Erişilebilirlik

Merkel'in Mülteci Politikasına Eleştiriler


Mülteci konusu dünyanın gündemini oluşturmaya devam ederken, Suriye ve Afganistan başta olmak üzere Afrika ve Asya ülkelerinden Avrupa'ya akın eden mültecilerin ilk tercihi olan Almanya’da adeta patlayan sığınmacı sayısı siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda birçok yeni soruna yol açmaya başladı.

Konu zaten ülkede bulunan Müslüman göçmenlerle ilgili büyük sorunlar yaşayan Almanya'da ciddi tartışmalara neden oluyor. Avrupa Birliği ülkeleri arasında İsveç ile beraber sığınmacılara kapılarını en fazla aralayan iki ülkeden biri olan Almanya’ya Federal Polis Dairesi’nin sayılarına göre günde ortalama 3 bin sığınmacı giriş yapıyor.

5-27 Eylül tarihleri arasında toplam 230 bin sığınmacının geldiğini açıklayan Polis Dairesi, bunlardan 150 bininin Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunduğunu, diğerlerinin ise başka ülkelere devam ettiğini duyurdu.

Yapılan yorumlarda Başbakan Angela Merkel olmak üzere Alman kamuoyunun göçmenlere yönelik sıcak tavrının, sığınmacılar için hedef olarak bu ülkenin seçilmesinde önemli rol oynadığı belirtiliyor. Merkel, Eylül ayının başında Macaristan’a kadar gelen ve orada kötü muammele gören binlerce sığınmacıya ülkenin kapılarını açarak, dünya genelinde büyük bir sempati kazanmıştı. Ancak Avrupa'nın en büyük ekonomisine sahip Almanya'nın sığınmacılara olan sıcak tavrının, sığınmacı sayısının koşulları zorlarcasına artmasına parallel mültecilerin barındığı kamplardan gelen şiddet haberleri ve sığınmacı akınıyla birlikte oluşan güvenlik sorunları ile değiştiği ve olumsuz tepkilerin ağır basmaya başladığı fark ediliyor.

Bu bağlamdaki tartışmaları alevleyen açıklama Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’dan geldi. Almanya’nın sığınmacı kabul etme kapasitesinin sınırlı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gauck, ‘İltica hakkı gerçi rakamlarla ölçülemez ancak henüz sınırların nerede olduğu belirlenmemiş olsa da bizim de kabul etme kapasitemiz sınırlı’ şeklinde konuşarak Başbakan Merkel’e yönelik eleştirilere adeta destek verdi. Merkel'in lideri olduğu Hırıstiyan Demokrat Birlik CDU’nun koalisyonda da yer alan kardeş partisi Hırıstiyan Sosyal Birlik CSU başta olmak üzere muhafazakâr siyasetçiler ve yorumcular, sığınmacıların ülkeye kabul edilmesine karşı çıkarak, Merkel’in politikalarının daha fazla mülteciye davetiye çıkarmak anlamına geldiğini ve ülkenin güvenliğinin tehlike altında olduğunu savunuyorlar.

Alman medyasında konuyla ilgili çıkan yorumlarda, sığınmacı politikalarıyla uluslararası platformda elini güçlendiren Merkel’in, iç siyasette ise siyasi hayatını riske atacak şekilde tavır koyduğu belirtiliyor.

Yapılan kamuoyu araştırmaları da sığınmacılara yönelik liberal politikaların hem Merkel’e hem de Birlik Partileri’ne olan desteğin azalmasına neden olduğunu gösteriyor. Buna göre ‘Merkel’i Başbakan olarak seçerdim’ diyenlerin oranı hükümete geldiği 2005’den bu yana ilk kez yüzde 50’nin altına düşerek, yüzde 49 olarak belirlendi. Birlik Partileri’nin oy oranı ise yüzde 44’den yüzde 40’a geriledi. Yapılan analizlerde sağ popülist Avrupa Birliği karşıtı Almanya için Alternatif AfD adlı partiye olan desteğin arttığı belirtilirken, dikkat çeken başka bir gelişme ise Saksonya Eyaleti başkenti Dresden'de yaklaşık bir yıl önce başlatılan, İslam düşmanı 'Pegida' isimli gösterilere katılanların sayısının tekrar yükselmesi. Alman haber ajanslarının bildirdiğine göre dün yapılan gösteriye en az 8 bin 500 kişi katıldı.

Bu arada konuyla ilgili tartışmaları ve mültecilere yönelik önyargıları güçlendirecek bir haber ise Kassel’den geldi. Buradaki bir mülteci kampında yemek dağıtımı sırasında mülteciler arasında çıkan kavgada toplam 14 polis ve sığınmacı yaralandı. Arbedenin Arnavut ve Suriyeli mülteciler arasında çıktığı ileri sürülüyor. Polis Sendikası yaptığı açıklamada, benzer gerilimlerin arttığını savunurak, mülteciler arasındaki çatışmaların önlenmesi için etnik gruplar oluşturulmasını ve Müslüman ve Müslüman olmayan sığınmacıların ayrı kamplara yerleştirilmesini talep etti. Çok sayıda siyasi de bu talebe destek vererek, özellikle Hristiyan, Ezidi ve diğer farklı inançlara mensup mültecilerin korunması için özen gösterilmesini istedi.

XS
SM
MD
LG