Erişilebilirlik

26 Temmuz 2005: Son Terör Saldırıları ve Amerika'da Güvenlik Değerlendiriliyor


New York Times, Londra metrosundaki bombalı saldırıların ardından, başta New York olmak üzere Amerika’nın önemli kentlerinde güvenlik önlemlerinin artırıldığına dikkati çekiyor. Gazete, alınan önlemlerin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, uygulamada ırkçı yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğini savunuyor ve federal hükümete de şehirlerin korunması için eyaletlere daha fazla kaynak aktarması çağrısında bulunuyor.

"New York, Washington, Atlanta ve diğer şehirlerdeki metroların korunması ulusal çıkarlar açısından çok önemlidir. Kongre, iç güvenlik bakanlığının bütçesinden eyaletlere tahsis edilecek para konusunda risk faktörü yerine nüfus faktörünü öne çıkartan bir tavır içindeydi. Londra’daki saldırılardan sonra Kongre’nin bu tavrını değiştirmesi gerekir."

Los Angeles Times ise, İngiltere ve Mısır’daki bombalı saldırıların arkasında Pakistan bağlantılı kişiler bulunduğunu belirtiyor ve bu durumdan Pakistan devlet başkanı Pervez Müşerref’i sorumlu tutuyor. Müşerref’in 11 Eylül saldırılarından sonra aşırı İslamcı gruplara karşı başlattığı operasyonları yeterli bulmayan gazete, Pakistan hükümetinden daha ciddi önlemler almasını istiyor.

"Müşerref, ancak dışarıdan gelen baskı dayanılmaz noktaya gelince harekete geçiyor. Dış baskı azalınca, Müşerref de İslamcılara uyguladığı baskıyı azaltıyor. Bu politika, doğru bir politika değildir. Amerika, Soğuk Savaş bitince bir hata yaptı ve İslamabat hükümetine sırtını döndü. Ama 11 Eylül saldırılarından sonra, Washington’un çıkarları gereğince Pakistan’a üç milyar dolar kaynak sağlandı. Bu paranın büyük bir kısmı, laik okullar kurulması için verildi. Müşerref, bu parayı aydın bir kuşak yetiştirmek için harcamalıdır."

USA Today gazetesi, başkan Bush’un Hindistan’ı bir nükleer güç olarak tanıma kararı ışığında nükleer silahsızlanma anlaşmasının artık yetersiz kaldığını yazıyor. Gazete, bu nedenle nükleer silahların yayılmasını önlemek ve mevcut nükleer silahların denetim altına alınmasını sağlamak için yeni bir düzenlemeye gitmenin gerekli olduğunu belirtiyor.

"Hindistan’la varılan anlaşma nükleer silahsızlanma anlaşmasının artık eskidiğini ortaya koydu. Sadece Hindistan değil, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore de gizlice nükleer silah geliştirdi. Şimdi İran da aynı yolda ilerliyor. Hindistan’la varılan anlaşma aslında nükleer silahlarını sorumlu bir biçimde koruduğu için bu ülkeyi ödüllendiriyor. Ancak bu anlaşma henüz onaylanmadı. Çeşitli yaptırımların kaldırılması için önce Kongrenin ve müttefiklerin onayı gerekiyor. Böylece, nükleer kulübe üye ülkelerin sayısı artsa da teröristlerin bu silahları edinmesi önlenebilir."

Boston Globe, Amerika’nın Irak’ta yeni anayasanın hazırlanma sürecine ilişkin politikasını eleştiriyor. Gazete, Irak anayasasının daha önce belirlenen 15 Ağustos tarihine yetiştirilmesinin değil, içeriğinin önemli olduğunu savunuyor ve Bush yönetiminin federalizme dayalı laik bir anayasa için baskı yapması gerektiği görüşüne yer veriyor.

"İran yanlısı Şii partilerin görüşlerini yansıtan bir anayasa sadece dini azınlıkları ve laik Sünnilerle Şiileri değil, aynı zamanda Irak nüfusunun % 20’sini oluşturan Kürtleri de sistemden uzaklaştıracaktır. Kürtler kendilerine dine dayalı bir hukuk dayatan bir anayasayla karşılaşırsa, haklı olarak Kuzey Irak’ta kurdukları laik ve demokratik sistemi korumak için harekete geçecektir. Böyle bir durumda, Kürtler resmen bağımsızlık ilan etmese de, oluşturdukları güçlü kurumlara, etkili askeri güçlerine ve zengin petrol yataklarına dayanarak, kendilerine İran etkisindeki Şii hükümetten ayrı bir yönetim oluşturabilirler."

XS
SM
MD
LG