Erişilebilirlik

CHP’de Esas Çekişme Parti Meclisi İçin


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun tek başkan adayı olduğu ve 990 oyla yeniden genel başkan seçildiği 35. Olağan Parti Kurultayı’nda, Merkez Yönetim Kurulu’nun da şekilleneceği Parti Meclisi için kıyasıya yarış yaşanıyor.

CHP 35.Olağan Kurultayı, “Demokrasi, Değişim, Kardeşlik” başlığıyla gerçekleştirildi. “Savaşın değil barışın partisiyiz” yazılı pankartlarla donatılan Ankara Spor Salonu’na, CHP’nin kuruluşundan bugüne kadar, partinin liderliğini üstlenmiş olan Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal ve Altan Öymen’in fotoğrafları da asılmıştı.

Açılış öncesinde, kurultay kürsüsünden Can Dündar ve Erdem Gül’ün, yazılı mesajları da okundu. Diyarbakır’da öldürülen Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de, “Barış içinde birlikte yaşayacağımız gelecek günlere olan umudumu yitirmeden, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” mesajı gönderdi.

Kurultay, sabah Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaklaşık 1,5 saat süren açılış konuşmasıyla başladı. CHP’ye yönelik eleştirilere yanıtlar verdiği gözlemlenen Kılıçdaroğlu’nun gündeminde, öncelikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan çatışmalar vardı. “Görevimiz Türkiye’ye özgürlüğü, kardeşliği getirmektir. Görevimiz ülkeye birinci sınıf demokrasi getirmektir. Masum insanların öldürüldüğü bir süreci asla kabul etmiyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, Kürt kökenli vatandaşlara da seslendi. “Bu ülkeyi birlikte kurduk, birlikte yaşatacağız, hiç bir yurttaşımızın ötekileştirilmesini istemiyoruz” diye belirten Kılıçdaroğlu, 12 Eylül darbe hukukuna karşı Başbakan Ahmet Davutoğlu’na bir an önce anayasa değişikliği yapılması gerektiği çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa üzerine ettiği tarafsızlık yeminini anımsatan Kılıçdaroğlu, Erdoğan için “diktatör bozuntusu” ifadesini kullandı.

CHP’nin, 35. Olağan Kurultayı’nın ana sloganında neden “kardeşlik” vurgusuna ihtiyaç duyulduğu sorusuna, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Amerika’nın Sesi aracılığıyla yanıt verdi. Tanrıkulu, “Maalesef Türkiye yakın döneminin en derin krizini yaşıyor. Bin yıllık bir arada yaşama hikayemizin bozulduğu çok kötü günlerden geçiyoruz. Ölenlerin kimliğine, adına, anne-babası veya eşinin görevine göre üzüldüğümüz, yas tuttuğumuz ortam var. Kaderimizde ve acı günde ortaklaştığımız günler maalesef çok azaldı. Kardeşliğimiz büyük zarar görüyor. O nedenle yeniden kardeşlik vurgusunu yapmayı, CHP’de birleşmeye ve bütünleşmeye amaçladığımız için bu sloganı yazdık” dedi.

Eski Savcı ve CHP İstanbul Milletvekili İlhan Cihaner ise, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “demokrasi” vurgusuna dikkat çekerek, Güneydoğu’da sivil yurttaşları hedef alan gelişmeler, akademisyenlere yönelik suçlamalar nedeniyle böylesi bir slogan seçildiğini söyledi.

İnce ve Oran çekildi, Balbay delege bulamadı

Geçtiğimiz kurultayda aldığı oy oranıyla, Kılıçdaroğlu’nun en güçlü rakibi konumundaki CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, hafta içindeki yazılı açıklamasıyla aday olmayacağını duyurmuştu. Eski genel başkan yardımcılarından Umut Oran da, adaylık sürecinden çekildiğini ifade etmişti.

Bugüne değin Kılıçdaroğlu dışında, genel başkanlık adaylığını sürdüren İzmir Milletvekili Mustafa Balbay oldu. Balbay, 2019 Genel Seçimleri’nde de eğer CHP iktidar olmayı başaramazsa, Türkiye’nin de kaybedeceğini belirttiği yazılı çağrısında, parti delegelerinden destek istedi. Ancak Balbay, adaylığı için gerekli olan 120 delege imzasına ulaşamadı. Mustafa Balbay, kurultay salonundaki açıklamasında, 92 delegeden destek aldığını belirterek, kendisine imza vermeseler de CHP’ye ilişkin görüşlerine destek açıklayan herkese teşekkür ettiğini ifade etti.

Muharrem İnce, Umut Oran ve Mustafa Balbay’ın yarış dışı kaldığı CHP Genel Başkanlık Seçimi’nde ise sonuç, yarışa gerek kalmadan belirlenmiş oldu. 1200 delege katımlıyla gerçekleştirilen genel başkanlık seçimi için Kemal Kılıçdaroğlu’na toplam 1100 delege destek verdi. 990 geçerli oy alan Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden CHP Genel Başkanı seçildi.

