Erişilebilirlik

25 Mart 2005: Kırgızistan'daki Gelişmeler Amerikan Gazetelerinde


Kırgızistan’da Asker Akayev iktidarının devrilmesi Amerikan basınında da geniş yankı buluyor. Christian Science Monitor, Bişkek’teki iktidar değişikliğine Lale Devrimi adını veriyor ve bu gelişmenin hem diğer Orta Asya ülkelerini hem de Rusya ile Çin’i ciddi biçimde etkileyeceği öngörüsünde bulunuyor. Gazete, Orta Asya’nın demokratik bir bölge haline gelmesinin Amerika’nın Ortadoğu’ya götürmesi kadar önemli bir olay olduğunu vurguluyor:

"Ancak Kırgızistan’ın işi hiç de kolay değil. Bölgedeki köktendinci tehdidin yanı sıra etnik farklılıkları da aşması gerekiyor. Ülkede hem Amerika’nın hem de Rusya’nın askeri üsleri var. Ancak şu anda bunların hiç biri gelişmelere müdahale etmemelidir. Gücünü halktan alan bir devrim, halkın eseri olmalıdır."

New York Times, Asker Akayev’in devrilmesiyle, Sovyet sonrası dönemdeki baskıcı hükümetlerden birinin daha iktidardan düştüğünü belirtiyor ve Kırgızistan’da şimdi meşru bir demokratik yönetim kurulması için erken seçime gidilmesi gerektiğini savunuyor. Böyle bir gelişmenin Tacikistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan için de bir örnek oluşturacağını vurgulayan gazete, Amerika’nın izlediği politikaya dikkat çekiyor:

"Orta Asya’nın talihsizliği, önce Rusya ile İngiltere, şimdi de Çin, Rusya ve Amerika arasında büyük güçlerin rekabet alanı olmasıydı. 11 Eylül terör saldırıları sonrasında Bush yönetiminin Afganistan yakınlarındaki askeri üsleri güvence altına almak için bölgedeki liderlerle yakınlaşması ve diktatörce davranışlarını önemsememesi bu talihsizliği daha da artırdı. Bu üslerden biri de Kırgızistan’da başkent Bişkek’in yakınlarında bulunuyor. Belki de muhalefet, hükümet binalarını ele geçirirken Amerika’dan çok az eleştiri gelmesinin nedenini belki de bunda aramak gerekiyor."

Boston Globe, Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Asya gezisinden hareketle, muhafazakarların Çin’i stratejik bir tehdit olarak görmesini eleştiriyor. Gazete, Bush yönetiminin Çin’e karşı bir denge oluşturmak için Japonya’yı askeri olarak öne çıkarma politikasının ise Pekin hükümeti tarafından etrafının sarılması olarak değerlendirildiğini ifade ediyor:

"Rice’ın Japonya konusundaki açıklamaları, Avrupa Birliği’nin Amerika’nın baskısıyla Çin’e silah ambargosunu kaldırma kararından vazgeçmesinden kaynaklanan endişeleri daha da artırdı. Dolayısıyla Çinli yetkililerin Rice’ın Kuzey Kore’yi nükleer programı konusundaki altılı görüşmelere yeniden başlamaya ikna etmeleri yönündeki çağrısına soğuk bakması hiç de şaşırtıcı değil. Rice’ın temsil ettiği sağcılar Japonya’yı yeniden silahlanmaya teşvik ederek ve Pekin’i bir ticari ortak olarak değil de stratejik düşman görerek vahim bir hata yapıyorlar."

Los Angeles Times Suriyeli Bakan Bouthania Şaban’ın bir makalesine yer veriyor. Amerika’nın Ortadoğu politikasını bazı yanlış varsayımların belirlediğini savunan Suriyeli bakan, Ortadoğu’nun nefret içeren ideolojilere sahip bir terörist yuvası olarak görülmesini buna örnek gösteriyor. Suriyeli bakan, İsrail’in bütün Birleşmiş milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki işgali hala sürdürdüğüne dikkat çekiyor ve Amerika’nın Suriye ile Lübnan’ı istikrarsızlaştırma politikası uyguladığını savunuyor:

"Suriye, Amerika’yı hiçbir zaman tehdit etmedi. Buna rağmen, İsrail’in Golan tepelerindeki işgali sürdürmesini ve Suriye’nin kapsamlı ve adil bir barış çağrısını reddetmesini destekleyen Kongre üyelerinin ideolojik düşmanlığının hedefi haline geldi. Dışişleri bakanı Rice’ın, hiçbir ülkenin adaletsizliğe teslim olmayacağını bilmesi gerekir. Ortadoğu halkları tarihleri boyunca saldırganlığa ve işgale karşı mücadele etti. Barış, özgürlük ve saygınlık sağlanıncaya kadar da mücadeleyi sürdürecektir."

XS
SM
MD
LG