Erişilebilirlik

9 Haziran 2005: 'Erdoğan PKK Konusunda Aradığını Bulamadı'


“Başkan Bush, Türkiye’yi Ortadoğu’da yakın ve demokratik bir müttefik olarak tanımladı, ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kuzey Irak’ta PKK’ya karşı daha fazla yardım talebini karşılıksız bıraktı.” Washington Post muhabiri Jim VandeHei, Bush-Erdoğan görüşmesini böyle özetliyor ve Başkan Bush’un gazetecilere yaptığı açıklamada PKK’yla mücadele konusuna değinmediğini vurguluyor:

"Erdoğan, Bush’la görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, başkanın PKK’yle ilgili kaygılarını dile getirdiğini ancak örgütün lojistik ve mali kaynaklarının kesilmesi için yeni adımlar atma konusunda fazla bir vaatte bulunmadığını söyledi. Bush ise bu konuya hiç değinmedi, Türk demokrasisini ve Ankara’nın Ortadoğu’da barış çabalarındaki rolünü övmekle yetindi. Halbuki son aylarda PKK tarafından öldürülen Türk askeri sayısı, Irak’ta aynı dönemde öldürülen Amerikan askerlerinin sayısından daha fazla."

Ortadoğu’da, seçimler, Amerika düşmanı partileri iktidara geçirecek olsa bile, Washington demokratikleşmeyi yine de desteklemeli midir? Yazar Helena Cobban, Christian Science Monitor’daki yazısında bu soruya “evet” cevabını veriyor. Demokratik ilkelere bağlı dinrci partiler olduğunu da kaydeden yazar, AKP’yi buna örnek gösteriyor.

"AKP, Avrupa’daki Hristiyan Demokrat partiler veya İsrail’deki dinci partiler gibi faaliyet gösteriyor. Bu partilerin hepsi de kendi dini inançları doğrultusunda toplum oluşturmak istiyor. Ama hepsi de demokratik kurallara uyabileceklerini ve laik partilerle işbirliği yapabileceklerini kanıtlamış partiler. Peki, terör tehdidi ne olacak? Özellikle Filistin’deki Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah gibi örgütler bir çok Amerikalıyı endişelendiriyor. Dolayısıyla bu tür siyasi grupları demokrasi sürecine dahil etmek, siyasi sistemin sağlığı ve bu ülkelerin çıkarları açısından en doğru yoldur."

Boston Globe, Amerika Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in Çin ordusundaki modernizasyonun Asya’nın güvenliği ve istikrarını tehdit ettiği yolundaki açıklamasını eleştiriyor. Rumsfeld ve bazı diğer yetkililerin Japonya’yla birlikte Çin’i kuşatma politikası izlediğini savunan gazete, Pekin hükümetini silahlanmaya iten nedenlerden birisinin de bu olduğunu ileri sürüyor:

"Rumsfeld ve diğer sertlik yanlılarının kışkırttığı Çin-Japonya düşmanlığı hem Asya’nın hem de Amerika’nın çıkarları açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu politika, bir kısır döngü yaratmaktadır. Çin’in gelecekte stratejik bir rakip olacağı korkusuyla, Pekin yönetimini korkutan adımlar atıyorlar. Rumsfeld ve aynı fikirdeki diğer yetkililerin attıkları bu adımlar, Çin’i gerçekten de bir tehdit haline getirebilir."

New York Times ise Amerika’nın iç güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğu görüşünde. Gazete, 11 Eylül saldırılarını araştıran komisyonun çalışmalarının sonuna geldiğini hatırlatıyor ve Bush yönetiminin muhtemelen zayıf not alacağını yazıyor:

"Komisyon üyeleri, Kongre ve Beyaz Saray’ı ulusal güvenlik konusunda daha dikkatli olmaya zorlayabilir. 11 Eylül’den sonra Amerikan halkına gerekli önlemlerin alınacağı sözü verilmişti. Ama bu sözün yerine getirilmediği endişesi var. 11 Eylül komisyonu, Başkan Bush’u ve Kongreyi benzer bir saldırının yeniden yaşanmaması için gerekli adımları atmaya zorlarsa, gerçekten de büyük bir iş başarmış olacaktır."
XS
SM
MD
LG