Erişilebilirlik

Kıbrıs'da Rum Tarafı Politika Belirlemeye Çalışıyor


Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı , Yunanistan başbakanı Karamanlis’le, önümüzdeki 8 ay boyunca izlenecek ortak politikayı saptamak için Atina’ya geldi Iki lider yaklaşık 1,5 saat görüştüler. Ve ardından da ortak açıklama yaptılar.


Yunanistan başbakanı, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği üyesi olmasının büyük önem taşıdığını, sorununun çözümünün de Birliğinin dayandığı ilkelerin temel alınması gerektiğini söyledi. Bir gazeteci ,’’Türkiye’nin gümrük birliği protokolonü imzalayacağına inanıyormusunuz ‘’diye sordu. Karamanlis kendisinin ne inandığının önemli olmadığını, Aralık ayında Türkiye’nin bu konuda bazı sorumluluklar üstlendiğini ve bunu yerine getirmesi gerektiğini savundu. Yunan başbakanı, Annan planında yapılmasını istedikleri değişikliklerin üzerinde de durduklarını bunların Rumların beklentileri doğrultusunda olması gerektiğini vurguladı.


Karamanlis’in açıklamaları Papadopulos’a her alanda güçlü destek verdiğini gösterdi.Rum lider, Birleşmiş milletler genel sekreterinin yeni bir plan getirmesi halinde,,Türkiye’nin garantörlüğüne son vermesini ve adada serbest dolaşım ve mülk edinme hakkının sınırlandırılmamasını istiyor. Zaten Rumların referandumda Annan planına hayır demesi de iki ana noktaya dayanıyor. Nitekim, Papadopulos da görüşme çıkışında memnun görünüyordu, Karamanlis’le aralarındaki işbirliğinin ve iletişimin çok iyi olduğunu vurguladı.
Papadopulos’un yanında bir de yazılı belge getirdiği ve belgede izlenecek politikanın 3 anabaşlık altında toplandığı söyleniyor.

Rum liderin iki önceliği var. Birincisi, Avrupa Birliğinin Kuzey Kıbrıs’la doğrudan ticarete başlamasını önlemek. Yani Kıbrıs’lı Türklere 30 yıldır uygulanan ekonomik ambargonun delinmesini kesinlikle istemiyor. Papadopulos Atina’ya hareket etmeden önce yaptığı açıklamada da Kuzey Kıbrıs’la doğrudan ticarete karşı olduklarını açıkça söyledi. Papadopulos doğrudan ticarete karşı çıkıyor çünkü bunun, Kuzey’in uluslararası alanda tanınması yolunu açacağını belirtiyor. Bu yüzden Papadopulos,Avrupa Birliği içinde ,ambargonun delinmesine yol açabilecek bir kararın alınmasına kesinlikle karşı. Karamanlis de şimdiye kadar bu konuda Papadopulos’a destek verdi. 24 Nisan’da yapılan referandumdan sonra Avrupa birliği Kuzey Kıbrıs’la 259 milyon euroluk yardım yapılması kararını aldığı halde, bu yardımı Rum-Yunan engeli yüzünden veremedi.. Rumlar, İngiltere’nin bu yönde yeniden insiyatif almasından korkuyorlar .


Papadopulos ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliğiyle müzakerelere başlamadan önce,yani 3 ekim 2005’den önce, Kıbrıs Cumhuriyetini, dolaylı da olsa tanımasını sağlayacak bir politika izlenmesini istiyor. Türkiye’nin uyum anlaşmasını imzalamayı prensip olarak kabul etmesine rağmen, bunu Kıbrıs müzakerelerine bağlayabileceğini düşünüyor. Eğer Avrupa Birliği, Kıbrıs Cumhuriyetinin tanınmasını, sorunun çözümüne bağlarsa, bu Rumların üzerinde bir baskı başlamasına yol açacak. Papadopulos bunu önlemeye çalışıyor. Bunun için, Şubat’ta Avrupa Birliği başkentlerinde diplomatik atak başlatacak. Bu arada Moskova ve Washington’a da gitmek için girişim yapıyor. Üçüncü nokta ise Kıbrıs sorununun çözümü için yeniden başlaması beklenen uluslararası girişimler üzerinde yoğunlaşıyor. Rumlar Kuzey Kıbrıs’daki seçimlerin ardından uluslararası girişimlerin başlayacağını ve Haziran’dan itibaren de kendilerine ağır bir baskı olacağını tahmin ediyorlar ve buna göre hazırlık yapıyorlar. Atina zirvesi de bu hazırlık açısından büyük önem taşıyor.

Papadopulos’un Atina’ya verdiği belgenin, ana politikanın yanısıra uygulanacak taktikleri de içerdiği tahmin ediliyor. Papadopulos’un Cumhurbaşkanı Kostis Stefanopulos ve Yunan siyasi parti liderleriyle de görüşmesi bekleniyor.

XS
SM
MD
LG