Erişilebilirlik

Amerika'da Muhalif Radyo


Radyo programcısı Cenk Uygur, Amerika’nın Sesi’nin konuğu oldu. Cenk Uygur, uydu üzerinden yayın yapan Sirius Radyosunda “Young Turks” – “Jön Türkler” adlı bir radyo programı hazırlıyor ve sunuyor.

California’dan yayın yapan ve Amerika çapında dinlenen Young Turks, sol eğilimli bir siyasi tartışma programı.

Cenk Uygur Barış Ornarlı’nın sorularını yanıtladı:

Barış Ornarlı: Programınız hakkında sohbet etmek istiyorum... Ama önce sizi tanıyalım.

Cenk Uygur: “1978 yılında İstanbul’dan New Jersey eyaletine taşındık. Ben İstanbul doğumluyum, ama ailem Kilisli. New Jersey’de büyüdüm. Pennsylvania Üniversitesi’nde lisans eğitimimi tamamladıktan sonra, New York’ta, Columbia Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesini bitirdim.

Bir süre avukatlık yaptıktan sonra, radyo ve televizyon programcılığına başladım. Miami, Boston ve Washington’da çalıştıktan sonra, şimdi Los Angeles’da yaşıyorum.”

BO: Peki, siz işletme fakültesini bitirdiniz, hukuk fakültesini bitirdiniz, şimdi ise radyo programları hazırlıyorsunuz. Neden böyle bir değişiklik yaptınız?

CU: “Çünkü, avukatlık beni çok sıktı. Babam benim GM gibi bir şirketin yöneticisi olmamı, veya bir avukatlık şirketinin başına geçmemi istiyordu. Ben, bir süre sonra ‘Bu işleri bırakacağım, radyo programları hazırlayacağım’ dedim. Babamın ise başka hayalleri vardı. Ama, bana uygun değildi bu hayaller. Zaten avukat olarak çok fazla çalışmam gerekmedi: 6 ay içinde bu işi daha fazla yapamayacağımı anladım – benim ilgimi çekmiyordu. O sırada küçük bir televizyon programı hazırlıyordum Washington’da... İşte o zaman anladım, ömrümün sonuna kadar bu işi yapmalıyım...”

BO: Biraz da “Young Turks” programından bahsedelim...

CU: “Dört yıl önce başladık yayınlarımıza... Ben eskiden “Young Turk” diye bir program hazırlıyordum. Bunu, arkadaşlarla devam ettirmeyi kararlaştırdım. Programı Ben Mankiewicz ve Jill Pike’la birlikte sunuyoruz. Biz önceleri çok küçük çaplı başladık. Haftada iki günlük yayınımız vardı. Young Turks zaman içinde haftada beş gün yayın yapmaya başladı. Daha sonra, Sirius Radyosu bize büyük bir fırsat verdi. Amerika’daki parti kurultaylarına gönderdiler... Siyasi ağırlıklı olduğumuz için seçim gecesi 9 saat canlı yayın yaptık. Daha sonra, Amerika’nın önde gelen politikacıları, gazetecileri, uzmanları programımıza konuk oldular.”

BO: Ben programınızı tanıtırken, sol eğilimli bir tartışma programı olarak tanıttım. Ne gibi konular tartışılıyor?

CU: “İlk başladığımızda, çok belirgin bir amacımız yoktu. Şöyle, bizim ilgimizi ne çekiyorsa, o konuyu tartışıyorduk. Biz gençlere yönelik bir program yapmak istiyorduk, çünkü öbür siyaset programları ciddi ve sıkıcı oluyor. Biz biraz daha renkli bir program yapmak istiyorduk.

Yayınlarımıza başladıktan sonra, çok büyük bir gelişme yaşandı. Irak Savaşı, en önemli konu oldu ve biz de sürekli savaşı konuşur olduk. George Bush, şimdiye kadar Amerika’da iktidara gelen en kötü başkan. Onun kararları, çok kötü neticeler getirdi. Yavaş yavaş, en çok Bush’u tartışır olduk. En enteresan konu buydu.

George Bush gelmeden önce, ben aslında Cumhuriyetçiydim. Bence babası, çok iyi bir başkandı. Ancak, George W. Bush, dediğim gibi Amerika’nın gördüğü en kötü başkan olduğu için, bu çok önemli bir mevzu haline geldi.”

BO: Ne gibi tartışmalar yaşanıyor?

