Erişilebilirlik

3 Şubat 2005: Bush'un Konuşmasına Eleştiriler Ağırlıkta


Bugünkü Amerikan gazetelerinin manşetleri Başkan Bush’un dün gece yaptığı Birliğin Durumu konuşmasına ayrılmış durumda. New York Times, Irak konusundaki kararlılığını tekrarlaması ve Sosyal Güvenlik sisteminde değişiklik çağrısında bulunmasını Bush’un konuşmasındaki en önemli iki nokta olarak değerlendiriyor. Ancak gazete, Bush’un her iki konuda da fazla iyimser olduğu görüşünde. Özellikle Irak konusunda.

Seçim, Irak halkının kendisini tek bir ulusunun bireyleri olarak değil de, Şii, Sünni, Kürt veya belirli bir aşiretin üyesi olarak düşünmesi gerçeğini değiştirmedi. Bush, Irak’tan çekilme konusunda net bir takvim vermek için zamanın uygun olmadığını söyledi. Zamanın ne zaman uygun olacağını Iraklılara anlatmak şarttır. Amerikan askerlerinin çekilmesinin hangi hedeflere bağlı olduğunu açıkça belirtmek de.

USA Today de, Bush’un ikinci dönem başkanlığı için önüne büyük hedefler koyduğunu ancak, cesaret kırıcı engellerle de karşı karşıya bulunduğunu belirtiyor. Bush’un demokrasiyi yayma ve sosyal güvenlik sisteminin değiştirme konularındaki sözlerini mercek altına alan gazete, “kimse Bush’u küçük düşünmekle suçlayamaz” ifadesini kullanıyor.

Son yapılan anketler, halkın sağlık sorununu en önemli iç meselelerden biri olarak gördüğünü gösteriyor. 44 milyonu aşkın Amerikalının sigortası yok ve milyonlarcasının da sigortası yetersiz. Ülkenin en yoksul ve güç durumda olan insanlarını sağlık güvencesi sağlayan program, ciddi bir mali kriz içinde.. Bush’un bir dolu önerisi, bazı faydalı unsurlar içerse de, toplumsal sorunları çözmekten uzak.

Irak seçimlerinin Ortadoğu’daki diğer ülkelere etkisini değerlendiren Christian Science Monitor, bölgede seçime gidilmemesini, sandıktan İslamcıların çıkmasını önlemek gerekçesine dayandıran bazı ülkeler bulunduğunu belirtiyor. Gazete, geçmişte Cezayir ile Türkiye’de seçim yoluyla iktidara gelen İslamcıların askerler tarafından bastırıldığını hatırlatıyor. Ancak Afganistan ve Filistin seçimlerinde sandıktan laik liderlerin çıktığını kaydeden gazete, Irak’ın da adil bir anayasa hazırlayarak yeniden başarılı bir seçim gerçekleştirmesi durumunda, Ortadoğu’daki baskıcı rejimlerin bir mazereti kalmayacağı görüşüne yer veriyor.

Eğer bölgede demokrasi gelişmeye başlarsa, temel özgürlükler ve adil hukuk düzenine sahip ülkelerin dinci teröre sahne olmayacağı teorisini de test edilmiş olacaktır.. Ancak daha Irak bile, bu testten geçmiş değil. Irak, ancak etkin bir polis teşkilatı ve orduya sahip güvenilir bir hükümetin işbaşına geçmesiyle yabancı teröristleri ve Saddam Hüseyin döneminden kalma Sünni direnişçileri etkisiz hale getirebilir. Asya ve Latin Amerika ülkelerinin bir çoğu demokrasiyi son 20 yılda öğrendi. Şimdi, Pazar günü yapılan seçimin ardından Ortadoğu da aynı yolda yürümeye başlayabilir.

Washington Post yazarlarından Jim Hoagland ise Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın Avrupa ve Ortadoğu’ya yapacağı ziyareti değerlendiriyor..

Hem koşulların dayatması hem de bilinçli bir seçim sonucunda Rice’ın ilk sınavı, Ortadoğu’yla ilgilenerek Avrupa’yla ilişkileri geliştirme konusunda olacak. Rice’ın adımını attığı bu mayın tarlası, eski bakan Colin Powell’ın görevine başladığı sırada patlayarak onu hazırlıksız yakalamıştı ve Powell bu mayın tarlasından hiç kurtulamamıştı. Öyle görünüyor ki, Rice bundan gereken dersi çıkartmış.

XS
SM
MD
LG