Amerika’nın Sesi’nin sorularını yanıtlayan Muharrem İnce ise, “Bu kurultayda ruh yok. Yeni sözler yok. Üzülüyorum. 7 Haziran ve 1 Kasım’ın muhasebesi yok. 7 Haziran’da tek başına iktidardan kurtulmuşuz. 35 gün bu partiyi hükümet görüşmeleri diye neden oyaladılar? Neden bu oyuna alet oldular? Bu devam ederse AKP 367’yi geçer, Tayyip Erdoğan başkan olur” diye konuştu. Bu nedenle parti tabanından yetişen biri olarak CHP’deki herkesi uyardığını söyleyen İnce, Parti Meclisi’ne aday olmayacağını ama seçim için liste hazırlığı yapacağını açıkladı. Ancak listede kimlere yer vereceği konusunda “Meslek sırrımız” diye espri yapan İnce’nin, Parti Meclisi’nde kendine yakın isimlerle önümüzdeki dönemde varlık göstermesi bekleniyor.

CHP’de neden Parti Meclisi önemli?

Milletvekilleri başta olmak üzere parti üyesi herkes, 60 üyelik Parti Meclisi’nin içinde yer almak istiyor. Parti Meclisi yarışı, özellikle aynı ilden milletvekillerini karşı karşıya getirmesi nedeniyle CHP Grubu içerisinde her dönem gerilime de neden oluyor. Parti Meclisi üyeliği, vekil olmayanlar için CHP’de kendini göstermek açısından ve de vekil olanlar için ise parti tabanıyla ilişkiler açısından büyük önem taşıyor.

Yarın gerçekleştirilecek Parti Meclisi seçimleri öncesinde, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, çarşaf liste olmayacağı yönündeki iddiaları reddederek, “Tüzüğümüze göre görüşmelere geçilmeden önce bir önerge ile blok liste kabul edilmezse doğrudan çarşaf oluyor. Çarşaf liste olacağı kesinleşti” dedi. Ancak Parti Meclisi seçimini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultaya sunacağı “anahtar liste” etkileyecek.

Parti Meclisi için, CHP’nin 134 kişilik TBMM’deki grubundan çok sayıda milletvekili adaylık başvurusunda bulundu. Milletvekillerinden Mevlüt Dudu, Dursun Çiçek, Murat Emir, Necati Yılmaz, Aylin Nazlıaka, Mehmet Tüm, Ahmet Akın, Hilmi Yarayıcı, Gaye Usluer, İlhan Cihaner, Kazım Arslan, Seyit Torun, Öztürk Yılmaz, Uğur Bayraktutan, Oğuz Kaan Salıcı, Zeynep Altıok, Gürsel Erol, Gamze Akkuş İlgezdi, Ali Özcan, Ali Şeker, Eren Erdem’in yanı sıra aynı zamanda MYK üyesi de olan Sezgin Tanrıkulu, Haluk Koç, Enis Berberoğlu, Selin Sayek Böke, Bülent Tezcan, Faik Öztrak, Mehmet Bekaroğlu da, Parti Meclisi üyeliği için başvuruda bulundu.

Milletvekili olan adaylardan Denizli Milletvekili Kazım Arslan, “Neden vekilliğin yanı sıra Parti Meclisi adaylığına ihtiyaç duyuyorsunuz?” sorumuzu yanıtladı. Önümüzdeki seçimlerde CHP’nin yüzde 40’lık oy oranına ulaşması için parti tabanıyla çalışma yürütmek istediğini belirten Arslan, bu nedenle Parti Meclisi’nde görev almanın önemli olduğunu anlattı. Anadolu’ya hitap edecek çalışmaları şekillendirmek için Parti Meclisi’nin yönlendirmesiyle projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Arslan, başta kadın kolları ve gençlik kolları örgütlenmelerini güçlendirmenin önemini ifade etti.

CHP Genel Sekreterliği görevini devam ettirmeyeceğini basına kapalı toplantıda açıkladığı savunulan Gürsel Tekin’in ise, Parti Meclisi üyesi olması bekleniyor. Öte yandan MYK üyeleri Ercan Karakaş, Sencer Ayata ve Yakup Akkaya’nın adaylık başvurusu yapmadığı belirtiliyor.

Eski milletvekillerinden Erdal Aksünger, Ali Özgündüz, Hakkı Süha Okay, Kadir Gökmen Öğüt, eski RTÜK üyesi Ali Öztunç, İletişim Bilimci Ali Haydar Fırat, Almanya Alevi Bektaşi Kültür Enstitüsü üyesi Hasan Akkiray ve Ergenekon davasında tutuklu yargılananlardan Teğmen Ali Çelebi de Parti Meclisi üyeliği için adaylık başvurusu yaptı.

Bugüne değin Parti Meclisi üyesi olan ve yeniden adaylık başvurusu yapan Gül Çiftçi ise, Amerika’nın Sesi’ne, kadın ve genç üye kotasını anımsatarak parti örgütlenmesi için Parti Meclisi’nin önemli olduğunu söyledi. Kurultay’ın ana sloganındaki “değişim” ifadesi için CHP’nin 2019’a nasıl hazırlanacağını sorduğumuz Çiftçi, “Parlamenter sistemi ve demokrasiyi korumak için projeler üreteceğiz. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi biz parlamenter sistemin teminatıyız. 2019 için de iktidar olacağız. Aslında 7 Haziran’da hazır olduğumuzu gösterdiğimizi de düşünüyoruz” diye konuştu.

XS
SM
MD
LG