CU: “Irak savaşı başlamadan önce, bunun çok kötü bir fikir olduğunu söylemiştik. Savaş başladığında, bizim muhalefet etmemize tepkiler gelmeye başladı. Şöyle diyorlardı: ‘Siz savaşa karşı çıkamazsınız, Başkana muhalefet ediyorsunuz, ordumuzu desteklemiyorsunuz.’ Biz de, tabii ki karşı çıkarız diyorduk - çünkü saçma bir fikirdi bu savaş. İşte bu tartışmayı başlattık. Ama artık bu da değişti. Şimdi, Cumhuriyetçi seçmenler bile programa katıldığında ‘evet haklısınız, savaş kötü bir fikirdi, ama...’ diye konuşuyorlar.

Amerika’nın fikri çok değişti.”

BO: Amerika’da sağ eğilimli siyasi tartışma programları var... Ancak, sol eğilimli haber programı pek yoktu...

CU: “Yok... Başladığımızda, biz ilktik... Sol eğilimli programlar hiç yapılmıyordu. Hatta, radyo istasyonları bizim programımızı yayınlamak istemiyorlardı. Radyo istasyonları ‘dinleyicilerimizden tepki gelir, sizin programınız iyi hoş da, biz yayınlayamayız’ diyorlardı. İşte biz de bu nedenle, uydu üzerinden yayın yapmaya başladık. O vesileyle büyüdük. Bizden sonra Air America diye sol ağırlıklı bir radyo yayını başladı. Ama yine de, Amerika’da radyoda yayınlanan siyaset programlarının yüzde 90’ı sağ eğilimlidir.”

BO: Nasıl tepki aldınız?

CU: “Çok iyi tepki aldık. Niye? Çünkü, Amerika’da halkın yarısı sağcı, yarısı solcudur... Demokratlara oy verenlerin dinleyebileceği bir program yoktu... Bizi duyanlar ‘Hele şükür, bizim görüşlerimizi yansıtan bir program var’ diye tepki gösterdiler.

Örneğin, Amerika’da geleneksel olarak Cumhuriyetçilere oy veren Kansas eyaletinde bizim programımız birinci oldu. Nedeni ise, bizimki gibi bir yayını daha önce dinlememiş olmalarıydı.

Bunu her yerde görüyoruz: Avustralya’dan, Güney Kore’den, Finlandiya’dan, Türkiye’den, İngiltere’den bize dinleyici mektupları geliyor ve şöyle yazıyorlar: ‘En sonunda Amerika’da aklı başında yayın yapan birileri var.’”

BO: İlginç bir yayınınızı, ilginç bir anınızı paylaşır mısınız?

CU: “Aklıma ilk gelen, 2004 seçimlerinde yaptığımız yayın... Biz normal olarak günde 3 saatlik yayın yapıyoruz, ama seçim akşamı 9 saat canlı yayındaydık. Yayının ilk başında hepimiz çok heyecanlıydık... Çünkü John Kerry kazanacak gibiydi. Programımıza katılan herkes, işin başında çok heyecanlıydı... Ancak, gece ilerledikçe, John Kerry’nin seçimleri kaybedeceği anlaşılınca, bu heyecan giderek azaldı. Çok üzüldük tabii... Şimdi, o yayının CD’lerini satıyoruz. CD’leri en çok Cumhuriyetçiler satın alıyor - bayılıyorlar.”

BO: Peki sayın Uygur, Amerika’nın Sesi yayınları Türkiye’de dinleniyor... Dinleyicilerimize ne söylemek istersiniz?

CU: “Şunu söyleyebilirim: Herkesin tabii ki Amerika hakkında bir fikri var. ‘Amerika şöyledir, Amerika böyledir...’ Ama esasında, Amerika daha komplike bir yer. Burada çok değişik düşünen insanlar var. Demokratların ve solcuların sayısının az olduğu sanılır. Ancak, bence 2006 ara seçimlerinde başarı gösterecekler – 2008 başkanlık seçimlerindeyse, kesinlikle kazanmaları gerekiyor...

Amerika’yı basit görmeyin, komplike bir yer. Bazen, gördüğümüz gibi çok kötü insanlar başa geliyor, ama bazen de çok iyi insanlar başa geliyor... Daha iyi insanlar başa geçip, daha iyi yola götüreceklerdir... Ve inşallah bu olacak...”


Cenk Uygur, 7 Aralık Çarşamba akşamı Alo Washington’da konuğumuz olacak. Cenk Uygur’a canlı yayında soru sormak için, bizi Türkiye’nin her yerinden ücretsiz olarak arayabileceğiniz numara: 00-800-1-30-03-33-51

Sorularınızı, e-postayla göndermeniz de mümkün. Adresimiz: tr@voanews.com


7 Aralık Çarşamba akşamı TSİ 21:15’ten itibaren telefonlarınızı bekliyoruz.

XS
SM
MD
LG