlarını çok iyi öğrenmek zorundaydım, " diyor Zyang...

Başka bir Asyalı yıldız, Malezyalı Michelle Yeoh ise genç geyşa Sayuri’ye akıl hocalığı yapan tecrübeli geyşa Mameha’yı canlandırıyor. Yeoh şöyle konuşuyor:

" Bu filmin hem benim hem de rol arkadaşım Zyang Ziyi için oldukça zorlu bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Rolümüzü sanki hiç zorlanmadan yapıyormuş gibi görünmemiz gerekiyordu. Ancak mükemmel bir geyşa olmak hiç de kolay değil. Birçok kişi “Geyşalık hiç de zor olmasa gerek, örneğin bir geyşanın çay bardağını tutması ne kadar zor olabilir ki...” diyecektir. Ancak geleneksel Japon çay töreninde parmaklarınızı bardağın etrafına koymanız, elinizi kaldırmanız gibi basit görünen tüm hareketlerin kendine özgü anlamları var."

“Bir Geyşanın Anıları” romanının beyazperdeye uyarlanması için birkaç yönetmene teklif götürülmüş. Filmle önce Steven Spielberg ilgilenmiş ancak projeyi hayata geçiren yönetmen, iki yıl önce “Chicago” müzikaliyle en iyi yönetmen ödülünü alan Bob Marshall olmuş..

" Geyşalık, güzellile zulmün birleşimidir. Filmde geyşa olmak için ne aşamalardan geçildiğini ve geyşalık yaşamının nasıl olduğunu anlatmaya çalıştık. Geyşalar, zamanlarının süper modelleriydi. Kadınlar geyşalara özeniyor, onlar gibi olmak istiyorlardı. Şimdi bile Kyoto kentine gittiğinizde bir geyşa sokakta yürüdüğü zaman herkesin durduğunu, geyşaya baktığını, hatta parmağıyla geyşayı gösterdiğini görürsünüz. Geyşaların büyüleyici bir cazibesi vardır. Biz de bu çekiciliği izleyicilere aktarmaya çalıştık."

Ancak film, daha gösterime girmeden bazı eleştirilere hedef olmaya başlamıştı. Bu eleştirilerin en başında ise Japon karakterleri Çinli oyuncuların canlandırması geliyor. Filmin yönetmeni Bob Marshall, bu eleştiriye şöyle yanıt veriyor:

" Uluslararası bir oyuncu kadromuz var. Çinli, Japon ve Malezyalı aktör ve aktrislerle çalıştık. Bizim için en önemlisi, kitaptaki karakterlere hayat vermekti. Örneğin genç geyşa Sayuri karakteri için çok sayıda başvuru oldu. Ancak bu yükün altından kalkabilecek en iyi aktrisi seçmemiz gerekiyordu. 15 ila 35 yaşları arasında çok iyi rol yapabilen ama aynı zamanda dans edebilen çok güzel bir yıldız bulmalıydık. Zyang Ziyi, bu rolü en iyi canlandıran aktristi."

“Bir Geyşanın Anıları”nın orijinal müzikleri ise John Williams’a ait. Ünlü kemancı İtzhak Perlman ve çellist YOYOMA ise solo performanslarıyla filme ayrı bir renk katıyor.

XS
SM
MD
LG