Erişilebilirlik

Feyzioğlu Hukukun Üstünlüğünü Savundu


Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve beraberindeki heyet İngiltere'nin başkenti Londra'da bir dizi temaslarda bulundu.

İngiltere, Galler ve Türkiye Baro Başkanları Görüştü

30 Eylül 2015 tarihinde İngiltere'nin başkenti Londra'da İngiltere ve Galler adli yılı açılış etkinliklerine katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, İngiltere ve Galler Barolar Birliği Başkanları ile basına kapalı bir toplantı gerçekleştirdi.

Amerika'nın Sesi'nin edindiği bilgiye göre görüşmede tanık dinleme usulleri, gizli tanıklık, hukuk devleti açısından avukatların ve baroların bağımsızlığı konularında görüş alışverişinde bulunuldu.

İfade ve basın özgürlüğü paneli

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu 1 Ekim 2015 Perşembe günü Londra'daki temasları çerçevesinde Türkçe Konuşan Hukukçular Birliği'nin düzenlediği ifade ve basın özgürlüğü paneline katıldı.

İfade özgürlüğünün kısıtlanmasıyla demokratik ortamda halkın yaşam özgürlüğünün kısıtlandığını dolayısıyla iktidarda gücü elinde bulunduran siyasi otoritenin her türlü baskı ve despotluğa müracaat ettiğini söyleyen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ile düşünce özgürlüğünün de tehdit altında olduğunu söyledi.

Demokrasiden söz etmek zor

Türkiye'de ifade özgürlüğünün hiçbir zaman sorunsuz olmadığını belirten Metin Feyzioğlu, gelinen noktada ifade özgürlüğünün en temel gereksinimlerinden olan A,B,C'sinin sınırlandığı, tahammül edilemez bir düzeyde, demokrasinin varlığından rahatlıkla söz edilemez bir noktaya gelindiğini söyledi.

Feyzioğlu Türkiye'nin ileriye doğru gitmesi gerekirken geçmişten geride bir noktada olunduğunu sözlerine ekledi.

Toplumun önündeki kişilerin topluma şiddet söylemlerinde bulunmaması gerektiğini, kişilerin şiddet ektiği taktirde şiddetin geliştiğini belirten Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, insanların beğendiği basın kurumunu takip etmesinin özgürlük olduğunu beğenmediği bir basın kurumunun yapmış olduğu yayınlarından rahatsız olduğu noktada hukuk çerçevesinde itiraz etmesi gerektiğini ama kimsenin çeteler oluşturup şiddet içerikli eylemler yoluyla düşünceleri baskı altına alamayacağını belirtti.

Farklı düşüncelere hoşgörü

Feyzioğlu demokratlık kavramının, kendisiyle aynı düşünceleri ve fikirleri paylaşanlara hoşgörülü olmak olmadığını, aksine farklı görüş ve düşünceleri paylaşan kişilere hoşgörülü olmaktan geçtiğini ve bunlara yönelik saldırılara olanak tanımamak olduğunu vurguladı.

Ahmet Hakan Coşkun'a yapılan saldırı herkese...

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan'a yönelik saldırıya da değinen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Ahmet Hakan'ın yazılarını beğenip beğenmemekte herkesin özgür olduğunu, ancak beğenmeyen kişilerin şiddet eylemleri uygulayarak Ahmet Hakan Coşkun'a yapılan faşist saldırının kişiyi aşan boyutta herkese yönelik bir saldırı olduğunu söyledi.

1 kasım seçimlerinde sandıkların taşınması kanunen yasak

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artan çatışmalar sonucu Cizre, Batman gibi şehirlerde 1 Kasım tarihinde yapılacak olan genel seçimlerde sandıkların taşınma kararına ilişkin Amerika'nın Sesi'nin sorusuna cevap veren Feyzioğlu, şartlar değişse de hukuk kurallarının değişmediğini söyledi. Feyzioğlu YSK’nın konuya ilişkin kararında sandıkların taşınmasına yönelik bir ifade bulunmadığını ve bölgede güvenliğin sağlanması gerektiğini ifade etti.

TBB Başkanı sorulması gereken esas sorunun söz konusu bölgelerde seçim sandıklarının neden taşınması gerektiği olduğunu belirtti:

“Güvenliği sağlayacaksın ve taşımayacaksın ama ne için taşımaya ihtiyaç duyulduğunun üzerinde düşünmek lazım. Türkiye nasıl bu duruma geldi? Hakikaten sandık güvenliğini sağlayamayacak duruma geldiyse Türkiye, nasıl oldu da böyle devlet egemenliği geçen yıllar içerisinde ortadan kalktı? Bunun üzerine herhalde oturup düşünmemiz lazım. Devlet toprakları üzerindeki egemenliği bir başka örgütle paylaşır mı? Kabul edilebilir mi bu? İngiltere’de kabul eder misiniz? Fransa’da kabul eder misiniz ki Türkiye’de bu iktidar paylaşımını bir örgütle paylaşımını meşru görelim? Asla meşru görmüyorum. Buraya nasıl gelindiğinin de hesabı verilmesi lazım. Devletteki yönetenler de bu hesabı vermek zorundalar.”

XS
SM
MD
LG