Erişilebilirlik

Türkiye Suriye’de Devre Dışı mı?


Türkiye, Suriye’de oyun dışı mı kalıyor? 2011’den beri iç savaşla boğuşan komşusunun geleceğinin inşasında ana aktör rolünü kaybediyor mu? Rusya’nın Suriye’nin Lazkiye kentindeki yeni askeri üs kurmasının ardından Esat’lı geçiş dönemi formülünün gündeme gelmesi, Amerikai Dışişleri Bakanı John Kerry’nin ‘Rusya’yla temel ilkelerde anlaştık’ demesi bu soruları akla getiriyor.

Türkiye’den son gelişmelerle ilgili bir açıklama gelmiş değil. Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılmak için gittikleri New York’ta çeşitli görüşmeler yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bugün 11. Muhtarlar Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Suriye meselesine değinmek yerine daha çok iç politik konularda değerlendirmeler yapmayı tercih etti.

Dursunoğlu: 'Türkiye, ABD’nin ağzına bakıyor o yüzden sessiz'

Amerika’nın Sesi’ne konuşan Yakındoğu Haber Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, Türkiye’deki sessizliğin kendisini şaşırtmadığını söylüyor.

Dursunoğlu, ‘yalnız Türkiye’den değil Suudi Arabistan’dan da bu gelişmeleri eleştiren tek kelime yok. Hatta tek bir açıklama yapılmadı. Neden? Çünkü Türkiye 10 Nisan 2012’de hazırlanan Annan Planı’nı baltaladı. Dönemin dışişleri bakanı 9 Nisan’da ‘plan kadük olmuştur’ açıklamasını yaptı. Altı maddelik plan 10 Nisan’da yürürlüğe girse bunca kan dökülmezdi. 9 Nisan’da Türkiye dışişleri bakan yardımcısı kadük oldu. Türkiye’den ses çıkmaması ‘deniz bitti’ anlamına geliyor. Bence Türkiye ve Suudi Arabistan ABD’nin ağzına bakıyor. Karar verme ya da kararları etkileyecek pozisyonda değiller’ dedi.

Her ne kadar Türkiye, Rusya ve ABD’nin temel ilkelerde anlaşması hakkında anlaşması hakkında bir yorum yapmasa da Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye konusunda yeni bir öneri dile getirdi. Başbakan Davutoğlu’nun ‘Cerablus ve Azez arasındaki bölgede 100’er bin kişilik üç kent kurulmalı’ önerisi, henüz uluslararası camiada karşılık bulmuş değil. Yeni Şafak gazetesi Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi, bugün bu konuda ‘umutsuz’ olduğunu yazdı.

Selvi: Suriye ve Irak üzerinden sınırımız dizayn ediliyor, bu ürkütücü

‘‘Suriye'de sadece Lazkiye'de, Tartus Deniz Üssü'nde Rus kuvvetleri yok. Handarat'ta askeri varlık bulundurarak Rusya, sınırımıza yakın bir bölgede, ‘bayrak gösterdi.’ Rusya, Suriye-Irak üzerinden Ortadoğu'ya geri döndü. İran ve Irak'la kurdukları üçlü mekanizma kapsamında Bağdat ve Erbil'de de koordinasyon merkezi kuruyor. Bunun en büyük müsebbibi ise ABD’ diyen Selvi, Amerikan liderinin ‘geçiş döneminde Rusya ve İran dahil bölge ülkeleriyle çalışmaya hazırız’ ve ‘yeni bir lider gerekli’ sözlerinden hayal kırıklığına uğramış.

‘‘Bunca yıl bir lider hazırlanmadı mı? Çünkü burada niyet farklı. Niyet, çözüm değil. Tam aksine sorunun derinleşmesi hedefleniyor. İş artık Suriye ve Esed işi olmaktan çıktı, önce IŞİD'e dönüştü. Son 1 ayda ise Rusya faktörü daha ön plana çıkmaya başladı. Suriye ve Irak üzerinden sınırımız dizayn ediliyor. Benim için ürkütücü olan nokta da bu.’’

Gürsel: IŞİD’in Türkiye kara bağlantısı kesilmesi görevi PYD’ye verilebilir

Türkiye’nin kıdemli dış politika muhabirlerinden Kadri Gürsel de Başbakan Davutoğlu’nun Cerablus-Azez arasında üç kent kurma önerisini gerçekçi bulmuyor. Gürsel, diken.com.tr’de yayınlanan yazısında ‘Davutoğlu Amerikalılar'ı bu güvenli bölge işine ikna etmeyi bir türlü başaramamışken şimdi bir de Ruslar peydahlandı. Güvenli bölge Amerika’sız olmaz ama Rusya’yı ikna etmeden hiç olmaz. Artı, bu iş ÖSO’yla da olmaz!’ dedi.

Bir şehir efsanesi olan ÖSO’daki o ‘ılımlı unsurlar’ı bulup IŞİD’le savaşmalarının hayal olduğunu savunan Gürsel’e göre, ‘bugün Suriye’de IŞİD’e karşı savaşabilecek PYD’den başka güvenilir bir muharip güç yok. Ve IŞİD’in Türkiye ile kara bağlantısının kesilmesi şart. Bu iş de sonunda Kürtler'e ihale edilirse sürpriz olmayacak’.

Diriliş Postası: 'Esed’li geçiş diye bir şey olamaz'

Suriye krizinin çıktığı ilk günlerden son birkaç aya kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun Suriye siyasetinin en büyük destekçilerinden biri olan Hakan Albayrak’ın başyazarlığını yaptığı Diriliş Postası da gelişmelerden rahatsız. Gazete, bugünkü baş yazısında Erdoğan’ın ‘olabilir’ dediği Esat’lı geçiş sürecine kesin bir dille karşı çıkıyor:

‘‘Keşke Esed, konuşulup müzakere edilebilir bir lider olsaydı; biz de bağrımıza taş basıp “Varsın öyle olsun” diyebilseydik. Ne yazık ki Esed öyle bir lider değil ve olsaydı bile bu saatten sonra Tahran ve Moskova ona ‘Git görüş. Kafana yatarsa belli bir süreçten sonra iktidarı bırakırsın’ deyip geçmez, öyle bir istidat göstermesi halinde amiyane tabirle ‘kafasına sıkardı’ Ha, Şam’daki mevcut düzenin Esed’siz de devam edebileceğine, onun yerini alacak yeni bir kukla oligarkla da işlerini her zamanki gibi yürütebileceklerine ikna olurlarsa, öyle bir vasat oluşursa, ‘konjonktür’ icabı Esed’i de satabilirler tabii. Hülasa; “Esed’li geçiş” diye bir şey olamaz. Olabileceği intibaını uyandırmak isteyenlerin gayesi devrimin ‘gazını alarak’ zaman kazanmaktır, o kadar.’’

XS
SM
MD
LG