Erişilebilirlik

AB Kaygılı Fransa Temkinli


Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande

Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande

Yeni Yunan başbakanını ilk kutlayan liderler arasında bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande yakın işbirliği arzusunu dile getirerek Alexis Tsipras'ı Paris'e davet etti. Avrupalı bazı liderler seçim sonuçlarını kaygıyla karşılarken Fransa temkinli davranmayı seçti

Yunanistan’da seçimleri, Alexis Tsipras’ın liderliğindeki radikal sol parti Syriza’nın kazanması, Avrupa Birliği’nin dinamo ülkelerinden Fransa’da da yoğun etki yarattı. Ülkenin en büyük gazeteleri Le Monde, Le Figaro ve Liberation “AB’de Syriza depremini” manşetlerden verirken, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Tsipras’ı acil Paris’e çağırdı. Paris’te hem radikal sol, hem de aşırı sağ partiler Syriza’nın zaferini alkışladı.

Avrupa Birliği, Yunanistan seçimlerinin özellikle İspanya, Portekiz, İrlanda gibi ülkelerde domino etkisi yaratmasından korkarken, solun iktidarda olduğu Fransa daha temkinli bir söylemi seçti. Twitter hesabı üzerinden kaygılarını bildiren İngiltere Başbakanı David Cameron ve Alman Başbakanı Angela Merkel’in aksine Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Tsipras’ı ilk kutlayan liderler arasında yer aldı. Hollande, Tsipras’ı arayarak, Yunanistan ile sıkı işbirliğini sürdürme arzusunda olduklarını bildirdi.

Görüşmeye ilişkin Elysee Sarayı’ndan yapılan açıkamada, Hollande’ın Tsipras’a, “AB’nin ve Euro bölgesinin istikrarı ve büyümenin sağlanabilmesi için, ilerleme, dayanışma ve sorumluluk ruhu ile birlikte işbirliğini sürdürme arzusundayız” dediği belirtildi. Tsipras’tan Yunanistan’ın altına imza attığı taahhütleri yerine getirmesi gerektiğini de vurgulayan Hollande’ın, yeni Yunan Başbakanı’nı en kısa süre içinde Paris’te görmek istediğini ilettiği de bildirildi.

Hem sol, hem sağdan kutlama

Radikal sol ittifakı Syriza’nın başarısı AB liderlerinde kaygı ile karşılansa da, AB’nin tasarruf politikaları altında ezilen kesimlerin umut bağladığı Avrupa radikal sol partilerinde yeni bir umut dalgası yarattı. İspanya’da yükselen radikal sol parti Podemos’un lideri Pablo İglesias, “Nihayet Yunanistan Angela Merkel’in atadığı delegeden çok, gerçek bir Başbakan’a kavuştu” dedi.

“Avrupa’da yeni sayfa, yeni dalga”

Fransız radikal sol cephenin kurucularından Jean Luc Melanchon da, “Bu büyük bir umut, büyük bir zaferdir. Avrupa’ya yeni bir dalga geliyor. Avrupa için yeni bir sayfa açılmıştır” dedi. Yunanistan seçimlerini izlemek üzere Paris’te bir araya gelen Syriza sempatizanı Fransız radikal solu ise “Avrupa baharını umud ediyoruz. Bu sonuçlar Euro bölgesine kadar etki yapacak” dediler.

Marine Le Pen: “AB’nin suratına tokat”

Syriza’nın zaferini kutlayan Fransız aşırı sağ parti Front National’in lideri Marine Le Pen de, “Yıllarca tasarruf politikaları altında ezilen Yunan halkı, Avrupa Birliği’nin suratına çok büyük ve demokratik bir tokat atmıştır. Bu Euro bölgesinin ve onların kemer sıkma politikalarının yargılanmasının başlangıcıdır” diye konuştu.

Alman Başbakan Angela Merkel ile görüşmek üzere gittiği Berlin’de, gazetecilerin Yunanistan seçimlerine ilişkin sorusunu yanıtlayan UMP Genel Başkanı Nicolas Sarkozy de, “Yunan halkı seçimini yapmıştır. Bize düşen bu seçime saygı göstermektir. Ancak bu sonuçların sadece Yunanistan’ı ilgilendirdiğini düşünmek büyük bir hata olur” diyerek seçimlerin diğer Euro bölgesi ülkeler üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

Ekonomist Piketty: “Bu AB için bir fırsattır”

AB’nin uyguladığı kemer sıkma politikalarının sürdürülemeyeceğini uzun süredir savunan ve “21. Yüzyıl’da Marksizm” adlı kitabıyla dünyada satış rekorları kıran Fransız Ekonomist Thomas Piketty, France İnter radyosuna seçimleri değerlendirdi. Piketty, “Yunanistan’da 2012’de yapılan seçimlerde, buna benzer bir şok yaşanması gerektiğini söylemiştim. Euro bölgesine ve Yunanistan’a uygulanan tasarruf paketi tam bir felaket. Amerika başta olmak üzere dışarıda işssizlik düşerken, Euro bölgesinde patladı. Yanlış seçim yaptılar. Ve özellikle Yunanistan bu seçimden dolayı çok ağır bir fatura ödedi. Şimdi, Yunanistan seçimlerinin sonuçları, bu yanlış politikadan geri dönüş için bir fırsat olarak değerlendirilmelidir » dedi.

Yunanistan’ın borçlarının silinmesi tartışmalarına da 2. Dünya Savaşı sonrası Almanya örneğini veren Pikkety, « Almanya’nın borçları silinince nasıl krizden çıktı ve kendisini yeniden inşaa ettiyse Yunanistan da çıkabilir. Aksi taktirde GSMH’nin yüzde 200’üne denk gelen borçların geri ödenmesi enflasyonsuz 50-60 yılı bulabilir. Bu gerçekçi değil, tarihte de de bir örneği yok.

Yunanistan’ın borçları yeniden yapılandırılmalı. Ama bu yetmez, bunun da ötesine gidilerek Euro bölgesi yeniden düzenlenmeli. Demokratik olmayan bir yönetim biçimi var. Bir kaç ülke tek başına karar alabiliyor. Her ülke kendi nüfusu oranında kararlarda söz sahibi olmalı. İspanya’da da Podemos, Syriza’ya benzer bir sonuç alabilir. AB sorununu bir genel olarak yeniden ele almak gerekir, geçici ve temelsiz çözümler etkisiz kalır. Fransız hükümeti son derece merkezi bir rol oynayabilir. İlk girişim Fransa’dan gelir, İtalya, İspanya, Yunanistan takip eder » diye konuştu.

XS
SM
MD
LG