Erişilebilirlik

Dünya Liderleri Suudi Arabistan'a Gidiyor


Kral Abdullah'ın cenazesi Cuma günü yapılmıştı.

Kral Abdullah'ın cenazesi Cuma günü yapılmıştı.

Aralarında Başkan Barack Obama’nın da bulunduğu dünya liderleri, kısa bir süre önce Kral Abdullah’ın ölümünden dolayı başsağlığı dilemek amacıyla Suudi Arabistan’a gidiyor.

Aralarındaki derin gerginliğe rağmen Suudi Arabistan’a bugün ilk ulaşan yetkililerden biri, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif oldu.

Başkan Obama da, Hindistan’a yapacağı ziyareti kısa keserek Salı günü Suudi Arabistan’a gidecek. Amerika’nın göndereceği başsağlığı heyetine Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın gitmesi planlanmıştı, ancak daha sonra varılan kararla Biden’ın Washington’da kalacağı bildirildi.

Suudi Arabistan’a giderek yeni Kral Selman bin Abdülaziz’i görmesi beklenen liderler arasında İngiltere Başbakanı David Cameron ve Prens Charles, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ve Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah el Sissi bulunuyor. Suudi yetkililer, bugün ayrıca Afganistan ve Tunus cumhurbaşkanlarının yanı sıra, Hindistan ve Endonezya cumhurbaşkanı yardımcılarını kabul etti.

Erdoğan dün cenazeye katıldı

Halen Afrika Boynuzu ülkelerine ziyaretini sürdüren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Riyad’da Kıral Abdullah’ın cenazesine katıldı. Türk basını eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de Riyad’a hareket ettiğini ve yeni kralı ziyaret edeceğini bildirdi. Gül 1990’ların ortalarında Türkiye’de siyasete atılmadan önce sekiz yıl boyunca merkezi Cidde’de bulunan İslam Kalkınma Bankası’nda çalışmıştı.

90 yaşındaki Kral Abdullah, zatürre teşhisiyle acilen hastaneye kaldırılmış, ancak kurtarılamamıştı. Abdullah’ın yerine annesi ayrı olan kardeşi Selman bin Abdülaziz geçti.

79 yaşında olduğuna inanılan Selman, 2012 yılından bu yana veliaht ve aynı zamanda savunma bakanıydı. Televizyonda açıklama yapan yeni kral, “seleflerinin doğru politikalara bağlı kalacağı” güvencesi verdi. Selman bin Abdülaziz’in yine annesi ayrı olan bir kardeşi Mükrin, tahtın yeni varisi ilan edildi.

Kral Abdullah resmen 2006 yılında tahta otursa da, kendisinden önceki kral ve yine annesi ayrı kardeşi Fahd'ın ağır bir felç geçirdiği 1995 yılından bu yana ülkeyi kendisi yönetiyordu.

1924 yılında Riyad'da doğduğuna inanılan Abdullah, aşırı muhafazakar bir ailede dünyaya geldi. Yetişkinliği döneminde Suudi Arabistan çöllerinde petrol bulunması, ülkeyi yalnızca dünyanın en büyük petrol ihracatçısı haline getirmedi, aynı zamanda Suud ailesine tarif edilemeyecek bir zenginlik getirdi.

Ülke yönetimi kendisine geçtiği andan itibaren Abdullah, muhafazakar krallığı göreceli olarak liberalleştirme yönünde adımlar attı. Yeni siyaset hakkının tanındığı kadınlar, bir sonraki yerel seçimlerde oy da kullanabilecek. Kral Abdullah, aynı zamanda ülkede erkeklerle kadınların birlikte eğitim gördüğü Batı tarzı bir üniversite de kurdu.

Suudi Arabistan'da yasaklı müzikler de son dönemde televizyon ve radyolarda çalınır oldu.

Bununla birlikte Kral Abdullah dış politika konusundaki çıkışlarıyla dikkati çekti. Suudi Arabistan bir seferinde Filistinliler'in devlet sahibi olması durumunda İsrail'i tanıyacağına dair bir teklifi Arap Birliği'ne sundu.

WikiLeaks tarafından sızdırılan gizli Amerikan kriptolarında Kral Abdullah'ın bir seferinde nükleer silah sahibi olmasını engellemek için Amerikan ordusundan İran'a saldırmasını istediği, "yılanın başını koparma" tavsiyesinde bulunduğu öğrenildi.

Suudi Arabistan Suriye iç savaşı boyunca isyancılara en çok silah sağlayan ülke oldu. Ülke aynı zamanda Irak ve Suriye'deki IŞİD'e karşı Amerika'nın önderlik ettiği koalisyonun da önde gelen üyesiydi.

Suudi Arabistan aynı zamanda G20 ve Dünya Ticaret örgütü üyesi. Ancak ülke attığı bazı liberalleşme yönündeki adımlara ve dış politikadaki yumuşamalara rağmen insan hakları karnesi oldukça zayıf. Kadınlarsa hala en temel haklardan yoksun durumda.

Kral Abdullah sağken Arap Baharı hareketlerine desteği reddetti, Tunus, Mısır, Libya ve Yemen'de diktatörlük rejimlerinin devrilmesine neden olan ayaklanmalara karşı çıktı. Suudi Arabistan, aynı dönemde Bahreyn'de Şiiler'in temel haklarını talep ettikleri gösterileri bastırmak için doğrudan bu ülkeye asker göndererek müdahale etti.

Muhalefete asla hoşgörü gösterilmeyen Suudi Arabistan'da ifade özgürlüğü neredeyse hayal. Suçlularsa, baş ve vücudun diğer uzuvlarının kesilmesi gibi çok ağır şeriat hükümlerine göre cezalandırılmaya devam ediyor.

XS
SM
MD
LG