Erişilebilirlik

25 Ocak 2005: Irak'ta Seçim Öncesi Son Durum


Filistin Yönetimi’nin yeni seçilen başkanı Mahmut Abbas’ın Filistinli militan örgütleri ateşkese ikna etme çabalarını değerlendiren New York Times, “eğer ateşkes sağlanırsa, bu Filistinlilerin son yıllarda Mahmut Abbas’ı seçmekten sonra yaptığı en akıllı ikinci iş olacaktır” görüşüne yer veriyor. Şiddet eylemleri nedeniyle Filistinlilerin Amerika’nın desteğinden mahrum kaldığını vurgulayan gazete, İsrail Başbakanı Ariel Şaron’un Washington yönetimi zorlamadıkça görüşme masasına oturmaya yanaşmayacağını da belirtiyor:

"Yeniden başa dönmüş olduk. Ama bu kez Filistin tarafında dümeni elinde tutan adam, şu ana kadar ne gerekiyorsa yaptı. Filistinlilerin yıllarca kendilerine zarar verdikten sonra, gerçekten de kazanmaya niyetli insanlar gibi oynamaya başlamasını görmek hoş olurdu. Mahmud Abbas bu anlayışa uygun davranıyor. Filistin halkı da onu dinlemeli ve onun tavsiyelerine uygun hareket etmelidir."

Washington Post’da ise iki eski dışişleri bakanı Henry Kissinger ile George Schultz’un Irak seçimleri konusunda yazdıkları bir makale dikkat çekiyor. Amerika’nın Irak’tan çıkış stratejisinin bir takvime değil, sürdürülebilir bir düzen sağlanmasına bağlı olduğunu belirten iki eski bakan, böyle bir sonuç sağlanmadan Amerika’nın Irak’tan çekilmesi halinde ülkenin iç savaşa sürükleneceği uyarısında bulunuyor. Seçim sonrasında Şiilerin iktidara gelmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydeden Kissinger ve Schultz, Şii iktidarın federal bir yönetimle dengelenmesi gerektiği görüşünü savunuyor:

"Bütün taraflarla diyaloga girerek, milliyetçilerle bölgesel temsilcilerden oluşan laik bir yönetim oluşturulmasını teşvik etmek Amerika’nın çıkarınadır. Anayasa hazırlama sürecinin sonunda, bölgesel özerkliğe vurgu yapan bir federasyon sağlanmalıdır. Bunun daha ötesinde hak iddia eden her gruba, davranışlarının Irak’ın bölünmesine götüreceği, ülkenin güneyinin İran egemenliğine gireceği, orta bölgelerinde İslamcı Sünnilerin etkin olacağı ve Kürt bölgesinin, komşuları tarafından işgal edileceği anlatılmalıdır."

Boston Globe da Irak’ta seçim sonrası dönemi mercek altına alıyor ve Iraklı Şiilerin oluşturduğu Birleşik Irak İttifakı’nın seçim sonrasında dini esaslara dayalı bir yönetim oluşturulmayacağını açıkladığını hatırlatıyor. Gazete, seçim sonrasında oluşacak yeni meclisi, hem kalıcı bir anayasa hazırlamak hem de ülkenin güvenlik sorununa çözüm bulmak gibi ciddi ve zor görevler beklediğini belirtiyor:

"Eğer Iraklı siyasiler ve partiler, demokrasinin etki-tepki özelliğine uygun davranmaya hazır olmasaydı bu zor görevlerin başarılması için de fazla umut olmazdı. Bu nedenle farklı gruplara mensup Iraklı politikacıların, Irak halkının iç savaştan kaçınma ve laik bir hükümet tarafından yönetilme taleplerini dikkate alması umut verici bir gelişmedir."

Christian Science Monitor muhabiri Yigal Schleifer ise, İstanbul boğazındaki yoğun trafiği ele aldığı haberde, Türkiye’nin aldığı yeni güvenlik önlemlerinin Boğazlardan petrol ve doğal gaz taşınmasını hem zorlaştırdığını hem de maliyetini artırdığını ifade ediyor. Bundan en fazla Rusya’nın etkilendiğini vurgulayan Schleifer, 1936 tarihli Montreux anlaşmasının, bugünün ihtiyaçlarına artık cevap vermediği görüşünü de aktarıyor:

"Şimdiye kadar tankerler serbestçe geçip gidiyordu. Ancak Türkiye’nin uygulamaya başladığı yeni önlemler, tehlikeli madde taşıyan gemilerin sadece gündüz saatlerinde Boğaz’dan geçmesine olanak tanıyor ve Boğaz’a giren her tanker arasındaki mesafenin daha uzun tutulmasını öngörüyor. Türkiye, bir felaketten kaçınmak için Boğaz’a alternatif oluşturacak bir boru hattı yapılmasını savunuyor. Halen beş ayrı alternatif güzergah üzerinde duruluyor. Ancak Türkiye öncelikli olarak, diğer petrol şirketlerinin kullanmaktan vazgeçerek rahatlatacağı Boğaz trafiğini, herhangi bir şirketin ele geçirmesini önlemek için, bütün şirketlerin bir alternatif güzergahta karar kılmasını istiyor."

XS
SM
MD
LG