Erişilebilirlik

'Amerikalılar Halıdan Pek Anlamıyor'


Amerika’daki Türkler programımız bir konuk ağırlamak yerine, bu hafta birine konuk oluyor. Başkent Washington’un kozmopolit mahallelerinden biri olan Eastern Market'ta, Kongre binasının birkaç blok ötesinde Woven History and Silk Road adında, halı ve örme işlerinin yanı sıra süs eşyalarının sergilendiği bir dükkana konuk oluyoruz bu kez. Dükkanın sahibi Mehmet Yalçın adında, 30 yıla yakın bir süredir Washington’da yaşayan bir Türk. Mehmet Yalçın için, pek de “halı alım satımı yapan biri” tanımlaması yapamıyoruz. Gerçekten mesleği bu olsa da, halı ticaretinden çok daha fazlasını yapan biri. Yıllar önce, İç Asya Çalışmaları üzerine doktora yapan Mehmet Yalçın, hayatını Asya kıtasının değişik ülkelerinde dokunan, halı ve kilimlere adamış. Gerek müşteri grubunun başkentin tanınır simalarından olması, gerekse halı ve kilim üzerine sergilediği bilgi dağarcığı, müşterilerinin onu ilgiyle dinlemesine yetiyor.

Eastern Market’ta, yün halı ve kurumuş kök boya kokusunun sardığı dükkana gün içinde ciddi sayılabilecek müşteriler uğruyor. Bu müşterilerin sayısı, sınırlı olmasına rağmen, Mehmet Yalçın için bu durum, verimli bir günün işareti. Kendisini ziyarete gelen Amerika’nın Sesi muhabirine “ayağının dükkanına uğurlu geldiğini” söylüyor. Mehmet Bey ve yardımcısı Orhan, müşterilerin her biri için sayısız halı, kilim ve yolluk açıp, yerlere seriyor. Renklere karar veremeyen Amerikalı müşteriler, kilimlerden birkaç tanesini yükleyip arabalarına taşıyor. Bu Mehmet Yalçın açısından, müşteriyle kurulan bir güvenin işareti. Çünkü bunlar, sonradan gerçek alıcı olarak geri dönen müşteriler. Müşteri, değerli bir el halısı satın almaya karar verdiği zaman ödemeler, dört haneli rakamların yazıldığı çeklerle yapılıyor. Ancak bir şey satılsa da satılmasa da, havalarda uçan yüzlerce halı, ileriki saatlerde yeniden açılmak üzere, yerlerden toplanıyor. İşte böylesine yorucu bir günün sonunda Mehmet Yalçın, kendisini bu işin içinde, Washington’daki dükkanda nasıl bulduğunu anlatıyor bizlere. Anlattıklarından Mehmet Bey’in aslında bir halıcı olmadığını da öğreniyoruz.

Mehmet Yalçın, daha önce de belirttiğimiz gibi, birçok işte çalıştığını söylüyor Amerika’da kaldığı süre boyunca. Üniversite eğitimi sırasında Washington’da Uluslararası İlişkiler okuyan Yalçın, doktorasını bitirdikten sonra da ticarete dönüyor. Çalıştığı yerler arasında, Washington Post gazetesi ve Dünya Bankası gibi kurumlar da bulunuyor.

Yılda birkaç kez seyahate çıkan Yalçın, bu seyahatlerinde Türkiye dışında, Afganistan, Hindistan ve Nepal gibi ülkelere de uğruyor. Bundan dolayı dükkanında, Türk, İran, Özbek, Türkmen, Afgan halı ve kilimleri dışında, Çin ve Nepal’den örnekler var.

Çocukluğu Adana-Toros bölgelerinde geçen Mehmet Yalçın, el halılarıyla aşinalığının bu yaşlarda başladığını söylüyor, kendisi ve dükkanı hakkında bazı Amerikan gazetelerinde çıkan röportajlarda. Gezmek ve halılar hakkında araştırma yapmaksa, ayrı bir tutku onun için. Halılar, Pakistan ve Afganistan’daki mülteciler için bir iş alanı oluşturmuş.

Çocuk işçi çalıştırılması gibi sosyal bir sorunu dikkate alan Mehmet Yalçın, onları bu çaresizlikten kurtarmanın yolunu, eğitim olanakları sağlayarak bulmuş. Bunları mikrofonlarımıza aktarırken de sözlerini bir Çin atasözüyle bitiriyor Mehmet Bey: “Bir insana bir balık verirseniz, onu ancak bir öğün beslersiniz. Ama ona balık tutmayı öğretirseniz, hayat boyu o insan beslenir.”

Mehmet Yalçın'la yaptığımız söyleşiyi, yukarıdaki Real Audio bağlantısına tıklayarak dinleyebilirsiniz.

XS
SM
MD
LG