Erişilebilirlik

Almanya'da Güvenlik Kuvvetleri ve Irkçı Çeteler Arasındaki Bağlantılar Büyüyor


Almanya son yıllarda ülkedeki göçmen ve yabancıların maruz kaldığı ırkçı saldırılarla gündeme geliyor. Bunlar arasında en çok gündemi belirleyen ise 2000 ile 2007 yılları arasında sekizi Türk, en az 10 kişinin Nasyonal Sosyalist Yeraltı NSU adlı bir terör örgütü tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkması. Konuyla ilgili polis yıllarca suçluyu öldürülenlerin çevresinde aramış, olayların arkasında haraç mafyasının olduğunu öne sürmüş, 2011 Kasım ayında ise katillerin aşırı sağcılar olduğu anlaşılmıştı.

8’i Türk, 9 göçmen küçük esnafı ve bir polisi öldüren ırkçı Neonazilerin kurduğu örgütün yapısını ve arkasındaki isimleri ortaya çıkarmak için eyalet ve federal düzeyde komisyonlar aylardır toplantı üstüne toplantı düzenliyor, şahit üstüne şahit dinliyor. Ve hemen her geçen günle birlikte olayın sadece basit bir terör örgütü sorunu olmadığı, katillere güvenlik kurumları adına çalışan muhbirlerin örtülü destek verdiği ve yetkililerin de belge gizleyip imha ettiği anlaşılıyor.

Geçen haftalarda gizli istihbarat konumundaki Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı BFV’nin terör grubuyla ilgili dosyaları imha ettiğinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de Alman Askeri İstihbaratı MAD'nin katillerle ilgili dosyaları cinayetlerini araştıran Federal Meclis’teki partilerin temsilcilerinden oluşan Araştırma Komisyonu'ndan gizlediği ortaya çıktı. Türk lobisinin temsilcileri gibi Alman medyasının büyük bölümünün de Alman tarihinin en büyük güvenlik skandalı olarak tanımladıkları gelişmenin son halkası ise, Berlin’de polis örgütü adına çalışan bir muhbirin, 1990’lı yılların sonuna kadar NSU’lulara bomba yapımında yardımcı olduğunun ve 2001-2005 yılları arasında NSU’lu teröristlerin gizlendiği yerle ilgili bilgiler verdiğinin, ancak Berlin polisinin bunu güvenlik birimlerine aktarmadığının ortaya çıkması.

NSU ile ilgili gelişmeleri değerlendiren uzmanlar belgelerin imhası, dosyaların gizlenmesi, dinlenen şahitlerin de ‘görmedim, duymadım, bilmiyorum’ şeklinde yaklaşımlarıyla olayın çözümünün engellediğini ve devlet kurumlarına güveni sarsacak cinsten olduğunu belirtiyor. Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat’a göre konuyla ilgili hata, ihmal ve kurum beceriksizlikleri NSU’nun adının karıştığı olaylar kadar şoke edici.

Öte yandan Başbakan Angela Merkel cinayetlerin tümüyle aydınlatılması için hükümetin elinden gelen her şeyi yapacağını ve gerekirse güvenlik birimlerinin yapısının değiştirileceğini açıkladı. Merkel daha önce de cinayetlerden ve öldürülenlerin ailelerinden şüphe duyulmuş olması sebebiyle özür dilemişti.
XS
SM
MD
LG